PARİS - RAHMİ GÜNDÜZ
Fransa’da mizah dergisi Charlie Hebdo'ya dün yapılan ve 12 kişinin ölümüne yol açan terör saldırısı ve başkentte güvenlik güçlerine yönelik saldırı, uzun zamandır yetkililerin yaptığı uyarıları bir anlamda haklı çıkardı.
Fransa’nın başta Libya’ya yönelik müdahalesi, ardından Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde radikal gruplara yönelik askeri operasyonları, Irak’ta terör örgütü IŞİD'e yönelik hava operasyonlarına katılması gibi gelişmeler Fransız yetkilileri tarafından "ülkenin terör örgütlerinin hedefi olabileceği" yolunda sürekli uyarılar yapmasına yol açmıştı.
Başta İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, terörle mücadele savcısı Marc Trevidic ve istihbarat birimleri yöneticileri, yaptıkları uyarılarda, başta başkent Paris olmak üzere ülkedeki turistik ve stratejik yerlerin teröristlerin hedefi olabileceği uyarılarında bulunmuştu.
Güvenlik önlemini arttıran Fransa, ilk olarak El Kaide örgütüne yakınlığı ile tanınan Muhammed Merah isimli teröristin 2012 yılında yedi kişiyi öldürmesi ile sarsıldı. Merah, olaydan sonra düzenlenen operasyonda ölü ele geçirildi. Geçen yıl Belçika’da dört kişinin öldüğü sinagog saldırısının zanlısının Marsilya’da yakalanması, Fransa’nın terörün hedefi olduğuna yönelik haberleri medya organlarında manşetlere taşımıştı.
Fransa’nın Afrika'da terörle mücadelesi
Fransız istihbarat servislerine göre, son yıllarda Kuzey Afrika ve kıtanın diğer birçok bölümünde askeri varlığını artıran ve bu ülkelerde radikal gruplarla savaşan yönetimlere askeri destek veren Fransa, uzun bir süredir terör saldırılarının potansiyel hedefi olarak görülüyordu. Fransa, Afrika’da son olarak askeri birliklerinin savaş konseptini "terörle mücadele" olarak değiştirmiş ve bu kıtada bulundurduğu askeri üslerde yeni bir düzenlemeye gitmişti.
Fransız ordusu, son olarak geçen yılın ekim ayında Afrika'da terör örgütü El Kaide ile daha iyi mücadele edebilmek için Nijer'in kuzeyinde bir askeri üs kurdu. Libya'nın güneyine yakın bir yerde oluşturulan askeri üs, terörle mücadele alanında faaliyet göstermek üzere hazırlandı.
Fransa'nın Afrika'da Mali, Çad, Nijer, Burkina Faso'da 3 bin askeri bulunuyor. Fransa'nın daha çok askeri lojistik araç ve gereç ile mühimmat bulundurduğu Gabon ve Senegal'de ise bin askeri görev yapıyor.
IŞİD’e karşı Irak’ta mücadelede
Fransa’nın Irak’ta IŞİD’e yönelik operasyonlara destek vermesi de bu terör örgütünün ağır tehditlerine hedef olmasına yol açtı. IŞİD’e bağlı bir grubun geçen yıl Cezayir’de bir Fransız turistin başını keserek infaz etmesi Fransa'yı derinden sarstı.
Suriye ve Irak’ta IŞİD saflarında çarpışan Avrupalı gençlerin önemli bir kısmını Fransa’dan gidenlerin oluşturması da Fransız makamlarını alarma geçirdi. Fransa'da bu kişilerin savaşlara gitmesinin engellenmesi için geçen yıl ardı ardına iki yasa çıkartıldı.
Fransız vatandaşı olup Irak ve Suriye’ye IŞİD saflarında savaşmak üzere gidenlerin 3 yıl hapis cezası ve 45 bin avro para cezasına çarptırılması gibi caydırıcı önlemler içeren yasanın ardından geçen yılın sonunda yine bu ülkelere giden gençlerin ülke dışına çıkmalarının engellenmesi için ikinci bir yasa çıkartıldı.
İsrail-Filistin gerginliği
Ortadoğu’da İsrail ve Filistin arasındaki gerginliğin artması, Avrupa’da en çok Müslüman ve Yahudinin yaşadığı ülke olarak bilinen Fransa’da bu iki toplum arasındaki gerginliğin artmasına yol açtı. İsrail’in Gazze’ye yönelik yaz aylarında yaptığı saldırıların ardından Paris, Filistin yanlısı ve İsrail yanlısı gösterilere sahne oldu.
Fransa’da düzenlenen son kamuoyu araştırmaları, hem Müslümanlara hem de Yahudilere yönelik düşmanlığın ve ırkçı saldırıların arttığını ortaya koyuyor.
Güvenlik zafiyeti
Fransa basınında da, İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve'ün saldırıyı düzenleyen iki zanlı kardeşin polis tarafından daha önce izlendiğini kabul etmesi ve derginin 2011 yılından bu yana aldığı tehditler nedeniyle korunmasına rağmen böyle bir saldırıya uğramasının güvenlik zafiyetini açıkça gösterdiği yorumu yapıldı.
Cazeneuve, Europe 1 radyo kanalına bu sabah yaptığı açıklamada, zanlıların izlendiği ancak terör saldırısı için harekete geçebilecekleri tahmininde bulunulmadığını kabul etti. Bu da ülke genelinde güvelik makamlarının ihmalkarlıkla suçlanmasına yol açtı.
