13 Kasım 2017•Güncelleme: 13 Kasım 2017
İSTANBUL - Gülsüm İncekaya
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ayhan, Suudi Arabistan'ın kurulduğu günden bu yana ilk defa bu çapta bir iktidar krizi yaşadığını belirtti.
Riyad yönetiminin yolsuzluk komisyonu kurduktan bir gün sonra bazı bakanları, prensleri ve yüksek bürokratları gözaltına almasıyla başlayan operasyonu AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr. Ayhan, Suudi Arabistan iktidarında yaşanan tasfiyelerin hem yurt içinde hem de çevre ülkelerde tepki doğuracağını kaydetti.
Ayhan, operasyonların bunlarla sınırlı kalmayacağına değinerek, ''Bu olaylar Suudi Arabistan ve iktidarı içerisinde muazzam bir deprem etkisi yaratacak, muazzam kırılmaları da beraberinde getirecek. Üstelik bu Orta Doğu coğrafyasında da büyük bir kargaşaya neden olacaktır.'' diye konuştu.
Suudi Arabistan’ın bu operasyonlar sonrasında köklü ve geniş çaplı değişiklere gidebileceğini söyleyen Ayhan, ''Ilımlı İslam’a dönüş, Selefilikten kopuş olarak nitelendirilebilir. Tam olarak ifade edilmese de Suudi Arabistan uluslararası sistemle barışık bir yapıya doğru gitmeye çalışıyor.'' ifadesini kullandı.
''Orta Doğu’da yeni süreç''
Son gelişmelerin sadece Suudi Arabistan’ın iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Ayhan, olayların aynı zamanda bölgesel ve küresel yansımaları açısından da analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Ayhan, Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin istifa kararının, Yemen’den Riyad’a düzenlenen balistik füze saldırısının gerçekleştiği günlerde eş zamanlı olarak Suudi Arabistan’da düzenlenen ''yolsuzluk'' operasyonunun Orta Doğu’da yeni bir sürecin başladığının göstergesi olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’da yaşanan operasyona ABD ve İsrail’in destekler nitelikte tavır takındığına dikkati çeken Ayhan, şunları söyledi:
''ABD Başkanı Trump sosyal medya üzerinden Suudi Arabistan’da gelişen olayların arkasında olduğunu, desteklediğini açıkladı. O sırada Londra’da bulunan İsrail Başbakanı da aynı şekilde bölgede bir İran tehlikesi olduğunu, dolayısıyla hem Lübnan’da hem bölgede meydana gelen gelişmelerin İran’ın bir fetih durumuyla izah edilmesi gerektiğini ve buna karşı yeni bir karşı çıkışın ortaya konulması gerektiğini ifade etti.”
''Monarşide büyük değişiklik''
Suudi Arabistan’da iç dinamikler ve aile dinamikleri itibarıyla bir monarşinin, bir sistemin el değiştirdiği tartışması yaşandığını anlatan Ayhan, iktidarın kardeşten kardeşe değil, babadan oğula geçtiği bir dönemin başladığını hatırlattı.
Ayhan, artık torunların iktidara geldiği yeni bir yönetimin ortaya çıktığını belirterek, ''Yeni yönetim 32 yaşında genç bir lider Muhammed Salman’ın iktidarıyla şekillenmeye başlıyor. Her ne kadar şu anda doğrudan kraliyet unvanını üzerine almamış olsa bile yetkileri elinde bulunduruyor ve bu yetkileri hızlı bir şekilde genişlettiğini görmekteyiz. Nitekim Muhammed bin Salman mayıs ayında yaptığı açıklamalarda ülke içinde ister prens olsun ister yönetimle iş yapan iş adamları olsun, herhangi bir suça iştirak ettikleri takdirde bunların hukuktan üstün olmadığını söylemişti. Bu açıkça bir cephe almaydı, iktidar içerisindeki rakiplerine karşı.'' şeklinde konuştu.
Yaşanan tasfiye sürecinin Suudi Arabistan’da ilk kez gerçekleşen olaylar olduğunu belirten Ayhan, bu operasyonların sürmesinin beklendiğini de aktardı.