İSTANBUL
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Okan Üniversitesi Tuzla Kampüsü'nde düzenlenen ''Ekonomik Kriz Yönetim Konferansı''nda, kriz sonrası dönemin önemine işaret ederek, gelişmiş ülkelerde muazzam bir borç sorunu bulunduğunu söyledi.
Türkiye'nin kendi reçetesiyle, kendi kaynaklarıyla krizi atlattığını belirten Şimşek, şöyle dedi:
''Türkiye, dünyada kriz yokken bile bir düzine büyük kriz yaşamış. Bu krizlerin hiçbirini kendisi yönetememiş. IMF ile 17 tane ayrı program yapmıştık. Programlar maalesef hiçbiri sonuçlanamamış, hiçbirisinde kalıcı, başarılı sonuçlar elde edilememiş. Hep geçici olarak, yani duvara toslayacak gibi olmuşuz, duvara toslamışız, gitmişiz onlar bir reçete önermiş, biraz da para vermiş, kısmen biraz uygulamışız sonra siyasi mülahazalarla vazgeçmişiz, bitmiş. Olay hep böyle gelişmiş. Türkiye ilk defa küresel kaynaklı büyük bir krize rağmen kimseye el açmadan, kimseden kaynak almadan, kendi çözümleriyle bunu atlattı. Aslına bakarsanız, o dönemde, 2008-2009 döneminde en fazla eleştirilen kişilerden biri bendim. 'IMF ile nasıl anlaşma olmaz?', 'Nasıl bu kadar oyalanıyorlar?', 'Bu sonumuzu hazırlıyor' yorumları... 'Türkiye, mutlaka böyle bir programla ancak işi götürür' şeklinde algı oluşmuş.''
Şimşek, krizden herkesin etkilendiğini ancak Türkiye'nin temellerinin sağlam olduğunu kaydederek, ''Temeller sağlam, kalıcı bir tahribat yaşanmadı. Kalıcı bir tahribat... Avrupa'da kalıcı tahribat var, Amerika'da kalıcı tahribat var ama bu ülkede, kalıcı bir tahribat yaşanmadı. Vatandaşımıza biz bir fatura çıkarmadık. Ama şu bir gerçek, biz de etkilendik. Etkilenmemek mümkün değil'' diye konuştu.
IMF'nin dediğini yapsaydık krizden çıkamazdık
Bakan Şimşek, kriz başladığında Türkiye'nin IMF ile program müzakeresi sürecinde olduğunu hatırlatarak, ''Biz samimi bir şekilde bu dönemde bir sigorta olarak, yani memlekette ne olur olmaz diye bir sigorta olarak, bir program olsun, hem güven açısından hem kaynak açısından bir program olmasında yarar gördüğümüzü söyledik. Ama her şeye rağmen değil... O müzakerelerde şunu anladım, Hükümet olarak bizim vardığımız nokta da buydu; biz onların dediğini yapsaydık, bu ekonomi o krizden çıkamazdı'' ifadesini kullandı.
Bankacılık söktörü
Küresel kriz başlamadan önce bankacılık sektöründe aktif kalitenin yüksek, problemli kredilerin düşük, yüksek karlılık olduğuna, gerekli sermayenin 2 katı kadar sermaye bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, "Bu tesadüf mü? Tabii ki sadece kanunlarla bu işler olmuyor'' dedi.
Şimşek, şöyle konuştu:
''Bu sektörün zapturapt altında tutulması lazım. Çünkü bu sektör, vatandaşın parasını topluyor o paradan para kazanmak üzere birilerine para veriyor. Bunu çok iyi denetlemeniz ve gözetlemeniz gerekiyor. Bunu yapamazsanız sonra dizinizi döversiniz.''