Saliha Özdemir
03 Ağustos 2016•Güncelleme: 04 Ağustos 2016
İSTANBUL - Saliha Özdemir
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Saraçhane'ye gidenler arasında bulunan İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İrfan Çiftçi, "Vatandaş bariyeri zorlamaya başlayınca komutan ateş emri verdi. Askerler havaya ateş etti. Komutan ayaklarımızın altını taradı." dedi.
Çiftçi, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, o gece gördüğü şiddeti daha önce hayal bile edemeyeceğini söyledi.
FETÖ'cülerin gözünün nasıl döndüğünü ve cani olduklarını Saraçhane'de gördüğünü aktaran Çiftçi, şunları anlattı:
"Üniversitedeki odamda çalışırken, arkadaşlarımın araması üzerine olaylardan haberdar oldum. Darbe girişimi olduğunu düşünmeyerek evime gitmek üzere dışarı çıktım. Vezneciler'de 22.30'da iki askerle karşılaştım. Evime gittiğimi söylediğim halde Saraçhane yönüne gitmeme izin verilmedi."
Çiftçi, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin işgal edildiğini öğrendiğim için çıkmaya hazırlanırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşları meydanlara çağıran konuşmasını duyduğunu ve odasındaki bayrağı alarak arkadaşlarıyla dışarı çıktığını dile getirdi.
"Komutan ayaklarımızın altını taradı"
Çiftçi, Vezneciler tarafından belediye binasına doğru ilerlerken insanların karşılaştığı bariyerleri zorlaması üzerine 2 askerin "Ağabey, askerliğimizi yakmayın." diyerek vatandaşlara engel olmaya çalıştığını söyledi.
Askerlerle konuşmaya çalıştığını belirten Çiftçi, şöyle devam etti:
"Askerlere 'Buna, Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız, MİT ve Genelkurmay karşı. Siz bir cuntanın aleti oluyorsunuz' dedim. 'Ağabey biz anlamayız, emirleri yerine getiriyoruz. Komutanımızı çağıralım' dediler. Başçavuş, astsubay geldi. Ondan sonra bayağı sert oldu. Oradaki esnaf beni tanır, "Hocam siz konuşun' dediler. Ben de komutanlarına, 'Ben hocayım bakın bu yaptığınız yanlış. Bir cuntaya alet oluyorsunuz' dedim. O arada vatandaşın bir tanesi bana, 'Hocaysan git işine' diye hakaret etti. Bir vatandaş da cep telefonunu çıkarıp, 'Bakın Başkomutanınız karşı' diyerek Tayyip Bey'in çağrısını gösterdi. Komutan çok sert bir şekilde 'O bizim Başkomutanımız değil. Biz ondan emir almıyoruz.' dedi. Vatandaş yine bariyeri zorlamaya başlayınca da komutan ateş emri verdi. Askerler havaya ateş etti. Komutan ayaklarımızın altını taradı."
Çiftçi, o an mermilerin gerçek olduğunu anladığını belirtti.
Gece boyunca birçok olaya tanıklık ettiğini vurgulayan Çiftçi, yaralananları parkın gerisine taşıdıklarını, mümkün olduğunca görüntü almaya çalıştığını, şahit olduklarının kendisi için ağır bir travma olduğunu söyledi.
Çiftçi, 12 Eylül darbesini de yaşadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Asker bu durumlarda eğitim, tatbikat mermisi kullanırdı. Sokağa çıktığı zaman, vurur, bayıltırdı. 12 Eylül'de sadece mavi berelilerin gerçek kurşunları vardı. 15 Temmuz gecesi, gerçek mermi ve hilafsız ateş olduğunu, Cumhurbaşkanımıza karşı büyük bir nefret olduğunu gördüm. O gece teknoloji ve iletişimin çok faydasını gördük. Cumhurbaşkanımız televizyona bağlanmasaydı, onu öldürselerdi, memleket bitmişti."