ANKARA
Dinçer, Londra 2012 Olimpiyatlarında Türkiye adına meşale taşıyacak Şeydanur Kabasakal'ı kabulünde gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
Gazetecilerin, okul sütünden zehirlenme iddialarıyla ilgili soruları üzerine, okullarda dağıtılan sütle ilgili zehirlenme belirtisiyle hastanelerde müşahede altında tutulan çocuk bulunmadığını belirterek, ''Sütten kaynaklanan bir durum olmadığını süt içme tecrübesiyle irtibatlı bir gelişme olduğunu ifade edebilirim'' dedi.
Bir okulda gazetecilerin öğrencilerin süt içmesini istemesi üzerine, öğretmenin beslenme saati olmadığını ve aç karnına süt içemeyeceklerini belirttiğini anlatan Dinçer, öğretmenin çok güzel bir yönetim ortaya koyduğunu kaydetti.
Çocuklara aç karnına süt içirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dinçer, düzenli süt içmeyen çocuklarda da benzer belirtilerin olabileceğini dile getirdi. Süte karşı hassasiyeti bulanan çocukların bildirilmesi halinde bu gibi vakaları minimize etme şansı olacağını belirten Dinçer, ''Ama her şeyiyle birlikte süt dağıtma programını ısrarla devam ettireceğiz'' dedi.
İl düzeyinde incelemeler yaptırdıklarını ve bugün çok nadir vakaların geldiğini anlatan Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Doğrusu ben bunun arkasında çok farklı anlamlandırmalar yapmayı da uygun görmüyorum. Süt dağıtmaya başladık. Çok tabii olarak süt içen çocuklarımızda karşılaşılabilecek bir vakayla karşılaştık. Sonuç olarak her şey kontrol altında.''
Rahatsızlıklar süt hassasiyetinden
Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Sağlık Yöneticileri Toplantısı'ndan ayrılırken okullardaki süt dağıtımı sonrası bazı çocuklarda görülen rahatsızlıkla ilgili soruları yanıtladı.
Sağlık kuruluşlarına başvurular olduğunu hatırlatan Akdağ, şunları söyledi:
''Geldiğimiz nokta şu, hastanelerimizde bu meseleden dolayı yatan herhangi bir hasta yok. İkincisi de olaylar çocukların süt içmesini takiben hemen ilk ikinci saat içerisinde meydana gelmiştir. Bütün bunlar, bu başvuruların genel anlamda, süt hassasiyeti ya da süt şekerine karşı hassasiyet diyebileceğimiz ya da süt hazımsızlığı diyebileceğimiz bir sebeple meydana geldiği hususunda birleşiyor. Bilim adamlarımızın ortak görüşü bu. Hastanelerimizde bu çocuklarımızı takip eden çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının ortak görüşü de bu.''
Ayran ya da yoğurt verilebilir
Sağlık Bakanı Akdağ, ''Analize gönderilen sütlerle ilgili sonuçların ne zaman çıkacağı'' sorusu üzerine, ''Normalde laboratuvar sonuçları 2-3 gün içinde çıkıyor. Çünkü bir kontaminasyon var mı, mikrop üreyecek mi diye bakılıyor. Bu vakaların içinde bu kadar yaygın kullanımı olan bir durumda çok az sayıda bulaş da olabilir'' diye konuştu.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile bu konuyu görüştüğünü belirten Akdağ, süte karşı hassasiyeti olan çocuklara yoğurt ya da ayran verilebileceğini, üç bakanlığın bunun üzerinde çalıştığını bildirdi.
Projeyi birilerinin provoke etmesine müsaade etmeyeceğiz
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de öğrencilere yönelik süt dağıtımı projesini birilerinin provoke etmesine müsaade etmeyeceklerini belirterek, projenin devam edeceğini bildirdi.
Eker, ilk kez bu kadar büyük ölçekli bir proje gerçekleştirildiğini ifade ederek, ''Öğrenciler, farklı sosyoekonomik yapıya, gelir durumuna sahip çocuklar. Farklı biyolojik özelliklerine sahip bireyler olabilir, onların bir kısmı süte, süt şekerine hassasiyeti, bir kısmının belki alerjisi olabilir'' dedi.
En ağır cezayı vereceğiz
Eker, TBMM'de yaptığı konuşmada da sütlerin bozuk olma ihtimalini de gözönünde bulundurduklarını söyledi.
Muhalefetin laf atması üzerine ''Siz öyle istiyorsunuz diye süt bozuk olmaz'' diyen Eker, sütlerin bozuk olduğu konusunda şüphe duydukları her ilde süt dağıtımını durdurduklarını kaydetti. Eker, ''Sütten dolayı zehirlenme şüphesi ve tanısıyla hastanede yatan, tedavi gören çocuk yok'' diye konuştu.
Dün müracaat eden 4 binin üzerinde çocuğun ayakta tedavilerinin yapıldığını ifade eden Eker, ''Şu anda tedavi gören yok. Bu da şu demek: Demek ki bu belirtiler son derece hafif belirtiler. Bunların nedenleri üzerinde ayrıntılı duruluyor. Şüphe duyulan sütlerle ilgili bakteriyoloji ve kimyasal analizler yapılıyor. 24 saat ile 48 saat içinde sonuçları alınıyor. Şüphe duyduğumuz sütlerin hepsini durdurduk, onlar piyasadan çekildi. Türkiye, ilk kez bu kadar sağlıklı bir beslenme projesi hayata geçiriyor. Bu projeyi birilerinin provoke etmesine müsaade etmeyeceğiz. Proje de devam edecek. Yanlış uygulama içinde olanlara en ağır cezayı vereceğiz'' dedi.