29 Ağustos 2017•Güncelleme: 29 Ağustos 2017
MUĞLA
Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, 2'si firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın duruşması sürüyor.
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen duruşmaya, sanıklar geniş güvenlik önlemleri altında getirildi.
Mahkemenin savunmalarını hazırlamaları için vareste tutulmalarına karar verdiği bazı sanıklar ise duruşmaya getirilmedi.
Sanıklar ve yakınları ile taraf avukatlarının hazır bulunduğu duruşma başladı.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı şüpheli olduğu iddianamede, sanıkların, "Cumhurbaşkanına suikast", "Anayasa'yı ihlal", "yasama organına karşı suç", "hükümete karşı suç", "silahlı terör örgütü yöneticisi olma", "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme", "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme", "kasten öldürmeye teşebbüs", "zincirleme şekilde cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "zincirleme şekilde silahla tehdit", "Cumhurbaşkanına hakaret", "zincirleme şekilde kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret", "kamu malına zarar verme", "mala zarar verme", "nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali" ve "nitelikli yağma" suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.
Saldırıyı gerçekleştiren FETÖ'nün "suikast timi"ndeki biri firari 37 asker için en az 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.
Sanıklardan Enes Yılmaz, karar oturumuna kadar duruşmadan men edildi
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince, adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklardan Muharebe Arama Kurtarma (MAK) ekibinden eski astsubay Ömer Faruk Göçmen'in esas hakkındaki savunmasıyla devam edildi.
Göçmen, Marmaris'e kendilerinden önce gelen bir timin olduğunu, bunların iddia makamı tarafından yok sayıldığını ve tüm suçlamaların bilinçli olarak kendilerinin üzerine yıkıldığını öne sürdü.
Bir kamera kaydında saat 01.13'te elinde silahla sivil bir polisin otel çevresinde koştuğunun görüldüğünü savunan Göçmen, bunun kendilerinden önce bölgede bir çatışma yaşandığını gösterdiği iddia etti.
Savcı Ali Cenk Düzgün'ün sanığa "Orada bir darbe yaşanıyor, ne yapacak polis önlem almayacak mı? Aklımızla alay mı ediyorsun?" demesi üzerine sanıklardan bazıları ayağa kalkarak bağırdı.
Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, bunun üzerine, "Hepiniz esas hakkında savunma yapmanız gerekirken, delil tartışması yapıyorsunuz. Delil tartışması tek taraflı olmaz. Sayın savcıyı sürekli suçluyor ve onun yanıt hakkına neden oluyorsunuz. Soruşturma makamını sürekli zan altında bırakıyorsunuz." diyerek, sanıkları uyardı.
Yeniden söz alan savcı Düzgün'ün "Tanıklar savunma yaparken soruşturma ve iddia makamını delil karartmakla suçluyor." demesi üzerine sanıklardan Enes Yılmaz'ın "Zaten kararttın." sözleri duyuldu.
Müşteki avukatlarının da sanıkların sözlerine tepki göstermesi üzerinde salondaki gerilim arttı. Jandarma ve çevik kuvvet polisleri salona alındı. Sanıklar bu sırada da mahkeme heyetini suçlayıcı ifadelerine devam etti.
Sanık Yılmaz'ın "Müşteki avukatı gibi davranıyorsunuz, mahkeme başkan gibi davranın." diye bağırmasının ardından Baştoğ, sanığı karar oturumuna kadar duruşmadan men etti.
Sanıklardan Abdülhamit Gülerden de benzer davranışları nedeniyle daha önce men cezası almıştı.
Muhabirler: Durmuş Genç, Levent Kişi