ANKARA
Yerel medyada çıkan haberlere göre, 23 yaşındaki Deah Shaddy Barakat, 21 yaşındaki eşi Yusor Muhammed ve 19 yaşındaki baldızı Razan Muhammed Abu-Salha'nın Chapell Hill'deki evlerinde vurularak öldürüldü.
Türkiye'deki Suriyeli mülteci öğrenciler için yardım kampanyası başlatan Barakat'ın, diş hekimliği fakültesinde öğrenim gördüğü ve kısa bir süre önce Yusor Muhammed ile evlendiği belirlendi.
Olayın ardından 46 yaşındaki Craig Stephen Hicks, Barakat ile eşi ve baldızını öldürdüğünü itiraf ederek polise teslim oldu.
"Komşu anlaşmazlığı olabilir"
Akademisyenlerin ve öğretim görevlilerin yoğun olarak kaldığı bir apartmanda yaşayan 3 Müslüman öğrencinin bulunduğu eve silahlı saldırı düzenlenmesinin ardından açıklamada bulunan polis, olayın ''otopark yüzünden komşu anlaşmazlığı olabileceği'' yorumunda bulundu.
Chapel Hill polisinden yapılan açıklamada, "Bunun, nefret suçu olma ihtimaliyle ilgili endişeleri anlıyoruz. Bu konudaki araştırmamız devam ediyor" denilirken, katil zanlısının ilk ifadesine göre saldırının bir ''nefret suçu'' olmadığı belirtildi.
Katil zanlısı Hicks'in, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda kendini ''ateist'' ve ''anti-teist'' olarak tanıttığı öğrenildi.
Saldırıda hayatını kaybeden gençler
Saldırıda hayatını kaybeden Deah Barakat, Kuzey Karolina Üniversitesi’nde diş hekimliği bölümünde okuyordu. Türkiye’deki Suriyeli mülteci öğrenciler için yardım kampanyası başlatan Barakat’ın, Filistinli çocukların diş tedavisi için de gönüllü olarak görev aldığı kaydedildi.
Barakat kısa bir süre önce saldırıda öldürülen Yusor Muhammed ile evlenmişti.
Saldırıda hayatını kaybeden Barakat’ın baldızı Razan’ın ise Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünden yeni mezun olduğu ve okulunu dereceyle bitirdiği kaydedildi.
Cinayetlere tepkiler
Vurularak öldürülen Müslüman gençlere ilişkin haberlerin, önde gelen medya kuruluşlarında ancak bir gün sonra yer alması tepkilere neden oldu.
Olayın ardından sadece yerel medyada cinayete yer verilmesi, sosyal medyada tüm dünyadan Müslümanların tepkisini çekti. Sosyal medyada açılan "#MuslimLivesMatter", "#ChapelHillShooting" (Müslümanların Hayatı Değerlidir. Chapell Hill cinayeti) başlıkları, tüm dünyadan Müslümanların ilgi göstermesi üzerine üst sıralara çıktı.
Bunun üzerine CNN, New York Times, Reuters gibi yaygın medya kuruluşları konuyu gündemlerine aldı ancak gençleri öldürdüğü iddia edilen kişiye ilişkin çok dikkatli dil kullanarak cinayetlerin "nefret suçuyla ilgisi" olup olmadığının incelendiğini bildirdiler.
Müslüman kişi ya da kişilerin benzeri cinayet olaylarına karışmaları durumunda "İslami terörizm", "radikal İslam" tabirlerini kullandıkları görülen ana akım medya kuruluşlarının, üç gencin öldürülmesine ilişkin olayı, polisin "park kavgası" açıklamasını kullanarak haberleştirmeleri de dikkat çekti.
CNN ve FOX, sosyal medyadaki tepkilerin ardından olayı haberleştirirken, cinayetin nedeninin "park kavgası gibi göründüğünü" belirttiler.
Müslümanlardan tepki
ABD'deki İslami sivil toplum örgütleri ise cinayetlerin gerçek nedeninin tespiti için kampanya başlattı. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), güvenlik güçlerine çağrı yaparak, gençlerin öldürülmesinin ardında "nefret suçu" olup olmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.
CAIR İletişim Direktörü İbrahim Hooper, AA'ya yaptığı açıklamada, henüz cinayetin nedenine ilişkin hüküm vermek için erken olduğunu ancak olayın "nefret suçu" olabileceğine ilişkin bulgular olduğunu söyledi.
Hooper, "Zanlının sosyal medyada din karşıtı paylaşımları ve kurbanları daha önce tehdit ettiğinin belirtilmesi, cinayetin nefret suçu olabileceğini düşündürüyor" dedi.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda ise, Müslümanların cinayet işlemesi ya da suça karışması durumunda hemen "terörist" olarak nitelenmesi ancak Müslümanların öldürülmesinin yeterli ilgiyi görmemesi eleştirildi.
Sosyal medyada cinayetlere tepki gösteren çok sayıda Müslüman ve Amerikalılar, "Müslümanlar doğuştan şiddet, beyazlar ise doğuştan park yeri koruma yanlısı", "Terörist ve normal insanı, silahı kimin tuttuğu ve kurbanın kim olduğu belirler", "Eğer bir Müslüman üç beyaz öğrenciyi öldürseydi bunu herkes duymuş olurdu", "Hepiniz Charlie Hebdo'yu çılgınlar gibi destekleyin ama Müslüman çocuklar öldürülünce tek kelime etmeyin!" ifadeleriyle ana akım medya kuruluşlarının Müslümanlara yönelik işlenen suçlarda da duyarlı olmasını talep ettiler.
ABD Kongresi’nin Müslüman üyesi Kieth Ellison da sosyal medya üzerinden olayla ilgili dayanışma dileğini dile getirdi.
Florida'daki Barry Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Halid Beydun da sosyal paylaşım sitesinde "Müslümanlar, ancak tetiği çektiklerinde haberlere çıkıyorlar, vurulduklarında değil. Chapel Hill cinayetlerinin medyada yer almaması da bunu ispatlıyor" dedi.
El Cezire'nin yan kuruluşlarından AJ Plus'ın yapımcılarından Sana Said da Twitter hesabında "Utanç verici bir olay. Bu islamofobinin nasıl işlediğini gösteriyor" yazarak tepkisini dile getirdi.
Hamas'tan kınama
Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, öldürülen gençlerin Filistinli olduğu belirtilerek, "ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinde aynı aileden 3 Filistinli'nin öldürülmesi, çirkin bir cinayet ve korkakça ırkçı bir eylemdir" ifadeleri kullanıldı.
Cinayetin kınandığı açıklamada, cinayeti işleyenin cezasını çekmesi için gerekenlerin yapılması konusunda ABD yönetiminin harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.
Muhabir: Emel Öz-Selçuk Acar-Mustafa Keleş-Moustafa Maged Haboosh