STRASBOURG
Katolik aleminin ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Avrupa'yı yaşlı bir büyükanneye benzetti.
Papa Franciscus, günübirlik resmi ziyarette bulunmak üzere geldiği Strasbourg'da, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, Avrupa'nın sorunlarından bahsederek başta nüfus yaşlanması olmak üzere, işsizlik, insan hakları, çevre, terör, göç meseleleriyle ilgili sorunlar ve olası çözümlere değindi.
Papa Franciscus, Avrupa'da bugün en önemli sorunun yalnızlık ve yaşlılık olduğuna vurgu yaparak hem gençlerin hem yaşlıların giderek yalnızlaştığını belirtti. Yalnızlığın ve giderek yaygınlaşan bireysel yaşam biçiminin ekonomik krizlerin sonucu olduğunu söyleyen Papa Franciscus, Avrupa nüfusunun hızla yaşlandığı ve verimsizleştiğini ifade etti. "Avrupa bugün tüm enerjisini ve doğurganlığını kaybetmiş bir büyükanne gibi" ifadesini kullanan Papa Franciscus, Avrupa'nın tüm cazibesini kaybederek sadece kurumların teknik işleyişleriyle ilgilenen bürokratik bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.
Papa Franciscus, Irak'ta IŞİD teröründen etkilenen Hristiyan azınlıklara da işaret ederek dünyanın çeşitli yerlerinde Hristiyan azınlıkların evlerinden edildiği, zulme ve haksızlığa uğradığı, öldürüldüğünü de dile getirdi.
İşsizlik konusunda da yeni iş imkanları yaratmaya izin verecek yeni politikaların desteklenmesi zamanının geldiğine vurgu yapan Papa Franciscus, bir yandan iş ve iş imkanlarının arttırılması öte yandan iş güvenliğinin tamamen sağlanması gerektiğini söyledi.
Papa Franciscus, özellikle İtalya'da sık sık gündeme gelen Akdeniz'deki mülteci sorunu hakkında da açıklamalarda bulundu. "Akdeniz'in devasa bir mezarlığa dönüşmesine izin veremeyiz" diyen Papa Franciscus, bu meseleye acilen ortak ve etkin çözüm bulunması gerektiği uyarısında bulundu. Göçlerin sadece etkilerine yoğunlaşmak yerine bu soruna ortak çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'nın bilim alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Papa Franciscus, bilimsel araştırmaların alternatif enerji kaynakları konusuna yoğunlaşması gerektiğini belirtti. Papa, Avrupa'nın ekoloji alanında daima öncü olduğuna vurgu yaparak her bireyin çevreyi koruması konusunda kişisel sorumluluk taşıdığını ifade etti. "Doğa, bizim ondan doğru şekilde yararlanmamız ve ondan keyif almamız için önümüze sunulmuş bir nimet. Biz onun efendisi değil temsilcisiyiz" yorumunda bulunan Papa Franciscus, dünyanın bir kısmı açlıktan ölürken binlerce ton gıdanın da çöpe atıldığını sözlerine ekledi.
Papa Franciscus, Balkan ülkelerinin AB üyeliklerinin, ülkelerin barış ve huzur ihtiyacına bir yanıt olabileceği yorumunda da bulundu.
Avrupa'ya çok kutupluluk uyarısı
Papa Franciscus, Avrupa'nın çok kutupluluğu akıllıca küreselleşmeye dönüştürme konusunda bazı sorunlar yaşadığı uyarısında bulundu.
Avrupa Konseyi'ndeki konuşmasında, dünyada barışın sağlanması için yaratıcı etkin çözümlere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Papa Franciscus, Avrupa'nın da tüm bu meseleler ışığında sadece tek kutuplu olmadığını dile getirdi.
Papa, Avrupa tarihinin bakış açısına göre tek kutuplu ya da Roma, Bizans ve Moskova üçgende üç kutuplu şekilde değerlendirilebileceğine işaret ederek, geleceğe de bu tarihi bilinç ışığında bakmak gerektiğini söyledi.
Artık Avrupa'nın kendisi yaratan değerleri unutmadan "çok kutuplu" olduğuna dikkati çeken Papa Franciscus, "Artık açıkça çok kutuplu Avrupa'dan bahsedebiliriz. Bu çok kutupluluk bölücü yada yapıcı olsa bile tüm kültürel, siyasi ve dini tarafların arasında var. Avrupa bugün bu çok kutupluluğu akıllıca küreselleşmeye dönüştürme konusunda bazı sorunlar yaşıyor" dedi.
Papa Franciscus, özellikle AB içinde bazı gruplar tarafından "sorun" olarak algılanan çok kutuplu yaklaşımın aslında iyi değerlendirilirse gerçek bir zenginliğe dönüşeceğini dile getirdi. Papa, "Artık Avrupa'yı çok kutupluluk fikrini göz ardı ederek düşünmek ya da inşa etmek imkansız" diye konuştu.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Anne Brassuer de Avrupa'nın özellikle dini farklılıklar konusunda büyük endişe duyduğunu belirtti. Brasseur, dini, şiddetin bahanesi olarak kullanan ve o dine inanan tüm toplulukları suçlayan yaklaşımlarla mücadele etmek gerektiğini söyledi. Brasseur, tüm dini liderlere, temsilcilere ve tüm laik hareketlere "dini bahane eden şiddetin karşısında durma" çağrısında bulundu.
Avrupa Konseyi'nden önce Avrupa Parlamentosu'nda da bir konuşma yapan Papa, ağrılıklı olarak Avrupa'nın yaşlı nüfusuna, işsizlik, ekoloji ve Akdeniz'deki mülteci sorununa değinmişti. Papa Franciscus, Balkan ülkelerinin AB üyeliğine de olumlu yaklaşmış ancak Türkiye konusuna değinmemişti.
Papa'ya sürpriz
Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşmasından önce Papa Franciscus bir sürprizle karşılaştı. Papa'yı Almanya'da iki ay evinde ağırlayan 97 yaşındaki Helma Schmidt, dini lideri AP'deki konuşmasından önce karşıladı. Schmidt, Papa Franciscus'a hediye verdikten sonra bir süre sohbet etti.
Papa Franciscus, o dönemki ismiyle Jorge Mario Bergoglio'nun, 1985'de dil eğitimi için gittiği Almanya'nın Boppard kentinde iki ay boyunca Schmidt ailesinin evinde kaldığı belirtildi. Helma Schmidt, geçen yıl Papa'nın kendisine ve eşine Arjantin'den yolladığı o döneme ait mektupları da basınla paylaşmıştı.
Makam aracı Peugeot 407
Fransa'nın Strasbourg kenti 26 yıl aradan sonra ilk kez bir Papa'yı ağırlıyor. Bu nedenle kentte yoğun güvenlik önlemleri alındı. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'nin bulunduğu güzergahtaki tüm toplu taşıma araçları Papa şehirden ayrılana kadar hizmet vermedi. Ziyarette Papa Franciscus'a Peugout 407 marka makam aracı tahsis edildi. Görev süresinin en kısa yurt dışı ziyaretini yapan Papa Franciscus, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'ndeki konuşmalarından sonra Fransa'dan ayrıldı. Papa Franciscus, 28-30 Kasım'da da Türkiye'yi ziyaret edecek.
Muhabir: Fatma Esma Aslan
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
