ANKARA
İtalya Başbakanı Enrico Letta, Mısır'daki durumu endişeyle izlediklerini belirtti.
İtalya'ya resmi ziyarette bulunan Libya Başbakanı Ali Zeydan, sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından kabul edildikten sonra öğlen saatlerinde de İtalyan mevkidaşı Enrico Letta ile başbakanlık sarayı Chigi'de bir araya geldi. İkilinin görüşmesi yaklaşık 2 saat sürerken, görüşmede, enerji başta olmak üzere ekonomi, ticaret, sınır güvenliği, göçmen sorunu ve Libyalı polislerin İtalyan polisler tarafından eğitilmesi gibi konular ele alındı. İki lider, gazetecilerin Mısır'daki duruma ilişkin sorularına da cevap verdi.
İtalya Başbakanı Letta, Mısır'ın başkenti Kahire'deki durumu endişeyle izlediklerinin altını çizerek, "Mısır halkının göstermiş olduğu yüksek kararlılığın, onları bir an önce sonuca götürebileceğine inanıyoruz. Umarım Mısır'daki bu geçiş dönemi şiddetsiz, kan akmadan, en hızlı şekilde sonuçlanır" diye konuştu.
Libya Başbakanı Zeydan da, "Mısır, bizim için çok önemli bir ülke, bir komşu, bir kardeş. Siyasi karar, Mısır halkının kararı. Biz de onları destekleriz. Mısır için istikrar ümit ediyoruz" dedi. Bir başka soru üzerine Zeydan, siyasi analist olmadığını, bir başbakan olduğunu belirterek, "Libya öyle bir ülke ki başka ülkelerin içişlerine karışmaz" yanıtını verdi.
Yaşananlar demokratikleşme sürecine darbe
Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande da Tunus Cumhurbaşkanı Muhammed el-Munsif el-Marzuki ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Mısır'da yaşananların demokratikleşme sürecine vurulmuş bir darbe olduğunu ve bu sürecin yeniden başlaması gerektiğini ifade etti.
Marzuki de "Mısır'daki senaryonun Tunus'ta yaşanmasının imkansız olduğunu" savunarak, "Tunus ordusu cumhuriyetçi bir kurumdur ve hiçbir zaman siyasete karışmamıştır" dedi.
Ordunun siyasete müdahale etmesini doğru bulmadığını ifade eden Marzuki, Mursi ve gözaltına alınan Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderlerinin serbest bırakılması çağrısı yaptı.
"Yeni bir fırsat"
Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Alman Hristiyan Demokrat Elmar Brok da Mısır'da ordunun yönetime el koymasıyla gelişen süreci, "yeni bir fırsat" olarak gördüğünü belirtti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'e yakın bir isim olan Brok, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Mısır'da demokrasi için yakalanan bu "ikinci şansa destek vermesini" istedi.
Brok, "Mısır ordusunun sözüne bağlı kalarak mümkün olduğunca kısa sürede demokratik dönüşümü kolaylaştırması ve demokratik süreci tamir etmesi önemlidir. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın geçici cumhurbaşkanı olarak atanması ve yeni cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri taahhüdü, Mısırlılara ülkelerinde gerçek demokrasi kurmaları ve herkesin yararına olacak şekilde acil ihtiyaç duyulan ekonomik ve sosyal kalkınma için önemli bir yeni fırsat sunmaktadır" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin bir yıllık görevinde tek bir vaadini bile yerine getiremediğini savunan Brok, "Mısır halkı için bu yeni fırsat hızla serbest ve özgür demokratik seçimleri getirmelidir. Yeni hükümet toplumun her kesimini kapsamalıdır. Acil sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesi gereklidir. AB en kısa sürede yardım önermelidir" dedi.
"Bir an önce demokrasiye geri dönülmesini bekliyoruz"
İsviçre, Mısır'daki bütün tarafları krize siyasi bir çözüm bulmaya ve şiddetin daha fazla artmasını önlemeye çağırdı.
