Murat Birinci
27 Aralık 2018•Güncelleme: 27 Aralık 2018
İSTANBUL - Murat Birinci
Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, AA muhabirine bankacılık sektörü, Türkiye ekonomisi ve Kuveyt Türk'e ilişkin yaptığı değerlendirmede, 2018'in küresel anlamda genişlemeci para politikalarından sıkılaşmaya doğru geçiş yapılan, ticaret savaşlarının kısıtlayıcı etkilerinin konuşulduğu bir yıl olduğunu söyledi.
ABD'de her ne kadar olumlu bir makroekonomik veri akışı olsa da genel havanın bu görünümün sona erdiği yönünde olduğunu belirten Uyan, siyasi risklerin bir tarafa bırakılması durumunda yükselen faizlerin, şirket karlarında görülen yavaşlamanın ve bütçe açığının hızla artmasının da bu durumu doğruladığını ifade etti.
Uyan, Avrupa tarafında da Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB), 2019 yılında para politikasında bir sıkılaştırmaya gidilebileceğine dair sinyaller verdiğini aktardı.
Tüm bu gelişmelerin, dünyanın önde gelen ekonomilerinin 2019 yılında hız kesmeye başlayacağı yönünde bir görünüm oluşturduğunu dile getiren Uyan, bu gelişmelerin dolar ve avronun gidişatını belirleyecek kritik unsurlar olduğunu belirtti.
Uyan, yurt içinde ise 2018 yılının özellikle ikinci yarıdan itibaren kur, faiz ve enflasyon üçgeninde zor bir dönem olduğunu ancak gelinen noktada gerek ekonomi yönetiminin gerekse ilgili kamu otoritelerinin seri tedbirlerinin etkisiyle bir normalleşme süreci başladığını vurguladı.
Para ve sermaye piyasalarındaki normalleşme neticesinde risklerin de daha iyi seviyelere gerilediğine dikkati çeken Uyan, şunları kaydetti:
"Enflasyon kasım ayı itibarıyla düşüşe geçti. Kurlarda son dönemde bir dengelenme görüyoruz. Para piyasalarındaki dalgalanma azaldı. Faiz oranlarında aşağı yönlü bir seyir var. Diğer yandan ABD ile son dönemde daha yapıcı bir iletişim içerisinde olunması uluslararası ilişkiler açısından da piyasaların kaygısını azalttı. Tüm bu gelişmelerin ticari faaliyetin normalleşmesi, kaynak girişinin artış göstermesi ve bankacılık sektörü üzerindeki baskının bir miktar azalmasına katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Bankacılık sektörü kredilerin geri dönüşü için müşterilerini yakından takip ediyor.
Yurt dışı borçlanmalarda önemli bir başarı sağlandı ve bu durum sektöre moral oldu. Önümüzdeki yıl makroekonomik dengelenme sürecinde aktif kalitesi gözetilerek kredi kanallarının açık tutulması ve artan fonlama maliyetleri nedeniyle daralan marjlar dikkate alındığında karlılığın korunması bankacılık sektörü için öncelikli olacaktır."
"Pazar payımız tatmin edici düzeyde değil"
Uyan, şöyle devam etti:
"Türkiye'de klasik bankacılık sistemine katılım fonu yatırmayan ciddi bir potansiyel olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu mevduatın faizsizlik prensibine dayanan katılım bankacılığı sayesinde ekonomiye kazandırıldığı ve bunda çok ciddi bir başarı sağlandığı ortaya çıkıyor. Katılım bankaları olarak bankacılık sektöründen mevcutta aldığımız yüzde 5 düzeyindeki pazar payının henüz tatmin edici düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Bu alanda kat etmemiz gereken önemli bir yol var ancak istikrarlı büyümeyle bu payın önümüzdeki dönemde artacağına inanıyoruz.
