Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail'in bugün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, saldırılarda 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254 kişinin hayatını kaybettiği, 1165 kişinin de yaralandığı belirtildi.
İsrail ordusu, öğle saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut ile ülkenin doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı.
Bugünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) Lübnan Ofisi, İsrail'in Beyrut ve ötesinde 60'tan fazla noktayı vurduğunu açıkladı.
UNHCR, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, İsrail'in Lübnan'a yaptığı 254 kişinin hayatını kaybettiği saldırılara ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, "İsrail'in şu ana kadarki en büyük saldırı dalgalarından biri Beyrut ve yakınlarında 60'tan fazla noktayı vurdu. Ölü sayısı artıyor. Yıkım devasa boyutta. (Savaşta) bedeli yine siviller ödüyor." ifadelerini kullanıldı.
Sivillerin saldırılarda "hedef olmadığı" ve "korunması gerektiği" vurgulanan açıklamada, Beyrut'ta İsrail saldırılarıyla yıkılan yerler paylaşıldı.
Lübnan hükümeti, İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda bugün 254 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından 1 günlük ulusal yas ilan etti.
Lübnan Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, "Başbakan Nevvaf Selam İsrail saldırılarının hedefi olan, yaralanan ve hayatını kaybeden yüzlerce masum ve silahsız sivil için 9 Nisan 2026 Perşembe gününü ulusal yas ilan etti." ifadesi kullanıldı.
Hükümet binalarının, kamu kurumlarının ve belediyelerin kapalı olacağı belirtilen açıklamada, bayrakların da yarıya indirileceği ve televizyonlardaki yayın akışının yasa göre uyarlanacağı kaydedildi.
Başbakan Selam'ın başta saldırılarda hayatını kaybedenlerin aileleri olmak üzere Lübnan halkına en derin taziyelerini sunduğu açıklamada, yaralılara için acil şifalar dileğinde bulunuldu.
İsrail saldırılarının durdurulması için Lübnan'ın tüm siyasi ve diplomatik çabalarını seferber ederek Arap ülkeleri ve uluslararası çevrelerle temaslarını sürdürdüğüne dikkati çekildi.
İsrail ordusu Lübnan'ın başkenti Beyrut'a şiddetli hava saldırıları düzenledi. Beyrut'ta art arda 9 patlama sesi duyuldu, hedef alınan bölgelerden dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu Lübnan'ın başkenti Beyrut'a şiddetli hava saldırıları düzenledi.
Başkent Beyrut'un merkezi noktaları İsrail ordusu tarafından hedef alındı.
Beyrut'ta art arda 9 patlama sesi duyuldu, hedef alınan bölgelerden dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu akşam saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'a 3 yeni hava saldırısı düzenledi.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre, Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesi hava saldırısına hedef oldu.
Saldırının ardından Beyrut ve çevresinde şiddetli patlama sesleri duyuldu, hedef alınan noktadan dumanların yükseldiği görüldü.
İsrail ordusu saldırıdan önce uyarıda bulunmadı.
Öte yandan, İsrail ordusuna ait insansız hava araçları Beyrut üzerinde alçak uçuş gerçekleştiriyor.
İsrail'in Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor.
Bölgedeki AA muhabirinin aktardığına göre İsrail ordusu Dahiye bölgesine saldırı düzenledi.
Saldırı sonrası şiddetli patlama sesi duyulurken, hedef alınan bölgeden dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut, ülkenin güneyi ve doğusundaki birçok bölgeye eş zamanlı saldırılar düzenledi.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre İsrail uçakları, Lübnan'ın doğusunda yer alan Şemstar beldesinde bir kişinin cenaze törenine katılmak üzere mezarlık yakınında bekleyen sivilleri hedef aldı.
Saldırı sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi.

İsrail ordusu ayrıca Sur kentine bağlı Şebriha beldesinde saldırı tehdidinde bulunduğu bir noktayı da vurdu.
Sur'un Kasimiyye yolunda seyreden 2 motosiklet insansız hava araçları (İHA) ile hedef alındı. Saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti.
Nebatiye vilayetine bağlı Mimis beldesi çevresinde seyir halindeki bir araca İsrail'in İHA ile düzenlediği saldırıda 2 kişinin öldüğü belirtildi.
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa bölgesinde bulunan Meşgara beldesi de İsrail hava saldırısının hedefi oldu.
İsrail'e ait İHA'lar, Kasimiyye ve Bulat beldelerinde iki aracı, Kefr Dunin ve Şehabiyye beldelerinde ise birer motosikleti vurdu. Saldırılarda yaralıların olduğu bildirildi.

