Kerem Alp Eren Kaya
30 Temmuz 2026•Güncelleme: 30 Temmuz 2026
Bankadan yapılan açıklamaya göre, Garanti BBVA, 30 Haziran 2026 tarihli yılın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.
Türkiye Garanti Bankası AŞ'nin aktif büyüklüğü söz konusu dönemde 5,2 trilyon lira seviyesinde gerçekleşirken ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek 3,9 trilyon lira oldu.
Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA'nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığını yüzde 66,2 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Toplam müşteri mevduatları yüzde 9,8 büyüyerek 3,5 trilyon liraya ulaşırken bankanın bu alandaki pazar payı yüzde 10,9 seviyesine geldi. Vadesiz müşteri mevduatlarının toplam müşteri mevduatları içindeki payı ise yüzde 38 oldu.
Bankanın sermaye yeterlilik oranı, yüzde 12,16 seviyesindeki yasal limitlerin üzerinde, yüzde 15,9 seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında bankanın ortalama öz kaynak karlılığı yüzde 28,1, ortalama aktif karlılığı ise yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti.
Yılın ilk yarısında 64 milyar 424 milyon lira net kar elde eden bankanın toplam canlı krediler, Türk lirası krediler ve yabancı para krediler pazar payları, sırasıyla yüzde 11,1, yüzde 12,5 ve yüzde 8,4 seviyesinde gerçekleşti. Donuk alacak oranı ise yüzde 3,6 olarak hesaplandı.
"Sermaye getirilerini enflasyonun sınırlı altında tuttuk"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, yılın ikinci çeyreğinde küresel ekonomide jeopolitik gelişmeler kaynaklı yüksek belirsizliğin devam ettiğini, yurt içinde ise sıkı para politikası ve makro ihtiyati çerçevenin bankacılık sektörünün faaliyet ortamını belirleyen temel unsurlar olmayı sürdürdüğünü belirtti.
Sıkı para politikasının etkisiyle yüksek seyreden fonlama maliyetleri ve artan kredi riski maliyetlerinin, ikinci çeyrekte bankacılık sektörünün sermaye getirileri üzerinde baskı oluşturduğunu aktaran Akten, güçlü ve çeşitlendirilmiş gelir yapıları, etkin bilanço yönetimleri ve sağlam sermaye tabanları sayesinde söz konusu durumun finansal sonuçlarına yansımasını görece sınırlı tuttuklarını kaydetti.
Komisyon gelirleri ile finansal iştiraklerinin katkısının bu dönemde performanslarını desteklerken sermaye getirilerini enflasyonun sınırlı altında yüzde 28 seviyesinde koruduğunu belirten Akten, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Finansal dayanıklılığımızın temelinde, müşteri odaklı ve kredi öncelikli büyüme stratejimiz yer alıyor. Genişleyen müşteri tabanımız ve müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişkiler, sürdürülebilir büyümemizin en önemli dayanaklarını oluşturuyor. İkinci çeyrekte ihtiyaç kredileri, kredi kartları ve KOBİ kredilerinde elde ettiğimiz güçlü pazar paylarıyla Türk lirası kredilerdeki liderliğimizi sürdürürken ekonomiye ve müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarına kesintisiz destek vermeye devam ettik."
"30 milyon dolar tutarında sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirdik"
Garanti BBVA'nın dış borçlanma alanındaki çalışmalarına da değinen Akten, şu ifadeleri kullandı:
"Uluslararası piyasalardan sağladığımız adil geçiş temalı sendikasyon kredisiyle ilk tematik sendikasyon kredisi anlaşmamızı başarıyla tamamladık. Yurt dışı borçlanma programımız kapsamında sürdürülebilir finansman alanında üç farklı temada tahvil ihracı gerçekleştirdik. İlk olarak, sürdürülebilir tarımda iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla 30 milyon avro tutarında yeşil tahvil ihraç ettik. Ardından temmuz ayında toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen faaliyetlerin finansmanına yönelik Turuncu Tahvil İlkeleri'ni uygulayan 30 milyon dolar tutarında sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirdik. Son olarak ise iklim değişikliğine adaptasyon ve dayanıklılık odaklı projelere kaynak sağlamak amacıyla 30 milyon dolar tutarında sürdürülebilir tahvil ihraç ettik. Uluslararası piyasalardan sağladığımız bu kaynaklar, bankamızın güçlü finansal yapısına ve uluslararası yatırımcıların güvenine işaret ederken düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen yatırımların yanı sıra sosyal kapsayıcılığı, istihdamı ve ekonomik fırsatlara erişimi güçlendiren projelerin finansmanına katkı sağlamayı amaçlıyor."
Akten, 80. yıllarını kutladıkları bu çeyrekte köklü geçmişlerinin yanı sıra güçlü finansal yapılarına, teknolojideki öncü konumlarına, yetkin insan kaynaklarına ve müşterileriyle yıllar içinde inşa ettikleri güvene de gururla baktıklarını vurgularak, şunları kaydetti:
"Değişen ekonomik koşullara uyum sağlayarak büyüyen bir kurum olarak bugün ulaştığımız ölçek, sahip olduğumuz finansal dayanıklılık ve güçlü yetkinliklerimiz, geleceğe duyduğumuz güvenin en somut göstergelerini oluşturuyor. 80 yıllık birikimimizden aldığımız güçle önümüzdeki dönemde de müşterilerimiz, paydaşlarımız ve ülkemiz için sürdürülebilir değer yaratmayı kararlılıkla sürdüreceğiz."