ANKARA
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu.
Anadolu Ajansının teknolojiyi en iyi kullanan kurum olmasını gurur verici olarak nitelendiren Işık, haber almanın insanların en doğal haklarından biri olduğunu söyledi. Haberin en hızlı şekilde insanlara ulaştırılmasının çok önemli bir görev olduğuna işaret eden Işık, "Anadolu Ajansının son yıllarda yapısının çok güçlenmiş ve bu hizmeti çok etkin bir şekilde veriyor olması, ülkenin milli kuruluşu olarak, milli menfaatler noktasında bu görevi çok daha özenle yapması son derece takdire değer" diye konuştu.
Yasa dışı telefon dinleme tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine Işık, bütün dünyada dinleme faaliyetlerinin bulunduğunu, bunun bir boyutunun mahkeme kararıyla yapılan yasal dinlemeler olduğunu belirtti.
Konunun problem olarak görülen diğer boyutunun yasa dışı dinlemeler olduğunu ifade eden Işık, "Yasa dışı dinleme olayı, sadece Türkiye'ye mahsus bir şey değil ama Türkiye kadar hoyratça yapılan ülke ya yoktur ya da çok azdır, kurumlar içerisinde bu kadar sızmaların olduğu bir ülke zannediyorum yoktur" dedi.
AK Parti iktidarları döneminde yasa dışı dinlemelerin önlenmesine yönelik iki adım attıklarını dile getiren Işık, bunlardan birinin 2005-2006 yıllarında yasa dışı dinlemenin cezalarının artırılması, diğerinin ise yakın zamanda TBMM'den geçen düzenleme ile yasa dışı dinlemelere ilişkin cezaların ağırlaştırılması olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin, etrafı sorun alanları ile dolu ve dünyanın merkezinde bir ülke konumunda bulunduğunu anlatan Işık, şöyle devam etti:
"Bazen doğrudan dinleme gayretleri gözüküyor. Bazen de içeride taşeronlar kullanılarak dinleme ve bilgi toplama, o bilgi ile harekete geçme gibi bir yöntem izleniyor. İşte bu olayları bu açıdan değerlendirmek lazım. Ben, Türkiye'de hiçbir iç yapının, bu kadar geniş bir dinleme mekanizmasını dışarıdan önemli bir destek almadan gerçekleştirebileceğini düşünmüyorum. Bu, mutlaka uluslararası bağlantısı olan, Türkiye'nin gelişmesinden ve büyümesinden rahatsız olan birtakım güç odaklarının Türkiye'de taşeron kullanarak, ülkeyi denetim altında tutmak, Türkiye'yi izlemek, Türkiye'nin yaptığı çalışmaları an ve an takip etmek noktasında yaptıkları bir faaliyet olarak düşünüyorum. Bununla ilgili, zaman zaman, farklı taşeron kullanıyorlar. Son dinleme olayları da ortaya koydu ki kullandıkları taşeronun ismi değişmiş ama mantık, yöntem hep aynı. En vahim olan da devletin üst yöneticilerini dinleme cüretinin gösterilmiş olması."
Kriptolu telefonların dinlenmesi
Kriptolu telefonların dinlenmesine ilişkin bir soru üzerine Işık, kriptolu telefonların, uluslararası güç odaklarının Türkiye'nin gizli bilgilerini dinlememesi için geliştirilmiş bir mekanizma olduğunu söyledi. İçeriden yardım almadan sisteme dışarıdan sızmanın kolay olmadığına işaret eden Işık, "Fakat hırsız evdeyse ne yapacaksınız? Şu anda bizim en fazla yoğunlaştığımız alan, kriptolu telefonların üretimi ve yazılımı noktasında ciddi bir şüphe var" diye konuştu.
Kriptolu telefonlarının dinlendiğinin "kesin" olduğunu, kendilerinin de kimin bu dinlemeyi yaptığını ortaya çıkarmak istediklerini kaydeden Işık, kriptolu telefonların incelenmesi ile ilgili ilk talimatını, görevden alınan eski BİLGEM Başkanı Hasan Palaz'ın yerine atanan görevliye şubat ayı başında verdiğini dile getirdi.
"Bu, Sayın Başbakanın telefonunun dinlenme olayının deşifre olmasından daha önceydi" diyen Işık, sistemin dışarıya karşı veri sızdırmaya neden olup olmadığı ve sistemin güvenlik mekanizmalarının kontrol edilmesi talimatını verdiğini ifade etti.
