06 Şubat 2017•Güncelleme: 07 Şubat 2017
ANKARA
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin Etimesgut'taki Özel Hava Alay Komutanlığındaki olaylarla ilgili açılan davanın bugünkü duruşmasında, derdest edilen Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'ı Akıncı Hava Üssü'ne götüren helikopterin birinci pilotu Ümüt Arif Bağ'ın savunması alındı.
Ankara'da darbeci askerlere yönelik ilk dava Sincan'da başladı
Üzerine atılı suçları kabul etmediğini, hiçbir örgütle bağlantısının bulunmadığını, emir ve komuta zinciri içinde hareket ettiğini savunan Bağ, 15 Temmuz 2016'da mesai arkadaşına gelen telefon üzerine arkadaşına ait araçla hızla birliğe geldiklerini söyledi.
Bağ, "Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'ın Akıncı Üssü'ne götürülmesi emrini Tabur Komutanı Kara Pilot Yarbay Halit Kabil'den aldık." diyerek, görevi, zorluğu ve kıdemli olması dolayısıyla üstlendiğini, emir üzerine uçuş malzemelerini almak için malzemelerin bulunduğu bölüme geçtiğini anlattı.
Helikoptere bindikten sonra ikinci pilotunun geldiğini ve uçuş hazırlıklarına başladıklarını anlatan Ümüt Arif Bağ, kuleye uçuş kodu, isimleri ve uçuşun nedenine ilişkin bilgi verdikten sonra uçuş için izin istediklerini ancak kulenin izin vermeyip kendilerini 10-15 dakika beklettiğini söyledi.
"İzin olmadan havalanın' talimatı verdi"
Bağ, kulenin uçuş izni vermemesi üzerine Yarbay Halit Kabil'i aradığını aktararak, Kabil'in bazı görüşmeler yaptığını söylediğini ve kulenin izni olmadan havalanabilecekleri yönünde talimat verdiğini, bunun üzerine Alay Komutanı'nı Akıncı Üssü'ne götürdüklerini ve saat 01.00 sularında da birliğe döndüklerini bildirdi.
Mahkeme Başkanı Zikrullah Özbağ'ın sorusu üzerine Bağ, Alay Komutanı'na cebir ve şiddet uygulandığına dair bir gözleminin olmadığını söyledi.
Dursun Varlı'nın ifadesi
Sanıklardan eski Pilot Binbaşı Dursun Varlı da Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'ın birliğe geldiğini ve "Durum nedir?" türü sorular yönelttiğini belirterek, bu sırada Yarbay Halit Kabil'in, Tatan'a, Genelkurmay Başkanı ve Özel Kuvvetler Komutanı'nın emriyle tutuklandığını söylediğini ifade etti.
Varlı, helikoptere doğru götürülürken karşı çıkan Tatan'a Kabil'in, "Komutanım, benim yapacağım bir şey yok. Genelkurmay Birinci Başkanı ve Özel Kuvvetler Komutanı'nın emri." dediğini söyledi.
Sonradan Semih Terzi'nin yaralandığını öğrendiklerini, tekrar giderek, Oğulbey'den Terzi'yi aldığını ve GATA'ya götürdüğünü ifade eden Varlı, suçlamaları reddetti.
"Semih Terzi'yi tanımıyordum"
Duruşmada, Diyarbakır'dan gelen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi ve beraberindeki ekibi Özel Kuvvetler Komutanlığına taşıyan helikopterin birinci pilotu Mehmet Sağlam'ın savunması da dinlendi.
Kendisinin ve sanıklardan Soner Erol'un kullandığı helikoptere binen Terzi'yi Oğulbey'e götürdüklerini kaydeden Sağlam, "Etimesgut'a dönerken, Güvercinlik'in frekansını da dinliyorduk. Bu sırada telsizden biri 'Emniyetten ateş geliyor' dedi. Karşısındaki de 'Atış gelen yere atış serbest' dedi. Bunu duyunca Soner de ben de şok olduk." diye konuştu.
Darbeci Terzi ve beraberindeki timi özel kuvvetlere taşımak için iki uçuş ayarlandığını, gece uçuşları daha zor olduğu için tecrübeli pilotlar arasından seçim yapıldığını anlatan Sağlam, "Aramızda alkol aldığını da söyleyenler olduğu için uçuşu kabul ettim. Semih Terzi'yi tanımıyordum. Uçakta adını öğrendim." savunmasını yaptı.
Terzi ve beraberindekiler helikoptere binerken, onlarla gelen timden 5-6 kişinin alayda kaldığını belirten Sağlam, "Semih Terzi'ye, 'Aşağıda personel kaldı, bekleyelim mi' diye sordum. 'Malzeme indiriyorlar, ikinci sortide alırsınız' dedi. Bu kişiler Terzi vurulduktan sonra Aksakallı Paşa'nın emrine girip, bizi tutukladılar." şeklinde konuştu.
"Bize bilgi verilmedi"
Sanık Hüseyin Çakıroğlu da ifadesinde yıllık izin planladığını, bir arkadaşının ricası üzerine onun nöbetini tutmayı kabul ettiğini ve 15 Temmuz'da alayda nöbetçi subay olarak görevli bulunduğunu aktardı.
Özel Kuvvetler Harekat Merkezinden, saat 19.30 sularında, yurt genelinde tüm uçuşların durdurulduğuna dair bir emir aldığını belirten Çakıroğlu, emri telefonla hemen Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'a ilettiğini söyledi.
Tatan'ın emri teyit etmesini istemesi üzerine Özel Kuvvetler Komutanlığı Harekat Merkezini arayıp emri sorduğunu anlatan Çakıroğlu, buradaki görevlilerin Albay Tatan'ı bilgilendireceklerini söyleyerek kendisini aradan çıkardığını, uçuş yasağına ilişkin daha sonra kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini iddia etti.
Albay Ümit Tatan'ın, saat 20.45 sularında kendisini arayıp Semih Terzi ve beraberindekileri Diyarbakır'dan alan uçağın hazırlanması ve 21.15'te hareket etmesini emrettiğini ileri süren Çakıroğlu, alay komutanının daha sonra defalarca bu uçağa ilişkin bilgi istediği iddiasında bulundu.
Mahkeme heyeti, Çakıroğlu'nun ifadesinden sonra yarın sabah devam etmek üzere duruşmayı sonlandırdı.
Muhabir: Serdar Açıl-Barış Kılıç