Sınıra yakın Kefre ve Mecdel Silm bölgeleri de İsrail topçularınca vuruldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkese Lübnan'ın dahil olmadığını savunmuştu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bölgede gerilimin engellenmesi için uluslararası çabalara rağmen İsrail'in "saldırganlığa devam ettiğini" belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre Avn, Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile beraberindeki heyeti kabul etti.
Görüşmede Lübnan'ın barışçıl çözüm yollarına açık olduğunu belirten Avn, "Lübnan, savaşı durdurmak için Avrupa ve Belçika'nın her türlü desteğini memnuniyetle karşılamaktadır." ifadelerini kullandı.
Avn, ülkesine yönelik saldırılara dikkati çekerek, "İsrail, Beyrut, Cebel-i Lübnan, Bekaa ve güney bölgelerine yönelik vahşi bombardımanını sürdürmekte, sivilleri hedef almakta ve yüzlerce kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olan katliamlar gerçekleştirmektedir." dedi.
İsrail'in saldırılarının sürdüğünü vurgulayan Avn, "Bölgede gerilimi dizginlemeye yönelik uluslararası çabalara rağmen İsrail saldırganlığının devam ettiği görülmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Avn, daha önce açıkladıkları "müzakere girişimi" konusundaki çağrıyı da yineleyerek, şu ifadeleri kullandı:
"Lübnan, askeri gerilimin durması için Lübnan ve İsrail arasında ateşkesin sağlanması konusunda doğrudan müzakerelerin yapılacağı girişime bağlı olmayı sürdürüyor.
Ancak, İsrail saldırılarını sürdürmekte ve karşılık vermeyi reddediyor. Lübnan, silahın devlet elinde olması ve devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında hakim kılınması ilkesine bağlı."
Prevot ise Belçika ve Avrupa Birliği'nin Lübnan'a siyasi ve insani düzeyde gerekli desteği sunmaya hazır olduğunu ifade ederek sosyal, sağlık ve kalkınma alanındaki yardım miktarını iki katına çıkaracaklarını söyledi.
Birleşmiş Milletlerden (BM) yapılan açıklamada, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar kapsamında Tel Aviv yönetiminin Lübnan'a yönelik saldırılarında önemli sivil kayıplara yol açmasının "şiddetle kınandığı" belirtilerek, diplomasi çağrısı yapıldı.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmeleri aktardı.
Haq, "Birleşmiş Milletler, önemli sivil kayıplara yol açan İsrail'in Lübnan genelindeki saldırılarını şiddetle kınıyor. BM, sivil can kayıplarını şiddetle kınıyor." ifadelerine yer verdi.
Bölgedeki çatışmaların birçok can kaybına yol açtığını belirten Haq, elektrik, su, enerji ve ulaşım tesisleri dahil sivil altyapının yıkıcı hasara uğradığını söyledi.
Çözümün müzakere masasında olduğuna işaret eden Haq, tarafları, "diplomatik kanallardan yararlanmaya, düşmanlıkları sona erdirmeye" ve BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının tam olarak uygulanmasına yeniden bağlı kalmaya çağırdı.
ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin aynı zamanda Lübnan ile İsrail arasında "daha fazla can kaybını önlemek için bir fırsat sunduğunu" vurgulayan Haq, "Çatışmanın askeri bir çözümü yok." dedi.
İran'da çatışmalardan zarar görenler için BM ve ortak kurumların harekete geçtiğini aktaran Haq, "Şimdi, mevcut farklılıkları çözmek ve kalıcı bir ateşkes ile çatışmaya uzun vadeli bir çözüm bulmak için görüşmelere başlamanın zamanı." ifadesini kullandı.
Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) Lübnan'daki Acil Durum Koordinatörü Christopher Stokes, İsrail'in Lübnan'ın yoğun bölgelerindeki ayrım gözetmeyen saldırılarının tümüyle kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Stokes, İsrail'in Lübnan'ı hedef alan yoğun saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
ABD ile İran arasında geçici "bölgesel ateşkes" ilanından 10 saatten kısa bir süre sonra İsrail'in, Lübnan genelinde birçok şehir ve kasabaya saldırdığını belirten Stokes, "İsrail güçlerinin Lübnan genelindeki bu büyük ölçekli saldırısı, Beyrut, Saida ve Baalbek şehirleri dahil birçok yeri etkiledi. Birçok hastaneye çok sayıda hasta geldiği bildirildi. Lübnan Sağlığı Bakanlığına göre, yüzlerce kişi öldü ve yaralandı." ifadelerini kullandı.