İlk incelemede sistemin güvenlik mekanizmalarının birebir teste tabi tutulmadan devreye alındığını tespit ettiklerini bildiren Işık, donanımın ve yazılımın incelenmesi konusunda da talimat verdiğini belirtti.
Donanım ile dinleme yapıldıysa bunun tespitinin zor olmadığını anlatan Işık, "En zor iş yazılım işi. A telefonundan B telefonuna sinyal gönderildiğinde A telefonundan C telefonuna da sinyal gidiyorsa, bunu yazılımla yapmak da mümkün, o üzerine en fazla yoğunlaşmamız gereken alan olabilir diye talimat verdim. Arkadaşlar bu işten anlayan bir ekip oluşturma sürecine girdiler. Şu anda güvenlik testlerini ele alma noktasındalar. Bir sonraki aşamamız donanım ve yazılım değerlendirmesi olacak. Bunun sonucunda ne olup bittiğini görme imkanımız olacak" dedi.
Bakan Işık, ilk izleniminin güvenlik noktasında sistem devreye alınırken yapılması gereken bazı testlerin özenle yapılmadığı yönünde olduğunu söyledi.
"Gerekli görürsek adli soruşturmaya başvurabiliriz
Yasadışı telefon dinlemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Işık, devletin tüm üst düzey yetkililerinin dinlenmiş olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Özelde kimin kiminle konuşmasını önemsediklerini bilmediğini ifade eden Işık, "Selam örgütü bahanesiyle Anadolu Ajansının muhabirini, sanatçıyı, yazarı, edebiyatçıyı dinleyen bir yapı herhalde devletin üst birimindeki tüm insanları dinlemiştir. Bu hiç bir zaman gözardı edilmemesi gereken bir ihtimal, tüm sistemi gözden geçirmek durumundayız" diye konuştu.
Kriptolu telefonların dinlenmesiyle ilgili TÜBİTAK'ta iki aşamalı soruşturma yürüttüklerini belirten Bakan Işık, bakanlık teftiş kurulunun şu anda idari soruşturma yürüttüğünü ve TÜBİTAK'ın içinden oluşturulan bir ekiple teknik inceleme yapıldığını bildirdi. Bakan Işık, idari soruşturma ve incelemelerin sonucunda şüpheli bir durum tespit edilirse adli soruşturma da talep edebileceklerinin kaydetti. Teknik incelemenin donanım ve yazılım üzerinde yapıldığını anlatan Bakan Işık, yazılımın satır satır kontrol edildiğini bu nedenle incelemenin ne zaman tamamlanacağına ilişkin bir süre vermek istemediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün talimatı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Devlet Denetleme Kurumuna kurumların denetlenmesine ilişkin verdiği talimatın tüm sisteme yönelik olduğunu vurgulayan Bakan Işık, şöyle konuştu:
"Sadece TÜBİTAK'taki kriptolu telefonlara yönelik değil, TİB'i, emniyeti, jandarmayı, kısaca hepsini içine alan genel bir denetleme. Doğrusu bundan büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye artık bu yükten kurtulmalı. Türkiye kanunla kendisine verilen görev, yetki ve sorumluluk dışında hiç kimsenin bu dinlemenin yapılmadığı bir ülke haline gelmeli. Bu bizim için çok önemli. İnsanların mahremini kendi yakınlarıyla konuşurken, 'dinleniyor muyum?' şüphesi ölümcül bir şüphedir. Bu, hükümet olarak birinci önceliğimiz, toplumun da gördüğüm kadar en önemli önceliklerinden bir tanesi. Ben vatandaş olarak çocuğumla konuşurken dinlenme hissine kapılmak istemem. Türkiye bunu mutlaka en kısa sürede aşmalı.
Şu anda cezalar ciddi derecede ağırlaştırıldı. Bu konuda da hukuk gereken zamanda gerekli adımları atmalı, bu işte yanlış yapan bedelini ödemeli ki bir daha da kimse bu işe kolay kolay cesaret etmesin. Türkiye'de demokrasinin olgunluğa erişmesinde bu yasa dışı dinlemenin çözümü de önemli rol üstlenecek."
