KUDÜS
Taraflar ateşkes sonrası anlaşmanın içeriğini ortaya koyan detaylı bir açıklama yapmaktan kaçındı ancak İsrail Dışişleri Bakanlığı, yeniden başlayacak dolaylı görüşmelerde müzakerelere devam edeceklerini ifade etti.
Mutabakata yönelik açıklamada, anlaşmanın 2012 yılında İsrail’in Gazze’ye düzenlediği “Bulut Operasyonu” sonrası yapılan ateşkesi temel alan anlaşma çerçevesinde olduğu belirtiliyor.
Anlaşmada dikkati çeken önemli unsur ise Hamas’ın talepleri olan, Gazze’ye liman ve havaalanı inşası konusunun Kahire’de gelecek ay yeniden yapılacak toplantılarda ortaya konacak yeni bir yol haritasının belirlenecek olması.
İsrail Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, “Hamas’la varılan ateşkeste, Mısır’ın önerisi olan ateşkes teklifi kabul edilmiş, daha önce Hamas’ın ret ettiği ateşkes kabul edilmiştir” denilerek, anlaşmaya varılan konular şöyle sıralandı:
-Ateşkes süresiz olacak
-Mısır’ın önerisi doğrultusunda Gazze’nin yeniden inşası için gereken malzemeler Gazze’ye transfer edilecek. Transfer, İsrail ve Gazze’de faaliyet gösteren uluslararası örgütler arasında bir gözetim mekanizmasına tabi olacak.
-Balıkçılık alanı gelecekte yeniden düzenlenecek, balık tutma alanının genişleme ihtimali değerlendirilecek.
Üzerinde daha sonra görüşülecek ve üzerinde henüz uzlaşı sağlanmayan konuların ise şunlar olduğu ifade edildi :
-İsrail, Hamas’ın savaşı sonlandırmak için istediği havaalanı, liman, mahkumların serbest kalması ve çalışanların maaşlarının ödenmesi için para isteme şartlarını kabul etmemiştir.
-Hamas eğer ateşkese sadık kalırsa İsrail gelecek ay yeniden başlayacak dolaylı müzakerelerde Gazze’nin silahsızlandırılmasını gündeme alacak.
Öte yandan İsrail Bakanlar Kurulunda bazı bakanların anlaşmadan memnun olmadığı ve memnuniyetsizliklerini yüksek perdeden Başbakan Netanyahu'ya ilettikleri, İsrail medyasında isim verilmeden hükümet kaynaklarına dayandırılarak verildi. Anlaşmadan en fazla rahatsız olan kişinin ise İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman olduğu belirtildi.
Savaşın İsrail açısından bilançosu
Öte yandan ordudan yapılan resmi açıklamada, İsrail açısından savaşın bilançosu hakkında, şunlara yer verildi:
İsrail saldırılarda toplam 69 vatandaşını kaybetti. Savaş süresince Gazze'den İsrail’e 4 bin 562 roket atıldı. Bunlardan 224'ü doğrudan İsrail’deki şehirleri hedef aldı, atılan roketlerden 735'i “Demir Kubbe” savunma sistemi tarafından havada imha edildi.
Gazze’de liman ve havalimanı inşa etme hakkı
Hamas yöneticilerinden Müşir el-Mısri de, İsrail ile devam eden dolaylı müzakerelerde Hamas'ın, "Filistinlilerin Gazze’de liman ve havalimanı inşa etme hakkını" alacağını belirtti.
Mısri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze’ye kara, hava ve denizden düzenlediği saldırıların 51'inci gününde imzalanan süresiz ateşkes ile Filistin direnişinin birçok talebinin yerine geldiğini belirtti.
Mısri, "Havalimanı ve liman inşası meselesi ise gelecek ay içerisinde Mısır gözetimindeki İsrail-Filistin heyetleri arasındaki dolaylı müzakerelerde ele alınacak. Hamas, müzakerelerde Filistinlilerin Gazze’de liman ve havalimanı inşa etme hakkını alacak" dedi.
"Direniş, İsrail'e baskı yapabilir"
"Direnişin sahip olduğu güçlü kartlar sayesinde İsrail'e havalimanı ve liman inşası konusunda baskı yapabileceğini" ifade eden Mısri, Hamas'ın, insan hakları çerçevesinde bir gereklilik olarak bu konuda uluslararası toplumdan destek talep edeceğini söyledi. Mısri, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Limanın yeri hazır. Anlaşılmasının ardından uluslararası destekle bu işin neticelenmesi için sadece birkaç aya ihtiyaç duyulacak. Havalimanına gelince, bu tüm Filistin halkının hayali. Geçmiş yıllarda gerçekleşen bu hayali yeniden gerçeğe dönüştürmek mümkün."
"Havalimanı inşası insani bir taleptir"
Merkezi İsviçre'de bulunan ve faaliyet alanı Ortadoğu ile Kuzey Afrika olan Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi'nin (Euro-Mid) Müdürü Rami Abduh da liman inşasının, abluka altındaki Gazze'de yaşayan ve her geçen gün büyüyen insani-ekonomik kriz içindeki 1.8 milyon Filistinlinin acılarına son vereceğini ifade etti.
Abduh, "Bu sadece direnişin değil, Gazze ablukasının bitmesini isteyen uluslararası çevrelerce de benimsenen insani bir taleptir" ifadesini kullandı.
"Havalimanı, siyasi ve ekonomik açıdan önemi"
Filistin Stratejik Araştırmalar Merkezi ise Uluslararası Gazze Havalimanı'nın yeniden inşa edilmesi ve aktif hale getirilmesinin siyasi ve ekonomik açıdan önemine dikkati çekti.
Merkezden yapılan açıklamada havalimanına ilişkin şu ifadelere yer verildi:
"Havalimanı, Filistin devletinin milli egemenlik ve bağımsızlık sembollerinden, devleti tamamlayan unsurlardandır. Öte yandan ekonomik açıdan dış ticarette Filistin ekonomisinin çözülmesi, iş imkanlarının oluşması, turizmin canlanması, yatırıma teşviki, destekleyici endüstrilerin kurulması ve böylece gayrisafi yurtiçi hasılanın artması ile gelir düzeyinin yükselmesi ve kalıcı iş fırsatlarının yaratılmasını sağlar. Havalimanı talebi, uluslararası yasalar tarafından güvence altına alınan insani bir taleptir. Tüm ülkeler buna destek vermelidir."
Refah'ın güneyinde inşa edilen ve 1998'de Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yasir Arafat ile dönemin ABD Başkanı Bill Clinton tarafından açılışı yapılan Uluslararası Gazze Havalimanı, 2000 yılında Aksa İntifadası'nda İsrail uçakları ve tanklarla düzenlenen bombardıman nedeniyle tahrip olmuş ve kullanılamaz hale gelmişti.
Saldırıların ardından kapatılan yılda 700 bin yolcunun naklini sağlayan havalimanı, Japonya, Mısır, Suudi Arabistan, İspanya ve Almanya'nın finansmanıyla Fas mimarları tarafından tasarlanmıştı.
Muhabir: Taner Aydın
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
