LÜBNAN
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNCHR) özel temsilcisi Angelina Jolie'nin, Lübnan'nın Bekaa bölgesindeki Zahle şehrinde bulunan, Suriyeli sığınmacıların yaşadığı Dabagha kampında ziyaret ettiği "yetimlere" AA ulaştı.
Yaklaşık 500 Suriyeli sığınmacının, zor şartlarda hayat mücadelesi verdiği Dabagha'da, Jolie'nin, "yetimler çadırı" olarak bilinen 9 metrekarelik çadırlarında ziyaret edip beraber yemek yediği, yaşları 9 ila 18 arasında değişen 5 yetim, ülkelerindeki iç savaşta, önce annelerini sonra da babalarını kaybetti. Savaşın kimsesiz bıraktığı çocuklar, Suriye'nin İdlip kırsalındaki köylerini bırakıp, Zahle'ye sığınmak zorunda kaldı.
AA muhabirine yaşadıklarını anlatan yetimlerden 10 yaşındaki Hala, annesinin ölümüne ağabeyi Kamil ile şahit olduklarını söyleyerek, "Abim Kamil ve ben sokaktaydık. Evimiz bombalandı ve annem içeride can verdi. O anı unutamıyorum. Annemin çığlıklarını hatırlıyorum. Abim, aklını kaybetti. Şimdi hiçbir şey hatırlamıyor. Ona ben bakıyorum" dedi.
Suriye'deyken dördüncü sınıfa kadar okuduğunu söyleyen Hala, kampta okul olduğu halde gidemeyeceğini, çünkü ağabeyinin onun bakımına muhtaç olduğunu belirterek, "Ben okula gidersem Kamil'e kimse bakamaz. Okul falan umrumda değil. Abim iyi olsun yeter" diye konuştu.
Annesinin öldürülmesiyle "büyük bir şok" yaşadığını ifade eden küçük kız, "Bir yıldan uzun bir süre hiç kimseyle konuşmadım. Burada yeni bir hayata başladık. Kendimi hayata dönmüş hissediyorum" ifadesini kullandı
- "Jolie'ye bir konuda kızgınım!"
BM Özel Temsilcisi Jolie'nin kendilerini çadırlarında ziyaret ettiğini ve beraber yemek yediklerini aktaran Hala, "Gerçekten çok güzel bir kadın. Ama ona bir konuda kızgınım! Burada benimle birçok fotoğraf çektirdi. Bana bir tane bile göndermedi" diyerek Jolie'ye sitemlerini iletti.
Yetimlerden 16 yaşındaki Ahmet'in 5 ay önce kardeşlerine "annelik" yapsın diye evlendiği, yine kampta yaşayan 16 yaşındaki Fatıma ise yaşadıklarını şöyle aktardı:
"Suriye'de okula gidiyordum. Hayalim öğretmen olmaktı. Savaş başlayınca tüm hayallerimden vazgeçtim. Şartlar böyle olmasa bu yaşta evlenmezdim. Önce öğretmen olur sonra evlenirdim. Ağabeyim evlenmek isteyince, çadırda yer açılması için benim gitmem gerekiyordu. Ben de Ahmet'le evlendim. Hem zaten bu çocukları çok seviyordum. Onların annesi oldum. Onlara başlarına gelenleri unutturmaya çalışıyorum. Kocam Ahmet de bizim için çalışıyor. Hurda toplayarak kazandığı parayla bize bakıyor. Altı kişilik bir aileyiz."
- "Keşke annemiz hayatta olsaydı"
Ailenin ikizleri Murhaf (9) ve Rehaf (9) ise Fatıma'nın kendilerine "anneleri gibi" baktığını dile getirerek, yaşadıkları anne özlemini şöyle ifade ettiler:
"Fatıma'yı seviyoruz. Ama keşke annemiz hayatta olsaydı. Keşke kollarında uyuyabiliyor olsaydık. Bize güzel şeyler, oyuncaklar alsaydı. Büyüyünce, Suriye'deki köyümüzde evimizi yeniden yapacağız. Annemizi hatırlamak için..."
Annesinin ölümüne şahit olduğu için "aklını kaçırdığı" söylenen Kamil ise, Suriye'den ne hatırladığı sorulunca, sadece "Hiçbir şey, hiçbir şey" diyebiliyor.