Stokes, yoğun nüfuslu bölgelere yapılan bu ayrım gözetmeyen saldırıların tümüyle kabul edilemez olduğuna vurgu yaptı.
MSF ekiplerinin, Beyrut'taki Refik Hariri Devlet Hastanesi'ne gelen, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda yaralı hastaya müdahale ettiğinin altını çizen Stokes, hastaların şarapnel yaralanmaları ve ağır kanamalarla geldiğini dile getirdi.
Stokes, "Sivillere yönelik sürekli saldırılar durdurulmalı. Sağlık tesisleri, personel ve hastalar korunmalıdır. İnsanların tekrar tekrar zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve durdurulmalı." değerlendirmesinde bulundu.
Mısır, İsrail'in Lübnan'da yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırılarını kınadı ve söz konusu saldırıların durdurulması için uluslararası toplumun acil müdahalesini talep etti.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Lübnan'da yüzlerce sivilin ölmesine ve yaralanmasına yol açan geniş çaplı hava saldırılarına tepki gösterildi.
İsrail ordusunun Lübnan'ın egemenliğini ve barışını ihlal ederek sivil altyapı ve tesisleri sistematik saldırılarla bombaladığı aktarılan açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik uluslararası hukuk ve normları ihlal eden "acımasız" saldırıları kınandı.
Tel Aviv yönetiminin, ABD ve İran'ın bölgede duyurduğu geçici ateşkesten hemen sonra Lübnan'a yönelik geniş çaplı bu saldırıları başlattığına dikkat çekilen açıklamada, bu saldırıların ateşkes ilanının ardından bölgede ortaya çıkan olumlu diyalog ruhuyla tamamen çelişkili olduğu vurgulandı.
İsrail'in saldırılarıyla bölgesel ve uluslararası tarafların gerilimi düşürme yönünde sarf ettikleri diplomatik çabaları baltalama niyetini ortaya koyduğuna işaret edilen açıklamada, İsrail'in Lübnan'a saldırıları "bölgeyi kapsamlı bir kaosa sürükleyecek yeni bir girişim" olarak nitelendirildi.
Tel Aviv'in Lübnan'a yönelik saldırılarıyla oluşturduğu tehlikeli gerilimin düşürülmesi için "acil" bölgesel ve uluslararası müdahale talebinde bulunulan açıklamada, Mısır'ın Lübnan ile dayanışma içinde olduğu ifade edildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan İranlı bir askeri yetkili, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla ateşkesin ihlal edildiğini belirtti.
İranlı yetkili, "Siyonist rejimin (İsrail) ordusunun Lübnan ve ülkedeki İslami direnişe karşı geçici ateşkesi sürekli ihlal etmesinin ardından İran, işgal altındaki topraklardaki İsrail askeri mevzilerine karşı caydırıcı operasyonlara hazırlanıyor." ifadelerini kullandı.
Ateşkes anlaşmasının bölgedeki tüm cephelerdeki savaşın durdurulmasını kapsadığını hatırlatan yetkili, "Rejimin anlaşmaya rağmen tüm cephelerde devam eden saldırılarının, ABD'nin Netanyahu'yu kontrol edemediğinin ya da Siyonist rejime CENTCOM tarafından hareket özgürlüğü verildiğinin bir işareti olduğu yönündeki görüş Tahran'da güçleniyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan İranlı bir yetkili, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla ateşkesin ihlal edildiğini belirtti.
ABD'nin Lübnan dahil tüm cephelerdeki savaşın durdurulmasını kabul ettiğini söyleyen İranlı yetkili, şunları kaydetti:
“Siyonist rejim (İsrail) buna rağmen sabahtan bu yana ateşkesi açıkça ihlal ederek Lübnan'a karşı acımasız saldırılar düzenledi. İsrail, Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ederek ateşkesi ihlal etmeyi sürdürürse İran, anlaşmadan çekilecektir.”
İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in Lübnan'a yönelik saldırıları derhal durdurmaması halinde, "pişman edici bir karşılık" vereceklerini bildirdi.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu'nun İsrail’in geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılarına ilişkin açıklamasını yayınladı.
İsrail'in ateşkese varılmasının üzerinden birkaç saat geçmeden Beyrut’ta "vahşice bir katliama" başladığına işaret edilen açıklamada, Lübnan’a düzenlenen saldırılar "en şiddetli şekilde" kınandı.
Devrim Muhafızları Ordusu, "Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz." tehdidinde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, PBS kanalının muhabirine telefonla yaptığı açıklamada, ABD-İran ateşkes anlaşmasını değerlendirdi.