Fransız bakan, 32 ve 34 yaşlarında oldukları belirlenen Cherif ve Said Kouachi isimli kardeşlerin poliste dosyalarının bulunduğunu kabul ederken, Cherif Kouachi'nin Irak’ta savaşmak üzere gençleri silah altına alan bir çetenin üyesi olmak suçundan 2008 yılında 18 ayı tecilli üç yıl hüküm giydiğini ve cezasını çektikten sonra serbest kaldığını açıkladı.
Le Parisien gazetesi, ABD’nin Irak’a yönelik askeri müdahalesinden sonra Cherif Kouachi’nin daha radikalleştiğini ve 2005 yılında Suriye üzerinden Irak’a gitmeye çalışırken Fransız gizli servisi tarafından engellendiğini yazdı.
Güvenlik birimlerinin iyi çalışmadığı eleştirilerine karşı çıkan İçişleri Bakanı Cazeneuve, geçen yıl beş terör saldırısı girişiminin engellendiğini belirterek, şu anda 88 bin polis ve jandarmanın vatandaşların güvenliği için alarma geçirildiğini söyledi.
Fransız bakan, ülkenin geçmişe oranla farklı türde bir terör tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, ülke genelinde bin 200 radikal gencin terör saldırısı düzenleme potansiyelinde olduğu uyarısını yaptı.
Başbakan Manuel Valls ise güvenlik zafiyeti ile ilgili eleştirileri "Hiçbir zaman sıfır risk olmaz" diyerek yanıtlamıştı.
Fransa’yı son 50 yıl içinde sarsan en büyük terör eyleminde, diğer bir zafiyet olarak ise sürekli tehdit altında olan Charlie Hebdo dergisi ve yazarlarının iyi korunmaması gösteriliyor.
Fransız haftalık mizah dergisi Charlie Hebdo, son yıllarda yayınladığı haber ve karikatürlerle toplumun farklı kesimlerinden yoğun tepki alan bir basın yayın organı olarak tanınıyor. Din karşıtı ve sol görüşlü yapısıyla tanınan Charlie Hebdo dergisinde zaman zaman Katolik Hristiyanlık, İslam, Yahudilik, politika ve kültürle ilgili karikatürler, haber ve yorumlar yer alıyor.
Son yıllarda Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürler yayımlayan Charlie Hebdo dergisi aleyhine Fransa’daki Müslüman dernekleri tarafından birkaç kez dava açılmıştı. 2006 ve 2007 yılında dergi aleyhine Müslüman dernekler tarafından açılan davaların ardından son olarak geçen yıl Fransa’daki bazı Arap Müslüman dernekleri, "halk arasında kin ve nefreti körüklediği ve kışkırttığı" gerekçesiyle dergiyi dava etmişti.
Hz. Muhammed'e hakaret içeren "Müslümanların Masumiyeti" isimli filmin internet üzerinden yayılmasının ardından 2012 yılında Fransız dergisinin İslam peygamberine yönelik hakaret içeren karikatürleri yayınlaması yine Fransa'daki Müslümanların sert tepkisine yol açmıştı.
En kanlı terör saldırılarından biri oldu
Fransa’nın başkenti Paris’te mizah dergisi Charlie Hebdo’ya düzenlenen ve 12 kişinin ölümüne yol açan saldırı, son 50 yılda ülke genelinde düzenlenen en kanlı terör saldırılarından biri oldu.
Fransa'da son yıllarda dünkü saldırıya benzeyen birçok terör eylemi düzenlendi.
18 Haziran 1961 tarihinde Strasbourg-Paris trenine konan bombanın patlaması sonucu 28 kişi hayatını kaybederken, 170 kişi yaralandı. Saldırıyı Cezayir’in Fransa’dan ayrılmasına karşı çıkan Gizli Ordu Örgütü üstlendi.
15 Eylül 1974'te Paris’te ünlü terörist Çakal Carlos, bir eczaneye el bombası atarak iki kişinin ölümüne, 34 kişinin yaralanmasına neden oldu.
20 Mayıs 1978'de Filistinli militanların Paris Orly havaalanında Tel Aviv’e gidecek yolcuların bulunduğu bölgeye yaptıkları silahlı saldırı sonucu aralarında üç saldırganın da bulunduğu sekiz kişi hayatını kaybederken, üç kişi yaralandı.
3 Ekim 1980'de Paris’te bir sinagoga yapılan bombalı saldırı sonucu 14 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı.
29 Mart 1982 tarihinde Limoges kenti yakınlarında Paris ve Toulouse arasında sefer yapan bir trene yönelik bombalı saldırı beş kişinin ölümüne, 29 kişinin yaralanmasına yol açtı.
17 Eylül 1986'da Paris’te bir mağazaya yapılan bombalı saldırı, yedi kişinin ölümüne 55 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bu saldırıyı İranlı terörist Fuat Ali Selah’ın organize ettiği ortaya çıktı.
1995 yılının temmuz ayında Paris’te Saint Michel metro istasyonuna el yapımı bomba ile düzenlenen saldırıda sekiz kişi öldü, 119 kişi yaralandı.
1996 yılının aralık ayında Port Royal banliyö tren istasyonuna yönelik saldırı, dört kişinin ölümü, 91 kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Bu iki saldırıyı Cezayirli militanlar üstlendi.
2012 yılının mart ayında ise Muhammed Merah isimli 23 yaşındaki Cezayir kökenli terörist, bir hafta içinde düzenlediği saldırılarda yedi kişiyi öldürdü. Merah, daha sonra düzenlenen operasyonda ölü ele geçirildi.
9 Ocak 2013'te Paris’te PKK’ya yakınlıkları ile bilinen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Söylemez, Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda susturuculu silahla başlarından vurularak öldürüldü. Polis, cinayetle ilgili Ömer Güney’i tutukladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