İsviçre Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Mısır'da demokrasiye bir an önce geri dönülmesinin beklendiği ifade edildi.
Bakanlığın olayları yakından izlediği belirtilen açıklamada, "Mısır'daki bütün tarafları krize siyasi bir çözüm bulmaya ve şiddetin daha fazla artmasını önlemeye çağırıyoruz" denildi.
İsviçre'nin Mısır anayasasının askıya alındığı ve Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin Mısır silahlı kuvvetleri tarafından görevinden alındığı yönündeki açıklamaları kaygıyla karşıladığı bildirilen açıklamada, "İsviçre, Mısır'da bütün sosyal güçlerin yer aldığı ve temel insan haklarına saygı gösterildiği bir demokrasiye hızlı bir şekilde dönüldüğünü görmeyi beklemektedir" ifadesine yer verildi.
İsviçre'nin Mısır'daki siyasi kutuplaşmaya barışçıl bir çözüm bulunacağını umduğuna da işaret edilen açıklamada, İsviçre vatandaşlarına Mısır'daki turistik merkezlere gitmemeleri yönünde seyahat uyarısında da bulunuldu.
"Mısır'da meşruiyeti tek bir kişi temsil ediyor o da Mursi'dir"
Tunus'ta iktidardaki koalisyonun en büyük ortağı Nahda Hareketi Partisi, Mısır'da ordunun yönetime el koymasını "meşruiyete karşı yapılmış açık bir darbe" olarak nitelendirdi.
Partinin genel başkanı Raşid el-Gannuşi'nin imzasıyla yapılan açıklamada, "Nahda Hareketi Partisi, Mısır tarihinde ilk defa demokratik seçimlerle iş başına gelmiş Muhammed Mursi yönetimine ve dolayısıyla meşruiyete yapılmış bu darbeyi kınamaktadır. Mısır'da meşruiyeti tek bir kişi temsil etmektedir, o da Mursi'dir" denildi.
Darbeyle Mısır halkının ikiye bölündüğü ve parçalanmışlığın derinleştirildiği savunulan açıklamada,"Bazı medya kuruluşlarının ekranının karartılması ve dini liderlerin darbeye destek vermesini kınıyoruz, Müslüman Kardeşler'den gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz" ifadesine yer verildi.
Ürdün'deki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) Genel Sekreteri Hamza Mansur da Mısır'da ordunun yönetime el koymasının Mursi'nin göreve geldiği ilk günde planlandığını ileri sürdü.
AA muhabirine açıklama yapan Mansur, "Askeri darbe, bazı taraflarca Mursi'nin göreve geldiği 30 Haziran'da planlanmış ve şartların olgunlaşması beklenmişti. Darbeyi yapanlar, Siyonizmin çıkarlarına hizmet etmek için yönetimin ABD yörüngesinde kalmasını hedeflediler" diye konuştu.
İhvan'ın Mısır'da başarısız bir yönetim sergilediğine dair söylemleri doğru bulmadığını ifade eden Mansur, "Mısır halkı, demokrasinin uygulanabilirliğine dair bir öz eleştiri yapmalı. Ülke şu anda bir yol ayrımında. Halkın, devrimin darbeciler tarafından çalınmasına izin vermeyeceğine dair ümidimiz var" dedi.
Krizi daha da derinleştirir
Fas'ta iktidarın büyük ortağı olan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Baha da Rabat'ta düzenlediği basın toplantısında, "Mursi iş başında olduğu dönemde ülke idaresinde bazı hatalar işlemiş olabilir ancak bu, hiç bir şekilde meşruiyete darbe indirmenin gerekçesi olamaz" dedi.
Baha, Mısır'da taraflar arasında uzlaşma yerine kutuplaşma yaşanmasının ülkenin içinde bulunduğu kriz ortamını daha da derinleştireceğine dikkati çekti.
Fas Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da Mısır'da ulusal birliğin korunması ve halkın meşru isteklerinin karşılanması çağrısı yapılmıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
