BERLİN
Almanya Hükümet Sözcü Vekili Christiane Wirtz, Federal İstihbarat Teşkilatı’nın (BND) Türkiye’ye yönelik dinleme ve izleme faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına ilişkin, "Medyada hafta sonundan bu yana yer alan haberlerin açıklığa kavuşturulması gereken yer, istihbarat teşkilatlarının kontrol edilmesinden sorumlu olan Federal Meclis Parlamento Denetim Komisyonu’dur" dedi.
Federal Basın Merkezi’ndeki basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Wirtz, bir soru üzerine, BND'nin dinleme ve izleme faaliyetleriyle ilgili medyada çıkan haberleri doğrulayamayacağını söyledi.
Başbakan Angela Merkel’in, BND’nin NATO müttefiki Türkiye’ye yönelik istihbarat ve dinleme faaliyetlerinde bulunduğu iddiaları hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine Wirtz, şöyle konuştu:
“Şu anda yalnızca şunları söyleyebilirim; Almanya’da, BND’nin faaliyetleri ve görevleriyle ilgili Federal Meclis’te bir Parlamento Denetim Komisyonu bulunuyor. Medyada hafta sonundan bu yana yer alan haberlerin açıklığa kavuşturulması gereken yer Federal Meclis Parlamento Denetim Komisyonu’dur. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki bugün de konuşulmakta olan konuların bir bölümüyle ilgili olarak temmuzda bu komisyona bilgi verilmiştir ve diğerleri hakkında da yakın zaman içinde bilgi verilecektir.”
"Türkiye dost ülke mi?"
ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) Almanya'da yaptığı dinlemelerin ortaya çıkmasının ardından Merkel’in yaptığı “Dostlar arasında dinleme kabul edilemez” açıklamasını hatırlatan bir gazetecinin, “NATO müttefiki ve uzun süredir Avrupa Birliği (AB) adayı olan Türkiye, dost ülkelerden biri olarak görülmüyor mu?” sorusu üzerine Wirtz, “Başbakan Merkel, bu açıklamayı geçen sene ekim ayında Brüksel’de yaptı ancak bu açıklamanın bağlamı ABD ile ilgili iddialardı. Bu açıklamada ona atıf yapıldı” dedi.
“Türkiye, dinlenmemesi gereken bir dost ülke değil mi? Yoksa istihbarat faaliyetlerinin yürütüldüğü diğer ülkelerden mi?” sorusuna Wirtz, “Almanya Federal Cumhuriyeti, Türkiye ile yoğun bağlantılara sahip bulunuyor. Bu bağlantıları sürekli olarak canlı tutuyor ve birçok siyasi konuda Türkiye ile koordineli olarak hareket ediyor” yanıtını verdi.
"Türkiye ile temas olacak mı?"
Christiane Wirtz, bir gazetecinin, Alman hükümetinin, iddiaların ardından yeniden güven tesisi için Türk hükümetiyle temas kurup kurmayacağına ilişkin sorusu üzerine “Almanya hükümeti tabii ki gerekli görmesi ve uygun bulması durumunda her partneriyle görüşmek için girişimde bulunur” diye konuştu.
ABD hedefte değil
Wirtz'e, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un geçen yıl yaptıkları telefon görüşmelerinin, BND’nin dinlemesine takıldığı iddiaları da soruldu.
Bunun üzerine Wirtz, BND'nin, “İlkesel olarak dost ülkelere karşı dinleme faaliyeti yürütmüyoruz. ABD istihbarat faaliyetlerinin hedefi olmamıştır ve şu anda da değildir. Tesadüfen elde edilen kayıtlar derhal imha edilmektedir” şeklindeki açıklamasını okudu.
Haber cumartesi günü yayımlanmıştı
Der Spiegel dergisinin önceki gün yayımladığı habere göre, BND, hükümet tarafından 2009 yılında kendisine verilen talimat gereği Türkiye’ye yönelik istihbarat ve dinleme faaliyetleri yürütüyor.
ABD adına casusluk yapma şüphesiyle 3 Temmuz’da gözaltına alınan Markus R. adlı BND çalışanının, söz konusu bilgiyi Amerikalılara verdiği kaydedildi.
Alman hükümetince BND’ye verilen ve istihbarat önceliklerini belirleyen 2009 tarihli görevlendirme belgesinde, BND'nin istihbarat faaliyeti yürütceği ülkeler arasında Türkiye’nin de olduğu belirtildi.
