25 Ocak 2018•Güncelleme: 25 Ocak 2018
İSTANBUL
Mısır'da Abdülfettah Sisi tarafından gerçekleştirilen askeri darbeden sonra yurt dışına sürgün edilen Devrimin Yarını Partisi Lideri Dr. Eymen Nur, Mısır'da yarım kalmış devrime rağmen umutsuz olmadıklarını belirterek, "Her geçen gün daha da umutlanıyoruz. Mısır'da kötü gidişatı değiştirmenin tek yolu yarım kalan devrimi tamamlamak. Başka yol yok." dedi.
Hüsnü Mübarek'e 2005 yılında rakip olarak cumhurbaşkanlığı seçimlerine giren tek aday olan ve kurduğu "Mısır'da Devrimin Yarını Partisi" ile tüm muhalifleri tek çatı altında toplamaya çalışan Nur, yarım kalan darbeyi, muhalif Mısır diasporasını ve bundan sonraki hedeflerini AA'ya değerlendirdi.
Eymen Nur, Hüsnü Mübarek'in devrilmesinden sonra darbe sürecinin başladığını ve adım adım uygulamaya geçildiğini söyledi.
Mübarek'in yönetimi Yüksek Askeri Konsey'e bırakmasından sonra darbe zeminin hazırlandığını söyleyen Nur, ''Mübarek, yönetimi askerlere bıraktığında darbenin temelleri atılmaya başlandı. Ve bu süreç 3 Temmuz 2013'te General Abdülfettah Sisi'nin yönetime el koymasına kadar sürdü. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail gibi bazı kesimlerin bölgesel planları, devrimin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oldu. Devrimin öncülerini karalamak ve bu uyanışı yok etmek amacıyla Mısır'ı bu sürece sürüklediler. Tüm bu olumsuzlukların gölgesinde devrim sonlandı. Ancak bu ilk dalgaydı. İkinci dalga gelecekti.''
"Mübarek despottu ama Sisi ondan daha çok despot"
Dr. Eymen Nur, Mısır'da yarım kalmış devrime rağmen umutsuz olmadıklarını, her geçen gün daha da umutlandıklarını ve bu umut doğrultusunda güçlendiklerini ifade etti.
Mısır'da kötü gidişatı değiştirmenin tek yolunun yarım kalan devrimi tamamlamak olduğunu dile getiren Nur, "Önümüzde devrimden başka yol yok. Demokratik mekanizmalar önündeki değişim, kapılarının kapalı tutulması, devrim kapılarının açılmasına yol açıyor. Mübarek, aday olduğum 2005 seçimlerinde hile yapmasaydı rakiplerini gözaltına almasaydı belki de yönetimde daha fazla süre kalabilecekti. Mübarek despottu ama Sisi ondan daha çok despot. Mübarek'in çevresindeki rejimin sahip olduğu siyasi zeka, devrim fikrini erteliyordu. Bu rejim, reformcular dahil tüm vatandaşların bir şeylerin farkına varmaması elinden geleni yapıyor. Tüm kapıları kapatıyor. Mısır'daki kötü giden sürecin sonlanması için devrimden başka yol yok.''
"Sağcı, solcu, İslamcı ayırımı yapmadan birlik olmalıyız"
Diasporada bulunan Mısırlıların sağcı, solcu, İslamcı, liberal ayırımı yapmadan ulusal bir birlik oluşturması önerisinde bulunan Nur, şu değerlendirmede bulundu:
''Ben liberal akımın bir temsilcisi olarak, ulusal topluluklar yeniden kurulmadan Mısır'daki siyasi durumun düzelmeyeceğini ve bu yönde bir umudun olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ulusal toplulukta sağcı, solcu, İslamcı, liberal tüm kesimler temsil ediliyor. Ülkedeki siyasi durumların düzelmesi için bu gerekli. Partisel ve ideolojik kalıpları aşan ortak bir dil gerekli. Mısır'ın içinde bulunduğu tehlike, tarih boyunca yaşananlardan daha kötü. Tehlikenin boyutu, tüm siyasi kesimleri bir araya getiren bir formül geliştirilmesini gerektiriyor. Bu şekilde askeri rejimin siyasi güçlerle arasındaki kestiği güven köprüleri oluşturulabilir."
"Seçimleri boykot edecek miyiz, katılacak mıyız, katılmak siyasi meşruiyeti tanımak anlamına mı geliyor, yoksa rejimle mücadele mi oluyor?" soruları etrafında meydana gelen tartışmaların cephenin çalışmalarının meyvesini vermesinde gecikmeye neden olduğunu ifade eden Nur, "İki yıldan fazla süredir ulusalcılar, bağımsızlar, akademisyenler, İstanbul'dakiler, İstanbul dışındakiler, Mısır'dakiler ve tüm dünyadaki muhalifler olarak böyle bir cephe oluşması için çalışıyoruz. Tüm siyasi kesimlerin yaşadığı kutuplaşmanın olduğu bir dönemde bunun gibi bir cephe oluşturmak, uzun zaman isteyen zor bir mesele. Meyvelerini seçimlerden ya da sözde seçimlerden sonra verecek.'' dedi.
Eş-Şark İstanbul'dan Mısır halkına sesleniyor
Dr. Eymen Nur, İstanbul'daki Eş-Şark stüdyolarında hazırlanan programları Avrupa üzerinden yayınladıkları bilgisini paylaşarak, Eş-Şark televizyon kanalının Mısır'da Arap kanalları içinde en yaygın ve etkili kanal olduğu söyledi.
Eş-Şark ve benzeri muhalif televizyon kanallarının kısa sürede Mısır kamuoyunda kendine büyük yer edindiğini aktaran Nur, çalışmaları hakkında şu bilgileri paylaştı:
''Buna belki de kanalın din, mezhep, siyaset ve ideoloji eksenli ifadeleri aşması yardımcı oldu. Çünkü biz kelimenin tam anlamıyla tüm dini, partisel, siyasi kesimleriyle bütün Mısırlılara sesleniyoruz. Bunda etkili olan en önemli sebep ülke de medyanın önünün kapatılması oldu. Ülkedeki tüm medya şu an tek bir dilden konuşuyor. Çünkü Sisi, hepsini tekeline aldı. Sisi, geçen aylarda istihbarat aracılığıyla milyar dolarlarla Mısır'daki çoğu kanalı satın aldı. Bu durum da tek bir dil ortaya çıkmasına neden oldu. Mısır halkı gibi özgürlüğü seven halklar, tek taraflı söylemlere ve her kanalda yer alan tekrar haberlere tahammül edemez. Bu noktada Eş-Şark, orta yollu, ılımlı, dengeli bir kanal olarak, Mısır kamuoyunun sesi oldu.
Biz Türkiye'de program üretip, Avrupa'da yayınlıyoruz. Türkiye'de olmamızdan istifade ediyoruz. Türkiye büyük ve özgür bir ülke. Haklara saygı duyuyor. Arap devrimleri karşısındaki tutumu da yüce ruhlu. Bunu kesinlikle unutamayız. İstanbul'da basın ve televizyon alanında üretim için uygun bir ortam var. Buradaki siyasi ortam ve atmosferden de istifade ettik. Kimse bize müdahale etmedi. Türk yönetimine teşekkür ediyoruz.
Muhabir: Gülsüm İncekaya-Muhammed Shekh Yusuf