17 Kasım 2015•Güncelleme: 17 Kasım 2015
İSTANBUL
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ahmet Erdem, "Türkiye'de son dönemde daha fazla yatırım çeken alanların enerji, perakende, finans ve biraz da üretime yönelik sektörler olduğunu görüyoruz. Son dönemdeki trendin bu yönde olduğu ve bu şekilde de devam edeceği öngörüyoruz" dedi.
Erdem, Anadolu Ajansı'nın (AA) 100. Yıl Vizyonu çerçevesinde geliştirdiği AA Finans Haberleri Terminali'nden canlı olarak yayınlanan AA Finans Masası'nın konuğu oldu.
"Gelecek dönemde Türkiye'nin yabancı yatırımcı çekmede en önemli avantajı ve dezavantajı ne olacak? 2016 yılında hangi alanlarda Türkiye'nin yabancı yatırımcı çekeceğini düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya karşılık Erdem, Türkiye'de son dönemde daha fazla yatırım çeken alanların enerji, perakende, finans ve biraz da üretime yönelik sektörler olduğunu söyledi.
Son dönemdeki trendin bu yönde olduğu ve bu şekilde de devam edeceği öngörüsünde bulunan Erdem, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye'yi uluslararası doğrudan yatırım çekme konusunda diğer ülkelerle olan rekabette öne taşıyan faktörlerden en büyüğü coğrafyamız. Türkiye bazlı ister Ar-Ge, ister üretim merkezi olsun ulaşabileceğiniz nüfus malum. Bu ülkelerin bir kısmında şu anda yaşanan problemler var ama kalıcı ve uzun dönemli baktığınızda bu cazibe hakikaten orada. Bugün İstanbul dünya çağında bir seyahat merkezi. Bundan 8 yıl önce çalıştığım ülkeye buradan direkt uçamıyorduk bile. Şimdi haftada kaç sefer olduğunu takip etmek zor. Bu da büyük avantajlarımızdan biri. Diğer avantaj, ülkemizin hakikaten büyüyen ve potansiyeli olan bir iç pazarının olması. Ayrıca, ülkenin genel olarak uluslararası doğrudan yatırıma verilen destek anlamındaki bakışı da önemli. Şu anda ciddi bir destek ve katkı olduğunu da görüyoruz."
Erdem, bu avantajların yanı sıra gerçekten rakip ülkelerle yarışabilecek hukuki, vergisel ve yönetsel düzenlemelerin olması ile birtakım problemlerin ortadan kaldırılarak sektör bazında cazibenin artırılması gerektiğini ifade etti.
Bu anlamda G20 Zirvesi'nin Türkiye'de yapılmasının çok gurur verici olduğuna dikkati çeken Erdem, Türkiye'nin tanınması, bilinmesi ve algılanması açısından da çok faydalı olduğunu kaydetti.
"10 yılda yapılan yatırımlar 1,9 milyon kişiye istihdam sağladı"
Erdem, uluslararası doğrudan yatırımın önemine değinerek, bunların bir ülkenin ekonomisine ve kalkınmasına çeşitli açılardan katkı sağladığını söyledi.
Bunlardan en önemlisinin ihracat olduğuna işaret eden Erdem, şunları kaydetti:
"İhracat bizim ekonomimiz için kritik. Her ülke ekonomisi için öyle ama bizim için daha da kritik bir alan. Baktığınız zaman ihracat manasında uluslararası doğrudan yatırımın Türkiye'ye gelip üretime yönelik yatırım yapması önemli. Bunun yaratacağı istihdam da önemli. Bizim yaptığımız bir takım araştırmalar var. 'Uluslararası doğrudan yatırımın, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasına katkısı' diye bir araştırma yaptık. Burada 10 yıllık bir dönem aldık. Bu dönemde yapılan uluslararası doğrudan yatırımın ve sıfırdan yapılan yatırımlardan bahsediyorum, ülkemizin geçen yılki GSYH'sinin yüzde 10'una denk gelen bir katma değer yaratıyor. Bu 10 yılda yapılan yatırımlar, 1,9 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Bunları neden başka bir ülkeye kaptıralım? Bunların ülkemize gelmesinin bu avantajları var."
"Seçmen 1 Kasım'da oyunu tek ve kuvvetli bir hükümetten yana kullandı"
Anadolu Ajansı'nın memleketin sesini dünyaya duyurmak açısından son derece önemli ve etkin bir görev üstlendiğini dile getiren Erdem, AA'nın başarılı çalışmasının devam etmesi temennisinde bulundu.
Ahmet Erdem, 1 Kasım seçimlerinden çıkan tek parti iktidarının yabancı yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya karşılık, "Seçmen 1 Kasım'da oyunu tek ve kuvvetli bir hükümetten yana kullandı. Bunun uluslararası doğrudan yatırımlar ve diğer yatırımlar açısından pozitif bir etkisi olacağını öngörmek lazım" dedi.
Başkan Erdem, yabancıların Türkiye'deki gayrimenkul alımlarına tekrar başladığını belirterek, seçim sonuçlarının özellikle ileriye dönük alınacak kararlarda yatırımcıları rahatlattığını vurguladı.
"Uluslararası doğrudan yatırımdan aldığımız payı 3 kat artırmak mümkün"
Erdem, "YASED olarak hükümetten uluslararası yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapmasını hızlandırabilmek için ne gibi beklentileriniz var?" şeklindeki soru üzerine, şöyle devam etti:
"Türkiye olarak dünyadaki toplam uluslararası doğrudan yatırımdan aldığımız pay son dönemde yüzde 1'ler civarında. YASED olarak inancımız; bunu 3 misline kadar çıkarabilecek potansiyelimizin olduğu. Aslında ülke olarak hedeflerimizle de ilgili ilk 10 ekonomiye baktığımızda en az yüzde 3'ü görebilmemiz lazım. Ülkemizin bu açıdan gerçekten çok ciddi bir potansiyeli var, hedefi yakalamak mümkün."
"İlk 9 ayda geçen yılı yakaladık"
Türkiye'nin uluslararası doğrudan yatırımdan aldığı oranın yüzde 1 civarında olduğunu hatırlatan Erdem, bu da geçen yıl dünyadaki toplam yatırım üzerinden bakıldığında 12,8 milyar dolara tekabül ettiğini söyledi.
Erdem, şöyle devam etti:
"Dünyadaki uluslararası doğrudan yatırım önceki yıla göre yüzde 16 civarında düştü. Ama Türkiye'de böyle bir düşüş görmedik. Aslında virgülden sonraki oranlarda bir önceki yıla biraz daha arttık. Böyle belirsizliklerden bahsettiğimiz bir dönemde 9'uncu ay sonu itibarıyla 12,6 milyar dolara ulaşmış durumdayız. Yani geçen sene 12 ayda alabildiğimiz uluslararası doğrudan yatırımı bu yıl 9'uncu ay sonunda almış görünüyoruz. Bu neyi gösteriyor? Sözünü ettiğimiz potansiyelin orada olduğunu gösteriyor ve bahsettiğimiz yüzde 3'lük oranlara ulaşabileceğimizin bir kanıtı."