Dört yılda bir yenilenen söz konusu belgenin, ABD ile krize yol açan NSA skandalının ardından istihbarat faaliyetlerinin gözden geçirilmesi çalışmaları nedeniyle henüz yenilenmediği ve halen geçerliliğini koruğu ifade edildi.
Tepkiler
Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı’nın (BND) Türkiye'ye yönelik dinleme ve izleme faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına ilişkin siyasişer, değerlendirmede bulundu.
Federal Meclis’te istihbarat servislerini kontrol eden Parlamento Kontrol Komitesi'nin (PKGr) üyesi olan Yeşiller Partisi Milletvekili Hans-Christian Ströbele, Türkiye’nin Alman istihbaratının hedefinde olduğunun gazetede yer aldığını hatırlattı.
Bunun gerçekten doğru olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Ströbele, gelecek günlerde belgelere bakma fırsatı bulacaklarını ve o zaman nihai bir şey söyleyebileceklerini ifade etti.
Ströbele, ''Ancak bu haber, Şansölye'nin her zaman vurguladığı gibi dostların dinlenmediği sözüyle bağdaşmıyor. Türkiye, NATO partneri, müttefik ve dost olarak nitelenen bir ülke. Bu, Türkiye’nin BND’nin hedefi olmasıyla bağdaşmıyor. Bunu ilk önce açıklığa kavuşturmamız lazım'' diye konuştu.
"Dinlenme olayı PKGr’de ele alındı mı?" sorusu üzerine Ströbele, söz konusu kurulda görüşülenlerin gizli olduğunu ve bu konuda bir şey söylemeyeceğini ancak bu konuyla yoğun bir şekilde ilgileneceklerini kaydetti.
Ströbele, Alman hükümetinin bu konuda görüşünü ortaya koymasını isteyerek, ''Bu suçlamalarda neyin doğru neyin yanlış olduğunu kamuoyunun bilme hakkı var'' ifadesini kullandı.
Daha önce Türkiye ile Almanya’nın güvenlik birimleri arasında iyi bir ortak çalışmanın yapıldığını duyduğuna işaret eden Ströbele, ''Ancak güven içinde birlikte çalışılacaksa dostlar ve müttefikler arasında dinleme olmaz'' dedi.
Budan tabii ki ilişki zarar görür
''Bu olaydan sonra Türkiye ile Almanya arasında ilişkiler zarar görür mü?'' sorusuna Ströbele, ‘’Bu, daha çok Alman hükümetinin tutumuna bağlı. Açıklık getirir mi ve örneğin ABD ile NSA’nın davrandığından farklı davranır mı? Kamuoyu önünde soruları cevaplar mı yoksa açıklama yapmaz mı? Budan tabii ki ilişki zarar görür'' yanıtını verdi.
Ströbele, Türkiye dışında herhangi bir NATO ülkesinin dinlenip dinlenmediği sorusu üzerine, bunun sorgulanması gerektiğini kaydetti.
İki yanlı politika olamaz bu kıstas olamaz
Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Özcan Mutlu da Başbakan Angela Merkel'in konuyu aydınlatmakla yükümlü olduğunu söyledi.
Almanya'nın geçen yıldan bu yana ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) yaptığı dinleme skandalıyla çalkalandığına işaret eden Mutlu, şöyle devam etti:
''Edward Snowden'ın açıklamalarıyla Merkel ve Alman nüfusunun büyük çoğunluğu dinlendiği ve elektronik postanın okunduğunu biliyoruz. Bu sebeple parlamentoda NSA Araştırma Komisyonu kuruldu. O zaman Merkel altını çizerek 'Dostlar ve müttefikler birbirini dinlemez' dedi. Türkiye'de Avrupa Birliği (AB) adayı ve NATO üyesi bir ülke yani Batı'nın müttefikidir. ABD Almanya'yı dinleyince 'Müttefikler birbirini dinlemez deniliyor' da Türkiye müttefik olarak dinlendiğinde niye ses yok. O nedenle böyle iki yanlı politika olamaz bu kıstas olamaz.''
İddialar doğruysa bunun mazeretinin olamayacağını dile getiren Mutlu, Yeşiller Partisi olarak konunun aydınlatılması için hükümetten taleplerde bulunduklarını ve Federal Meclis tatili bitince bu konunun görüşüleceğini dile getirdi.
Komitenin bundan nasıl haberi olmaz?