Trump, Lübnan'ın anlaşmaya dahil edilip edilmediği yönündeki soruya, "Evet, anlaşmaya dahil edilmediler." yanıtını verdi.
Lübnan'ın neden anlaşma dışında kaldığı sorusu üzerine ABD Başkanı, "Hizbullah yüzünden. Anlaşmaya dahil edilmediler. O mesele de halledilecek. Sorun yok." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Hizbullah'a yönelik saldırılarını onaylayıp onaylamadığıyla ilgili soruyu da cevaplayan Trump, "Bu, anlaşmanın bir parçası, bunu herkes biliyor. Bu ayrı bir çatışma." dedi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkese Lübnan konusunun dahil olmadığını öne sürerek saldırıları sürdüreceklerini söyledi.
Bakan Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD-İran arasında geçici ateşkesin sağlanmasının ardından Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile telefon görüşmesi yaptığını belirtti.
Saar, Alman mevkidaşı Wadephul'a "Lübnan'ın İran toprağı ve ateşkesin bir parçası olmadığını” söylediğini kaydetti.
ABD ve İsrail’in birlikte İran yönetiminin nükleer silah elde etmesini engellemek için kararlılık sergilediğini iddia eden Saar, söz konusu kararlılığın diplomatik çabalara da yansıyacağını aktardı.
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN'a yaptığı açıklamada Bakan Saar, ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkes sürecine şüpheyle yaklaştığını vurguladı.
Saar, "Henüz hiçbir şey bitmiş değil. ABD ve İran'ın pozisyonları arasındaki uçurumun kapatılabileceğini mümkün görmüyorum." dedi.
Ateşkesin sürdürülebilirliğine ilişkin iyimser olmadığını belirten Saar, İran ile mevcut durumun nihai bir sonuca ulaşmaktan uzak olduğunu ifade etti.
İsrail ordusu, Hizbullah'ın Beyrut'un Dahiye bölgesini terk edip yıkımı Lübnan'ın diğer bölgelerine de taşıyacağını ileri sürerek başta başkent Beyrut'un diğer bölgeleri olmak üzere tüm ülkeyi hedef almakla tehdit etti.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Hizbullah'ın Beyrut'un güneyini terk ederek ülkenin diğer bölgelerine yayıldığını ileri sürdü.
Hizbullah mensuplarının Beyrut'un diğer bölgelerinde konumlanmasının yıkımı diğer bölgelere taşıyacağını savunan Adraee, Hizbullah mensuplarına her yerde saldırı düzenleyeceklerini kaydederek Lübnan halkını tehdit etti.
İsrail Ordu Sözcüsü Avihay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Dahiye bölgesi için tehdit açıklaması yaptı.
Adraee, Dahiye'nin Hureyk, Gubeyri, Leyleki, Hades, Burc el-Beracine, Tahivita el-Gadir ve Şiyah mahallelerine saldırıların sürdürüldüğünü belirterek, bölge sakinlerine evlerini terk etme çağrısında bulundu.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı Şebriha beldesinde bir binaya saldırı tehdidinde bulundu.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Şebriha'da bir noktaya saldırı düzenleme tehdidinde bulunan Adraee, belde sakinlerinin yaşadıkları yeri terk etmesini istedi.
Lübnan ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in kara saldırıları başlattığı bölgelere yaklaşılmaması gerektiği vurgulanarak, bunun sivillerin güvenliği açısından hayati önem taşıdığı belirtildi. Aksi durumda, devam eden saldırılar nedeniyle can güvenliğinin tehlikeye girebileceği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, halktan bölgede konuşlu Lübnan askeri birliklerinin talimatlarına uyması ve patlamamış mühimmat ile İsrail saldırılarından kalan şüpheli cisimlere karşı dikkatli olması istendi. Halka, bu tür mühimmat veya şüpheli cisimlerin tespit edilmesi halinde ise en yakın askeri ya da güvenlik birimlerine bildirilmesi çağrısı yapıldı.
İsrail ordusu, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese rağmen Lübnan'a saldırıları sürdürdüğünü açıklayarak, ülkenin güneyini terk etmeleri için bölge sakinlerine yönelik tehdidini yineledi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avihay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Zehrani Nehri'nin güneyinde bulunan Lübnanlılar için uyarı yayımladı.
"Lübnan'daki çatışmalar devam ediyor ve ateşkes Lübnan'ı kapsamıyor." ifadesini kullanan Adraee, bölgeye saldırı düzenlemekle tehdit ederek, halkın Zehrani Nehri'nin kuzeyine gitmesini istedi.
