11 Temmuz 2017•Güncelleme: 11 Temmuz 2017
ANTALYA-Süleyman Elçin
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı önünde ateş açılması sonucu sonucu şehit düşen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Yasin Naci Ağaroğlu'nun Antalya'nın Korkuteli ilçesinde yaşayan babası Osman ve annesi Zehra Ağaroğlu, oğullarıyla gurur duyuyor.
Baba Ağaroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun başarılı bir öğrenci olduğunu söyledi.
Oğlunun küçük yaşlardan itibaren FETÖ'nün okul ve dershanelerine gitmeyi "Baba bana ilim, eğitim lazım." diyerek reddettiğine dikkati çeken Ağaroğlu, oğlunun ilk tercihi hukuk fakültesini kazandığını belirtti.
Ağaroğlu, "Okulu uzatmadan bitirmek istiyordu. Öyle de oldu. İlahiyat fakültesini de dışarıdan okuyordu. Darbe girişimi olmasaydı, bir gün sonra ilahiyatın tek ders sınavı kalmıştı, onu verip mezun olacaktı. O gece Ankara'ya da o sınava katılmak için gitmişti." dedi.
Trabzon'da yaşayan bir hemşehrilerinin yanına misafirliğe gittiklerinde darbe girişimini öğrendiklerini anlatan Ağaroğlu, kendilerinin Trabzon'da, oğullarının da Ankara'da 3 arkadaşıyla meydanlara çıktığını kaydetti.
Oğluna gece yarısı telefon açarak "Oğlum yurduna dön artık" dediğini belirten Ağaroğlu, "Oğlum 'tamam baba' dedi. Telefonu kapattıktan sonra arkadaşlarına 'Babam dönün diyor ama dönmek yok. Bu iş ya olacak ya olacak' diyen oğlum, tekbir sesleriyle yürürken şehit oldu." diye konuştu.
Ağaroğlu, "Vatanımız, milletimiz sağ olsun. Birtakım emellere kan dökülmedikçe ulaşılamıyor. Bu vatanın ekmeğini yediğimiz gibi uğruna kurşun yemesini de biliriz. Yine olsa oğluma 'meydanlara çıkma' demezdim. Onunla gurur ve onur duyuyoruz. Sohbetlerde 'Bizim ülkemiz de Suriye gibi karışsa ne olur' denildiğinde oğlum hemen 'Sokağa çıkarız, bayrağımızı, vatanımızı savunuruz' derdi." ifadelerini kullandı.
"Millet, tekrar benliğini ortaya çıkardı"
Yasin Naci ve diğer şehitlerin duruşlarının diğer gençlere de örnek olacağını kaydeden Anne Ağaroğlu, "Bu millet 15 Temmuz'da fabrika ayarlarına döndü ve tekrar benliğini ortaya çıkardı. Oğlum şehit olduğunda üzüntüyle şükrü bir arada yaşadım. Oğlum ilahiyat fakültesi diplomasını alacak derken, diplomaların en şereflisi şehadet diplomasını aldı." dedi.