BND'nin hükümet üzerinden PKGr’ye bilgi vermekle yükümlü olduğunu dile getiren Mutlu, ''Bir kere bu komitenin bundan nasıl haberi olmaz? Bir müttefikin dinlenildiğini basın üzerinden öğrenmek ayrı bir skandaldır. Dinleme ayrı bir skandal, basın üzerinden bunu öğrenmek diğer bir skandaldır. Angela Merkel bunu aydınlatmakla yükümlüdür'' diye konuştu.
Edward Snowden'ın sızdırdığı belgelerle dinleme skandallarının ortaya çıkarıldığını, kendilerinin de bunun araştırılmasını talep ettiklerini söyleyen Mutlu, "Almanya'nın NSA'nın dinlemelerine sessiz kalmasının sebebi ortaya yeni çıkan dinlemelerdir. NSA'dan sonra Almanya'nın sessiz kalması olayı fazla ciddiye almamasının sebebi demek buymuş'' ifadelerini kullandı.
NSA skandalından sonra bugün ortaya çıkan dinleme iddialarıyla ilgili de Merkel hükümetinin temkinli ve mesafeli bir tutum sergilediğine dikkati çeken Mutlu, bu skandalın özürle kapanacak bir şey olmadığını söyledi.
Mutlu, ''Batı dünyasında istihbarat örgütlerinin şekillenmesi kaçınılmazdır. Müttefiklik demek ki yok. Herkes birbirini karşılıklı dinliyor. Bu, demokrasi açısından kabul edilebilir değil'' dedi.
Siyasi açıdan değerlendireceğiz ve sonuçlar çıkaracağız
Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Rolf Mützenich ise "Alman hükümeti, olayın açıklığa kavuşturulması talebini yerine getirecek. Ardından olayı siyasi açıdan değerlendireceğiz ve sonuçlar çıkaracağız" ifadesini kullandı.
Türkiye ile yakın işbirliğinde bulunmanın siyasi hedef olduğunu kaydeden Mützenich, bunun sadece güven, şeffaflık ve doğrudan siyasi temasla mümkün olduğunu bildirdi.
Şiddetle kınıyoruz
Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı İhsan Öner, geçen yıl Amerika istihbaratının Almanya'yı dinlediğinin ortaya çıktığını ve Başbakan Angela Merkel'in buna tepki gösterdiğini hatırlattı.
Şimdi ise Almanya'nın NATO müttefiki, dost bir ülkeye yönelik dinleme ve izleme faaliyetinin ortaya çıktığını dile getiren Öner, "Müttefik ve dost ülke olarak diğer bir ülkenin başbakanını ve kurumlarını dinleyemezsiniz. Bunun gerekçesi yok ve bunu şiddetle kınıyoruz" ifadesini kullandı.
Almanya'nın güvenliği açısından ileri sürülen gerekçelerin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Öner, şöyle devam etti:
"Türkiye ve Almanya müttefik ve dost ülkedir. Dolayısıyla varsa birtakım sıkıntılar, sürekli ikili görüşmelerde bulunuluyor. Birçok bakanlıkların çalışma grupları var, bunlarda yılda birçok kez bir araya geliyorlar. Bu yüzden, böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değildir."
Kabullenilemeyecek bir eylem
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Başkanı Süleyman Çelik de "Almanya'nın gerçekten kuşkusu varsa o zaman Türkiye ile bir masaya oturup gerekli bilgileri talep edebilir ve alır, buna inanıyorum" diye konuştu.
Olayla ilgili Almanya'nın Ankara Büyükelçisi'nin Türkiye Dışişleri Bakanlığına çağırıldığını belirten Çelik, "İki dost olan ülkenin böyle girişimde bulunması, birbirlerine olan güvenin sarsılmasına neden oluyor" şeklinde konuştu.
Türkiye ve Almanya'nın derin tarihi bir bağlantısı olduğunu hatırlatan Çelik, "Derin dostlukları olan ülkenin böyle bir girişimde bulunması hoş bir şey değil ve kabullenilemeyecek bir eylem" ifadesini kullandı.
Almanya'nın topraklarında 3 milyona aşkın Türk'ün yaşadığına dikkati çeken Çelik, Almanya ve Türkiye arasındaki dostluğun ilerlemesiyle kendilerinin huzurlu yaşayacağını bildirdi.
Böyle bir olayın hem Türkiye'yi hem de Almanya'da yaşayan Türkleri üzdüğünü ifade eden Çelik, bundan sonra böyle bir şeyin olmamasını temenni ettiklerini sözlerine ekledi.
Muhabir: Ayhan Şimşek
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
