04 Ağustos 2016•Güncelleme: 04 Ağustos 2016
İSTANBUL-Samet Doğan
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine tepki amacıyla sürdürülen Saraçhane'deki "demokrasi nöbeti"ne katılan oyuncu ve program yapımcısı Kadir Çöpdemir, 1980'de, 12 Eylül darbesini yaşadığını belirterek, "İlk gençlik yıllarımdı ve gerçekten korkunçtu. Ancak bu doğrudan halkın üzerine ateş açılması itibarıyla diğer darbelerden daha korkunç ve vahşi bir girişim oldu. Milletimiz Kurtuluş Savaşı'ndan sonraki en önemli direnişini gerçekleştirdi. Allah bu millete zeval vermesin. Bu milletle gurur duyuyorum." diye konuştu.
Çöpdemir, halkın üzerine ateş açıp bomba yağdırarak katliam yapan darbecilere en ağır cezanın verilmesi gerektiğini söyleyerek, "Türkiye halkı, dünyaya 'damarıma basma. Gerektiğinde biz kendimizi feda ederiz. Bize tahakküm edemezsiniz' mesajını verdi." değerlendirmesinde bulundu.
Darbe girişimine karşı Türkiye'nin tüm kesimlerinin bir araya geldiğine dikkati çeken Çöpdemir, bu sürecin çok önemli olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
"Bundan sonra çok daha dikkatli ve duyarlı bir Türkiye olacağına inanıyorum. Halkın hayatına, ülkesine daha çok sahip çıkacağı hassas bir sürece girmiş bulunuyoruz. Hayırdan şer, şerden hayır çıkar, derler ya. Tam olarak öyle oldu. Bu şerden hayır çıkacağını düşünüyorum."
"Gençlerin çok havalı yürekleri olduğunu gördük"
Yeni neslin, sosyal medya tutkunu, dünyayla ilintisiz ve sokaktan kopmuş gibi göründüğünü dile getiren Çöpdemir, ancak gençlerin göründükleri gibi olmadığını söyledi. Çöpdemir, bu topraklardan gelen damarın asla yok edilemediğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Bu durum 15 Temmuz gibi zamanlarda ortaya çıktı. 12 Eylül dönemindeki gençler, ülkenin daha iyi nasıl yönetileceği üzerine kavga veriyordu. Bugünün gençlerinin böyle iddiaları, havalı lafları yok. Ancak iş bu noktaya geldiğinde, gençlerin çok havalı yürekleri olduğunu gördük. Gerekeni yaptılar."
Oyuncu Çöpdemir, bu süreçte siyasi ve sosyal mutabakatın sağlanmasından mutluluk duyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu olayın tiyatro olduğu söylemine çok şaşırıyorum ben. Çünkü ülkenin bir Cumhurbaşkanı var ve çok güçlü. Ülke siyasetinde, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş derecede bir güce sahipken, neden böyle bir tiyatroya ihtiyaç duysun? Neden böyle bir risk alacak olsun? Bu kurmaca söylemlere katılmıyorum. Ekonomimizin çok kırılgan olduğunu da söylüyorlardı. Hiçbir şey olmadı. Bu vahşilerin saldırısı dışında kimse birbirine düşmedi ve hatta aksi oldu."