Andaç Hongur
21 Mart 2018•Güncelleme: 21 Mart 2018
İSTANBUL - ANDAÇ HONGUR
Yener ve Ercüment Özatakan çifti, 9 yıl önce bir kız çocuğuna koruyucu aile oldu. Kızlarının da kardeş isteğiyle bir kız çocuğunu evlat edinen çift, bir süre sonra üçüncü bir çocuğa daha koruyucu aile olmayı istiyor.

Ercüment Özatakan, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, 9 yıl önce eşinin önerisiyle koruyucu aile olmaya karar verdiklerini ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğüne başvurduklarını dile getirdi.
Başvurunun ve işlemlerin ardından şimdi 11 yaşında olan kızlarıyla bulunduğu yuvada tanıştıklarına anlatan Özatakan, "İlk tanışmamız prosedür gereği yuvadaydı. Kızımız o zaman 23 aylıktı. 1 haftalık alışma süreci oldu. Kızımızı ziyaret edip öğle yemeklerini beraber yedik ve bu şekilde bir kaynaşma ortamı oldu. O da bize alışmaya başladı. 1 haftanın sonunda onu yuvadan almak için gittik ve evimize getirdik. Onun odasını hazırlamıştık. Odasını gösterdiğimizde bir şaşkınlık içerisindeydi." diye konuştu.
Özatakan, kızlarının yuvadan ayrıldığında konuşmaya yeni başladığını belirterek, "Kızım, o zamana dek yuva ortamında yaşadığı için sadece 'anne' kavramı vardı. Eşime 'Anne' diyordu, bana da 'Anne' diyordu. Bazı şeyleri çözmeye çalıştık. Bana 'Baba' demeyi öğrenmesi 6 ay, 1 seneyi buldu." dedi.
"Tereddütler yersiz"
Ercüment Özatakan, kızlarının bir de erkek kardeş istediğini belirterek, "Ben de şimdi değil, ileride düşündüğümüzü söylüyorum. Bir üçüncü çocuğa koruyucu aile olmayı düşünüyoruz. Ben emekli olduktan sonra erkek çocuk için koruyucu aile olarak başvurmak istiyoruz. Eşimle bu konuda hemfikiriz. Çocuklar da çok istekli. O zaman onlar da iyi birer abla olacak." dedi.
Koruyucu aile olmadan önce endişeleri ve tereddütleri olduğunu dile getiren Özatakan, şöyle devam etti:
"Endişelenecek hiçbir şey olmadığını, sevgiyle her şeyin hallolduğunu yaşadıkça gördük. Çevremizden bu konuda meraklı olanlar var. Yakın çevremde bizden başka koruyucu aile yok, ama sayımızın daha da artması için çaba gösteriyoruz. İnsanlarımız bu konuda çok bilgi sahibi değil, endişeleniyorlar. Bir çocuğa hayat vermek, sevgi vermek insanlarda endişe yaratıyor. Bizim de tereddütlerimiz vardı ama çocuğu yanınıza aldığınız zaman sevgiyle hepsinin üstesinden geliyorsunuz ve bunların ne kadar yersiz ve boş olduğunu görüyorsunuz."