Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Valiliğini işgal etmek isteyen 12'si tutuklu 14'ü rütbeli 90 askerin yargılandığı dava, sanıkların savunmalarıyla sürüyor.
Murat Paksoy,Yunus Ege,Mustafa Hatipoğlu
13 Mart 2017•Güncelleme: 13 Mart 2017
İSTANBUL
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Valiliğini işgal etmek isteyen 12'si tutuklu, 14'ü rütbeli 90 askerin yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.
Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısında oluşturulan binada yer alan 3 numaralı salondaki duruşmaya, 12 tutuklu ile 57 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşma, sanıkların savunmalarıyla sürüyor.
"Darbeyi televizyondan öğrendim"
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Albay Nizamettin Aydın, kendilerine İstanbul Valiliğine yönelik terör saldırısı beklendiğinin söylendiğini, bu bilgiyi de Kara Harp Akademisinde "baş hoca" olarak görev yapan Albay Ahmet Zeki Gerehan'ın verdiğini aktardı.
Aydın, askeri terbiyeyle yetiştiğini ve verilen emri sorgulamadığını belirterek, görevlendirildiği 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında yapılan hazırlıkları gördüğünde şüphelenecek bir durumun bulunmadığını öne sürdü.
Ortaokuldan beri askeri terbiyeyle yetiştiğini ifade eden Aydın, "Disiplin artık damarlarımızda akan akan gibiydi. Emri alındıktan sonra yapılacak olan tek şey, o emri yerine getirmekti. Çünkü aksi bir durum önü alınamaz bir yola sokardı. Bana verilen emrin kanunsuz bir tarafı yoktu. O ana kadar bunun aksini düşünecek bir emare de yoktu." diye konuştu.
Sanık Aydın, darbe girişimi gecesinde saat 21.00 sıralarında Albay Zeki Gerehan'ın kendisini arayarak kışlaya gelmelerini istediğini belirterek, "47. Alay'a gittik. Biz gittiğimizde askerler toplanmıştı. Alay Komutanı Kurmay Albay Sadık Cebeci'yle görüştük ve bana iki sayfadan oluşan İstanbul Valiliğini gösteren krokiyi verdi. Emrin, 3. Kolordu Komutanlığına geldiğini ama henüz kendisine ulaşmadığını söyledi. 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığı 3. Kolordu'ya bağlıdır. Emrin, silsile yöntemiyle Alaya ve tabura kadar gelmesi gerekiyordu. Alay Komutanının bana terör saldırısıyla ilgili anlattıkları ve yapılan hazırlıklar dolayısıyla bende kuşku uyanmadı." dedi.
47. Motorlu Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay Sadık Cebeci'nin kendilerine valilik krokisini verdiğinde, irtibatı nasıl sağlayacaklarını sorduğunu anlatan Aydın, Cebeci'nin de yeterli telsiz bulunmaması nedeniyle cep telefonuyla irtibatın sağlanacağını söylediğini aktardı.
Kendisinin de bu maksatla çevre güvenliği için valilik yanındaki caminin olduğu kısımdan içeri girdiğini dile getiren sanık Aydın, orada bulunan televizyondan ilk kez darbe girişimi olduğu haberini izlediğini iddia etti.
İstanbul Valiliğine gittikleri ana darbe girişiminden hiçbir şekilde haberlerinin olmadığını savunan Aydın, darbeyle alakalı hiçbir toplantı veya eğitime de katılmadığını savundu.
Aydın, tamamen farklı bir emir ve faaliyet için yola çıktıklarını belirterek, "Olay anlaşılınca Cebeci Albay'ı aradım. Konunun güvenlik amaçlı olmadığını ve darbe olduğunu söyledim ve alaya geri döneceğimi söyledim. Ahmet Zeki Gerehan'ı da aradım, o da meşgul olduğunu ve konuşamayacağını söyledi ve telefonu kapattı. Hiçbir vatandaşa zarar vermedik, hiçbir askerin burnu dahi kanamadı. Bu durum da bizim aldığımız kararlar doğrultusunda yapılmıştır. Darbe faaliyetinin hiçbir yerinde yokum. Tamamen farklı bir emir ve faaliyet doğrultusunda çıktık."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Gökhan Yolasığmaz tarafından hazırlanan iddianamede, bazı sanıkların "silahlı terör örgütüne üye olmak'', bazılarının da ''örgüte üye olmadan bilerek ve isteyerek yardım etme'' suçundan beşer yıldan onar yıla kadar hapsi isteniyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.