Halil İbrahim Başer
13 Temmuz 2017•Güncelleme: 20 Haziran 2019
İSTANBUL - HALİL İBRAHİM BAŞER
Eminönü'nde esnaflık yapan 3 çocuk babası Kenan Ekşioğlu (35), yıl dönümü gelen FETÖ'nün darbe girişiminden sonra yaşadıklarını ve darbecilerin yargılanmasıyla ilgili görüşlerini AA muhabirine anlattı.
Olay akşamını bir grup arkadaşıyla Saraçhane'ye, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önüne gittiklerini aktaran Ekşioğlu, çok kalabalık olduğunu ve gittikleri andan itibaren silah seslerinin susmadığını, oradaki özel bir hastanenin avlusunda yaralılar olduğunu söyledi.
Ekşioğlu, "Yaralılara yardımcı olmaya çalışıyorduk. Saat 02.00 civarında yerde yatan birisini kaldırmak için eğildiğim esnada bir sersemlik oldu. Durakladım, ne olduğunu anlamadım. Vurulmuşum, ağzımdan kan gelmeye başladı, nefes alamamaya başladım. Bayılmışım, bir arabanın bagajında hastaneye götürmüşler. 1 hafta sonra gözümü açtım." diye konuştu.
'Vatan hainleri' yazısı olmalıydı
Ekşioğlu, mahkemelerde ilginç şeyler yaşandığını anlatarak, şu görüşleri iletti:
"Darbe davaları uzun sürmeden, hemen sonuca varması gerekiyor. Darbe gecesi ateş açıp, adam vurduğu açık olduğu halde mahkemede, 'sizi biz vurmadık' diyenler bile var. Adalet yerini bulmalı. Suçlular cezasını çekmeli. Caydırıcı cezalar verilmeli. Darbede bu insanları öldürenlerin bir meydanda vinçte sallandırılmasını cani gönülden isterdim. Davalarda gazilerin yanında, adamlar inkar edip, parası olanlar da bir şekilde işin içinden çıkabiliyor, parası olmadığı için bir sürü mağdur oluyorsa bunu sorgulamak lazım. İçeride bunları besliyoruz. Adamlar yargılamaya giderken takım elbiseler içinde, benden senden daha iyi giyindiler. Onlar gibi ben hala hiç rahat olamadım. Bu ülkeye bunları yaptıktan sonra bu insanlar takım elbise giydirilip, kravatla adliye götürülüyorsa bu işte bir terslik var. Bana göre şöyle olmalı; turuncu kıyafet, ayağında pranga, önünde ve arkasında kocaman, 'vatan hainleri' yazısı olmalıydı, Bunu isterdim. O adamları öyle giydirip, çıkmasında kimin emeği varsa, eğer hakkım varsa helal etmiyorum."