11 Nisan 2019•Güncelleme: 11 Nisan 2019

Birleşmiş Milletler (BM) Sudan'da İnsan Haklarını Takip Uzmanı Aristide Nononsi, BM Barışçıl Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Özel Raportörü Nyaletsossi Clement Voule ve BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye'nin de aralarında bulunduğu BM Özel Raportörleri Sudan'daki duruma ilişkin ortak açıklama yaptı.
"Darbe" ifadesinin kullanılmadığı açıklamada, BM Özel Raportörleri Sudan'da barışçıl gösterilere karşı aşırı güç kullanımı kınadı. BM Raportörleri, ülkede "askeri bir konseyin" kurulduğuna dair haberler geldiğini, yetkililerin halkın meşru taleplerine kulak vermesi gerektiğini belirtti.
Özel Raportör Voule, "Yetkilileri olağanüstü hali kaldırmaya davet ediyorum." ifadesini kullanırken, BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü Kaye de Sudan'daki kriz anında halkın ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğünü haklarının güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi.
BM Sudan'da İnsan Haklarını Takip Uzmanı Aristide Nononsi "Devlet makamlarını, en öncelikli sorumlulukları olan sivilleri korumak için gereğini yerine getirmeye çağırıyorum. Sudan ordusunu ve güvenlik güçlerini de çok güçlü şekilde, şiddetin artmasını önlemek için en üst seviyede tedbir almaya ve Sudan halkının anayasal haklarının korunması için acil önlemler almaya davet ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere
İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Sudan'ın vatandaşlarının bir süredir değişim çağrısı yaptığını ifade ederek, "Ancak bu gerçek bir değişim olmalı. 2 yıl ülkeyi yönetecek bir askeri konsey buna bir yanıt değil." ifadesini kullandı.
Kapsayıcı bir sivil liderliğe hızlı bir şekilde geçilmesine ihtiyaç olduğunu kaydeden Hunt, ayrıca daha fazla şiddetin yaşanmasının da önüne geçilmesini istedi.
Afrika Birliği
Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed de yaptığı yazılı açıklamada, Sudan'da anayasanın askıya alınması, meclisin dağıtılması, iki yıllık geçiş hükümetinin kurulması ve Ömer el-Beşir'in tutuklanması gibi gelişmelerin yakından izlendiğini bildirdi.
"Afrika Birliği'nin görüşü, Sudan'ın karşılaştığı zorluklara uygun cevabın ordunun yönetimi devralması olmadığıdır." değerlendirmesinde bulunan Muhammed, anayasaya aykırı şekilde yapılan iktidar değişimlerini kınayan ve birlik tarafından 2000'de kabul edilen Lome Deklarasyonu'nu hatırlattı.
Muhammed ayrıca Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi'nin hızlı şekilde toplanarak durumu ele alıp uygun kararları alacağını belirtti.
Askeri darbelere açık şekilde karşı çıkılan Lome Deklarasyonu'nda, darbelerin yaşandığı ülkelerde sivil yönetim tesis edilene kadar üyeliğin askıya alınacağına vurgu yapılıyor.
İran
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi ise Sudan'daki gelişmelerle ilgili prensip olarak başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediklerini ve Sudan'da yaşananların da bu ülkenin iç işleriyle ilgili olduğunu ifade etti.
Kasımi, şunları kaydetti:
"Sudan'daki tüm tarafların sükunet içinde huzuru korumasını ve barışçıl yöntemleri takip etmesini ümit ediyoruz. Talepler müzakere ve diyalog siyasetiyle dile getirilmelidir. Bu ülkede, kısa sürede istikrar, huzur ve güvenlik ortamına şahit olmayı temenni ederim."
Mısır
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise "Mısır, uluslararası toplumu Sudan halkının seçimlerini ve bu kritik tarihi aşamada üzerinde uzlaşı sağlanacak seçenekleri desteklemeye çağırıyor." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, kardeş ve dost ülkelere de Sudan'ı desteklemeleri ve daha iyi bir gelecek için barışçıl geçişi gerçekleştirmesine yardımcı olmaları çağrısında bulunuldu.
"Sudan halkının ve ulusal ordusunun bu kritik aşamayı ve sorunları aşabilme gücüne güvenimiz tamdır." ifadesine yer verilen açıklamada, Mısır'ın iki ülke halkı arasındaki derin bağları, iki kardeş halkı bir araya getiren yol ve kader birliği ışığında muhafaza etmekte kararlı olduğu kaydedildi.
Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, bugün yaptığı açıklamada, Sudan Yüksek Askeri Konseyinin yönetime el koyduğunu ve Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in tutuklandığını duyurmuştu.
Anayasanın askıya alındığını, Başbakanlık, Meclis ve eyalet yönetimlerinin de feshedildiğini belirten Avf, 2 yıllık bir geçiş döneminin başladığını kaydetmişti.
Avf, ülkede 3 aylık olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini de bildirmişti.