Diğer yandan penetrasyonun artırılması noktasında bankaların çabası tek başına yeterli olmuyor. Kamu, özel sektör, düzenleyici ve denetleyici kuruluşlar, üniversiteler ve STK'ların işbirliği içerisinde hareket etmesi; katılım bankacılığının gelişimine birlikte katkı sunması gerekiyor. Bu noktada özellikle son dönemde kamunun katılım bankacılığı sektörüne teveccühü, devletin ve düzenleyici otoritelerin sektörün gelişmesine katkı sağlayıcı politikaları gelecek dönem için bizleri umutlandırıyor."
"Yıllık ortalama yüzde 18-19 bandında büyümeyi hedefliyoruz"
Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan, 2018'i Kuveyt Türk olarak hedefleri doğrultusunda tamamlayacaklarını belirtti.
Ocak-eylül döneminde net karın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,4 artırarak 668 milyon TL'ye yükseldiğini anımsatan Uyan, toplam aktiflerin 76,9 milyar TL'ye, öz varlıkların 5,2 milyar TL'ye ulaştığını ifade etti.
Uyan, toplanan fon büyüklüğünü 2017 yılı sonuna göre yüzde 38,8 artışla 55,3 milyar TL'ye, kullandırılan fon büyüklüğünü ise yüzde 37,1 artışla 53 milyar TL'ye yükseltmeyi başardıklarını anlatan Uyan, "Bu başarılı grafikle aktif büyüklük açısından katılım bankaları arasında ilk sıradaki yerimizi sağlamlaştırırken bankacılık sektöründeki pazar payımızı artırmayı da sürdürdük." dedi.
Büyüme planlarını ve önceliklerini, bankanın 2018 - 2023 stratejisi kapsamında değerlendirdiklerini dile getiren Uyan, gelecek yıl hedefleri hakkında şunları kaydetti:
"Buna göre, toplam aktiflerimizi önümüzdeki dönemde yıllık ortalama yüzde 18-19 bandında büyütmeyi hedefliyoruz. 2019 yılı özelinde de 85 milyar TL'nin üzerinde aktif büyüklük ve 1 milyar TL'nin üzerinde bir net kar büyüklüğüne erişmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, 2019 ve sonraki dönemler için belirlediğimiz öncelikler arasında leasing, dış ticaret finansmanı ve proje finansmanı gibi stratejik ürünlerde odağımızı artırmak alıyor. Tüm bunları yaparken aktif kalitemizi gözeterek NPL oranında sektörde en iyi performans gösteren bankalar arasında olmayı da amaçlıyoruz."
"Şehir hastaneleri projeleri ile yakından ilgileniyoruz"
Ufuk Uyan, Kuveyt Türk olarak bugüne kadar Çanakkale Otoyol ve Köprü Projesi, Ankara-Niğde Otoyol Projesi gibi altyapı projelerine finansman desteği sağladıklarını hatırlattı.
Aynı şekilde gelecek yıllarda da Yap-İşlet-Devret şeklinde dizayn edilen Kamu-Özel Sektör İşbirliği Projelerinde (PPP) var olmaya devam edeceklerini söyleyen Uyan, şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda gündemimizde yakın zamanda ihalesi yapılan Aydın-Denizli Otoyolu var. Bununla birlikte şehir hastaneleri projeleri ile de yakından ilgileniyoruz. Gündemimizde 7-8 tane şehir hastanesi projesi var. Bir an önce ihalelerin yapılmasını bekliyoruz. PPP projeleri dışında, yenilenebilir enerji alanında da aktif olarak yer alıyoruz. Bugüne kadar yenilenebilir enerji alanına yaklaşık 700 milyon dolar finansman desteği sağladık. Özellikle güneş enerjisi alanında en önemli oyunculardan birisiyiz. Zira bugüne kadar 550 MW üzerinde GES santraline kaynak temin ederek kurulumunu gerçekleştirdik. Bu alanda da devam etmeyi ve özellikle çöpgaz, biogaz gibi yeni alanlara da odaklanmayı düşünüyoruz."