Bakanlık görevini üstlendikten sonra hiç kriptolu telefon kullanmadığını belirten Işık, diğer bakanların kullanıp kullanmadığı konusunda bilgisi olmadığını ifade etti. Kriptolu telefonların yazılımının olduğu merkezdeki 6 kişinin görevden alındığını anımsatan Işık, bu kişilerin birime girmelerine yasak geldiğini, dolayısıyla bu inceleme, soruşturma bitene kadar orada herhangi bir faaliyetin yapılmasına müsaade edilmediğini söyledi.
"Kriptolu telefonlara yeni yazılım gündemimizde yok"
Kriptolu telefonlara sıfırdan yeni yazılım ve donanım oluşturmanın gündemlerinde olmadığını kaydeden Bakan Işık, "Bütün kriptolu telefonla ilgili her şeyi çöpe atacağız, sıfırdan yepyeni bir şey üreteceğiz noktasında değiliz. Ama mutlaka şu andaki sistemin güvenliğini test edip, bunların güvenliğinden emin olursak, gereken ilave güvenlik mekanizmalarını da uygular yolumuza devam ederiz. İnceleme ve araştırma sonucunda bir sızma tespit edilirse yeni yazılım ve donamı oluşturma konusu gündeme gelebilir. Kaynak israfına da dikkat etmek durumundayız" dedi.
Son dönemde hep telefon dinlemeleri konusuyla gündeme gelen TÜBİTAK'ta çok değerli bilim adamlarının, çok değerli çalışanların bulunduğunu vurgulayan Bakan Işık, şöyle devam etti:
"TÜBİTAK çalışanlarının çok büyük kısmının bu olaylarla ilgisi yok. TÜBİTAK Türkiye'nin en güzide kurumlarından bir tanesi. Çalışan insanlar da görevlerini en iyi şekilde yapmaya gayret ediyor. Bu insanların işyerinde büyük bir rahatlıkla, özgüvenle çalışmalarını istiyoruz. Bizim derdimiz; devletin kendisine sunduğu imkanları, devletin menfaatini ve devletini güvenliğini tehlikeye atacak biçimde ülke içinde ve dışında illegal yapılarla paylaşanlarla. Bunları TÜBİTAK'tan temizleyene kadar kararlılığımız sürecek. Bu olaylara karışmayanların hiç bir şekilde tereddüt içinde olmaması bizim için çok önemli.
TÜBİTAK'ta şu anda idari işlemler devam ediyor. Bu olaylarla ilişkisi olduğunu, amiri yerine ağabeyinden talimat aldığını tespit ettiğimiz insanları kesinlikle TÜBİTAK'ta tutmuyoruz, bundan sonra da tutmayacağız. Bu konuda tavrımız net. Bu devletin geleceği, güveniliği meselesi. Burası Türkiye'nin çok önemli projelerine imza atmış, çok önemli projelerini yürüten kuruluşlarından birisi. Buradaki sızmalara müsaade edemeyiz. Cadı avı başlatmayacağız, ama bu yapılanmaya da TÜBİTAK'ta asla ve asla müsaade etmeyeceğiz. Biz bu sürecin bir an önce tamamlanmasını ve TÜBİTAK'ın yine projeleriyle, hizmetleriyle, ülkemizin teknolojisine sunduğu imkanlarla gündeme gelmesini istiyoruz."
"Paranoyaya gerek yok"
Her şeyin çok güzel, güllük gülistanlık noktasında olmadığını, ancak paranoya yapmayı da doğru bulmadığını ifade eden Bakan Işık, "TÜBİTAK üretiyor ve milli projelerde savunma sanayine gönderiyor. Bir çok ortak çalışma yapılıyor. Bu çalışmaların güvenlik testlerinin sıkı kontrol edildiğini biliyorum, ama belli ki bu paralel yapının maalesef Türkiye'nin menfaatlerini hiçe sayan bir takım dış güçlerle irtibatlı olduğu kanaati bende çok yüksek. Gelişmeler de bunu destekliyor. Bu yapının küresel odaklarla yakın ilişki içinde olduğu ortada. Bu noktada hassas olmak zorundayız. Ama bunu bir paranoyaya götürmemek lazım. Biraz daha dikkatli olmakta fayda var" diye konuştu.
Bakan Işık daha sonra, AA Genel Müdürlüğünün yanındaki Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ek hizmet binasında incelemelerde bulundu. Işık, buradaki vatandaşlarla ve Bakanlık personeliyle de bir süre sohbet etti.
Muhabir: Erdal Çelikel/Recep Demir/Tamer Toğanaş/Hüseyin Karatepe
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