Adraee, güneyde kalanların ya da kuzeyden güneye doğru hareket edenlerin hayatlarını tehlikeye atacağı tehdidinde bulundu.
Öte yandan ABD-İran arasındaki geçici ateşkes ilan edilmesinin ardından, İsrail saldırıları nedeniyle güneyden göç etmek zorunda kanan bazı aileler evlerine dönmeye başladı.
Lübnan ordusu ise bölgedeki gelişmeler ve ateşkes ihtimaline ilişkin haberlerin artması üzerine, İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen sivillere güneydeki köy ve beldelere dönüşte acele etmemeleri uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope, İsrail'in saldırdığı Lübnan'da son haftalarda 1,2 milyon kişinin yerinden edildiğini bildirdi.
Pope, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
Lübnan'daki devam eden saldırıların "son derece endişe verici" olduğunu belirten Pope, "Son haftalarda 1,2 milyon insan yerinden edildi ve bunların çoğu çocuk." ifadesini kullandı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, "İran ile ABD ve müttefikleri" arasındaki 2 haftalık ateşkesin, Lübnan ve diğer bölgeleri de kapsadığına dikkati çekmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise duyurulan 2 haftalık ateşkesi desteklediklerini ancak bunun Lübnan'ı kapsamadığını savunmuştu.
İsrail Ordu Sözcüsü Nadav Shoshani, Beyrut'a 10 dakika içinde eş zamanlı olarak birden fazla bölgede 100 saldırı gerçekleştirilmesinin ardından çevrimiçi basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Bir gazetecinin, "İsrail ordusu, Beyrut, doğuda Bekaa ve ülkenin güney bölgelerinde sivillere herhangi bir doğrudan uyarıda bulundu mu?" sorusunu yanıtlamaktan kaçınan Shoshani, "farklı hedefler için farklı yöntemler belirlediklerini, bazı durumlarda sürpriz unsuruna başvurduklarını" dile getirerek "uluslararası hukuka uygun hareket ettiklerini" ileri sürdü.
Shoshani, İran ile geçici ateşkesle ilgili orduyu saldırılara itecek kritik sınır çizgisinin nerede başladığı sorusuna, "Bir ordu olarak, doğal olarak siyasi liderliğimizden aldığımız direktifleri takip ederiz. Bu tür konularda kararları onlar verir." yanıtını verdi.
Farklı senaryolar için farklı planları olduğunu belirten Shoshani, "amaçlarının Hizbullah'ı püskürtmek ve kapasitesini zayıflatmaya devam etmek" olduğunu iddia etti.
Shoshani, "İran konusunda (geçici ateşkes) kesin bir sonuca varmak için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Lübnan’da da büyük başarılarımız oldu." iddiasında bulundu.
İran konusunda "savunma moduna geçtiklerini" dile getiren Shohsani, "siyasi iradeden gelen emirler doğrultusunda İran'a ilişkin ateşi kestiklerini, gelecek tehditlere karşı savunma kapasitelerinin hazır olduğunu" söyledi.
İsrail'de orduya bağlı iç cephe komutanlığının halka yönelik yaptığı güvenlik uyarılarında ve kısıtlamalarında henüz bir değişiklik yapılmadığını paylaşan İsrail Ordu Sözcüsü, yapılacak güvenlik değerlendirmelerinin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşacağını belirtti.
Öte yandan, İsrail Havalimanları İdaresi Sözcüsü Liza Dvir, AA muhabirine İsrail'in dünyaya açılan kapısı Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nda da henüz herhangi bir değişikliğe gidilmediğini aktardı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkesin ardından Lübnan'da Hizbullah'a sürekli saldırmaya devam edeceklerini belirtti.
İsrail ordusu, kısa bir süre önce Lübnan'da 10 dakika içerisinde 100 noktaya düzenlediği saldırıları Zamir'in kurmay kadrosuyla takip ettiğine ilişkin fotoğrafları yayımladı.
Açıklamaya göre, Zamir burada yaptığı konuşmada, her türlü fırsatı değerlendirerek Hizbullah'a sürekli saldırmaya devam edeceklerini ifade etti.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail ordusunun Lübnan genelinde düzenlediği şiddetli saldırıların ardından Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'a suikast tehdidinde bulundu.
Katz, yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan genelinde karargahlarda bulunan Hizbullah mensuplarını hedef aldığını ileri sürdü.
Hizbullah Genel Sekreteri Kasım'ı daha önce uyardıklarını söyleyen Katz, "Sırası gelecek" diyerek suikast tehdidinde bulundu.
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında 1530 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
Lübnan hükümeti de ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
