Mikail Bıyıklı,Efsa Çağla Yavuz
18 Ağustos 2026•Güncelleme: 18 Ağustos 2026
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi ile ticaretinde kota ve iç piyasa satış sınırlamalarının ihlal edildiği iddialarına ilişkin yürütülen "Şeker Soruşturması" kapsamında, İstanbul merkezli 8 ilde 25 şirkette arama ve el koyma işlemi yapılırken, 47 şüphelinin ise ifadeye çağrıldığı bildirildi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığının 27 Ağustos 2024 tarihli denetim raporu esas alınarak Vergi Denetim Kurulunca hazırlanan 17 Nisan 2026 tarihli raporun Başsavcılığa gönderilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
2022, 2023 ve 2024 takvim yıllarında nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösteren bazı üretici, toptancı ve kullanıcı firmaların, 4634 sayılı Şeker Kanunu ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal etmek suretiyle, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri aracı firmalar üzerinden piyasaya sürdüklerine dikkat çekilen açıklamada, bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin ise 'maltodekstrin', 'glukoz', 'nişasta', 'fruktoz' ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiği yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildi.
Açıklamada, bazı üretici firmalar ile toptancı ve aracı firmalar arasında yoğun ticari ilişki bulunduğu ifade edilerek, "Faturada gösterilen ürün cinsi ile fiilen teslim edildiği değerlendirilen ürün cinsi arasında farklılık olabileceği, bu suretle halk sağlığını bozma, kayıt dışı satış, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme/kullanma, vergi kaybı ve piyasa fiyatlarının etkilenmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte işlemler yapıldığı yönünde tespitlerde bulunulduğu" belirtildi.
25 şirkette arama ve el koyma işlemi
Haklarında kayıt dışı veya kota fazlası nişasta bazlı şeker ürettiği, kullandığı veya toptancılığını yaptığı değerlendirilen şüphelilere ait İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana'daki 25 şirkette suç veya suç unsurlarının tespitine yönelik arama ve el koyma işlemi yapıldığı belirtilen açıklamada, 47 şüphelinin çağrı yoluyla ifadelerinin alınmasına başlandığı kaydedildi.
Başsavcılık açıklamasında, nişasta bazlı şekerlerin yüksek fruktoz içeriği nedeniyle hastalık oluşturma riskinin daha yüksek olduğu, çocukluk çağında fazla şeker tüketiminin obezite ve hipertansiyon başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.
Halk sağlığını tehdit eden kayıt dışı veya kota fazlası nişasta bazlı şeker üreticisi, toptancısı veya kullanıcısı şüpheliler hakkında "bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti", 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi kapsamında "vergi kaçakçılığı/muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma", Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 207. maddesi kapsamında "özel belgede sahtecilik" ve TCK'nin 237. maddesi kapsamında "fiyatları etkileme" suçlarından soruşturma yürütüldüğü kaydedildi.
Açıklamada, halk sağlığını tehlikeye attığı değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma işlemlerinin büyük bir kararlılık ve titizlikle sürdürüldüğü vurgulandı.
Adalet Bakanı Gürlek'ten "Şeker Soruşturması"na yönelik açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla kurulan koordinasyonun çok boyutlu suçlarla mücadelede en önemli güç olduğunu belirten Gürlek, "Nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların, 'Şeker Kanunu' ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri piyasaya sürdükleri tespit edilmiştir." açıklamasında bulundu.
Gürlek, yapılan incelemelerde ayrıca bazı ürünlerin gerçek niteliğinin "maltodekstrin", "glukoz", "nişasta", "fruktoz" ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiğini, faturada gösterilen ürünle fiilen teslim edilen ürün cinsi arasında farklılıklar bulunduğunun anlaşıldığını bildirdi.
Bu kapsamda halk sağlığının, tüketicinin güveninin ve piyasa düzeninin etkilendiğini belirten Gürlek, "Şeker Soruşturması"nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince yürütülerek eş zamanlı adli işlemlerin başlatıldığını bildirdi.
Gürlek, şunları kaydetti:
“İstanbul merkezli 8 ilde, 26 adrese, 25 şirkete yönelik arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli ise çağrı yoluyla ifadeye çağrılmıştır. Soruşturma, 'Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti', 'Vergi Usul Kanunu kapsamında vergi kaçakçılığı' ve muhteviyatı itibarıyla 'yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma', 'özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme' suçları yönünden çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.”
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür eden Gürlek, "Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir." ifadelerini kullandı.