Hasan Esen,İlyas Tayfun Salcı
31 Ocak 2020•Güncelleme: 31 Ocak 2020
İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Suriye rejimi ve Rusya'nın Suriye'deki "korkunç yıpratma kampanyasının okulları, hastaneleri ve acil müdahale ekiplerini hedef alarak sivilleri kaçmaya zorlamaya devam ettiğini" belirterek, "İngiltere, uluslararası insancıl hukukun tekrar tekrar ihlal edilmesini kınıyor." dedi.
İngiltere Dışişleri Bakanlığından Esed rejiminin İdlib'e yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yapıldı.
Rejimin son günlerde Maaratünnuman ilçesini ele geçirdiğine işaret edilen açıklamada, "Nisan ayından beri Rus ve rejim saldırıları, 1500'den fazla sivili öldürdü ve yüz binlercesini de yerinden etti." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, İngiltere'nin İdlib'de siyasi çözüme varılması ve düşmanlıkların derhal durdurulması yönünde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) yapılan çağrılara da katıldığı hatırlatıldı.
Dışişleri Bakanı Raab da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu korkunç yıpratma kampanyası, okulları, hastaneleri ve acil müdahale ekiplerini hedef alarak sivilleri kaçmaya zorlamaya devam ediyor. İngiltere, uluslararası insancıl hukukun tekrar tekrar ihlal edilmesini kınıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Raab, sadece BM kararlarıyla uyumlu siyasi bir çözümün Suriye'de kalıcı barışı sağlayabileceğini de vurguladı.
İsrail'e "Batı Şeria" uyarısı
Raab, yaptığı yazılı açıklamada, "İngiltere, İsrail'in Batı Şeria'nın bazı kısımlarını ilhaka dönük olası adımlarıyla ilgili haberlerden kaygı duyuyor." ifadesini kullandı.
Bu türden her girişimin barış müzakerelerini yeniden başlatmaya dönük gayretlere zarar vereceğini belirten Raab, böylesi adımların uluslararası hukuka da aykırı olacağını kaydetti.
Raab, "Mevcut durumdaki herhangi bir değişiklik, tarafların müzakereyle vardığı bir anlaşma olmadan yapılamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın sözde barış planı
ABD Başkanı Trump dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.
Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini ifade eden Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.
Planın açıklandığı toplantıya Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Umman'ın Washington büyükelçileri de katılmıştı.
Trump'ın planının, "İsrail'e neredeyse tüm İsrail yerleşimlerini ve Ürdün Vadisi'ni hemen ilhak etme hakkı verdiği" yorumları yapılmıştı.