TEKİRDAĞ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, temiz ve halka hesap veren bir siyaset, işsizlere iş bulmak, çiftçinin alın terini değerlendirmek ve barış içerisinde yaşamak için Türkiye'nin yeni bir yönetime kavuşması gerektiğini savundu.
30 Mart'ta demokrasi yağmurunun Türkiye'ye yağacağını anlatan Kılıçdaroğlu, seçimlerin ardından milleti soyanlardan hesap soracağını dile getirdi.
Ülkenin barış ve huzur içerisinde yaşaması için çalışacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Şimdi size bir hikaye anlatacağım, bir ülkenin başbakanlık koltuğuna oturan adamla ilgili. Bu kişi meydanlara çıktı, 'ben mağdurum, şiir okudum diye hapse atıldım' dedi. 'Yırtık ayakkabı ile siyasete girdim' dedi. Siyasete girdi. Hep mağdur edebiyatı yaptı. Köşeyi döndü. Yine mağdur edebiyatı yapıyor, bugünlerde. Yırtık ayakkabı ile siyasete girdi, şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Bunun hesabı hep beraber sormak durumunda değil miyiz, hesabını soracak mıyız? Siz istiyorsanız ben hesabını soracağım. Trakya'dayız, Kapıkule çok yakın oradan kaçacak gibi görünüyor. Nereye kaçarsa kaçsın, hangi ülkeye giderse gitsin, size söz veriyorum. Türkiye'ye getireceğim ve hesabını soracağım. İnşallah o da olacak."
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez halkına açıkça yalan söyleyen bir başbakanla karşı karşıya olduklarını ileri süren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
''Ben ona asla bundan sonra başbakan demeyeceğim. Sizin bir hemşeriniz var, Bihlun hanım, ben ona talimat verdim. Artık kimse onun adına soru önergesi vermeyecek. Kimse ona başbakan demeyecek. Eğer söylenirse onun adı başçalan zaten. Geçen bir Fransız gazeteci geldi, bu konuyla ilgili soru soruyor. 'Efendim ben başçalanla ilgili soru sormak istiyorum' dedi. Artık herkes biliyor. Benim merak ettiğim bu adam nasıl milletin yüzüne bakıyor. Ya insanda biraz utanma olur, biraz ar duygusu olur. O nedenle öğretmenlere seslendim, onu yetiştiren öğretmenlere seslendim. Siz böyle bir insan acaba yetişir, ülkeyi yönetir diye bir beklenti içinde olabilirsiniz. Hangi partiden olursa olsun, adı yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmış bir kişinin başbakanlık koltuğunda oturmasını, ben sindiremiyorum. Bir adamın hikayesi bu. Yolsuzluğu kendisi yapmıyor, aile boyu yapıyorlar. Annesi, af edersiniz, annesi değil, Allah rahmet eylesin... Eşi, o da çünkü telefonda 'diğer oğlana da haber ver' diyor. 'Onun da haberi olsun' diyor. Kızları, çocukları, kendisi, amcası, dayısı, yeğeni, teyzesi, bütün sülale malı götürmekle meşguller. O nedenle söylüyorum, aile boyu yolsuzluk bizim tarihimizde ilk kez gerçekleşmiş oldu.''
"Her kuruş benim alın terimin karşılığı"
Türkiye genelinde yaptıkları mitinglerde dinletilen ses kayıtlarının zaman zaman polisler tarafından engellenmek istediğini savunan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hırsızın polisi olmaz, polis halkın polisidir. Biz size güveniyoruz, eğer bir mitingi huzur içinde yapıyorsak, sizin emeğiniz ve katkınız var. Ama siz de hukuk, adalet, halktan yana olun, yolsuzluktan, hırsızlıktan yana olmayın ki sizi başımızın üstünde taşıyalım. Bakınız siyasete girdiğim gün, mal varlığımı siteye koydum. Her kuruş benim alın terimin karşılığıdır. Herkes de zengin olsun, geliri olsun, huzur içinde olsun isterim. 1971'den bu yana Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı aylığın en az 2 katını aldım. Benim mal varlığım ortada, alın teri, onun ki sahte, paraları evinde saklıyor. Dağıt dağıt bitmiyor, ertesi gün 30 milyon avro kalıyor."
Kılıçdaroğlu, her evde huzur ve barışın olduğu bir Türkiye istediklerini anlatarak, iktidara gelmeleri durumunda mazot fiyatlarının indirileceğini söyledi.
30 Mart'ta temiz ve güzel bir Türkiye umudu ile vatandaşların sandığa gideceklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Provokasyonlara asla alet olmayacağız. Bunlar yakında büyük provokasyonlar yapabilirler. Hatta Erdoğan'a suikast ayağından bir şeyler de yapabilirler. Hatırlıyorsunuz değil mi? Geçen seçimlerde efendim, Tokat'a gidiyor kendisini helikopterle, Başbakan'a suikast yapıldı... Neymiş arabasına iki kişi silahla... Yalan, doğru ama gerçeği görün diyorum size. Her türlü provokasyonu yapabilirler'' şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde tüm vatandaşların kazanacağını, herkesin mutlu olduğu, barış ve huzurun hakim olduğu bir Türkiye için çalışacaklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün DDK'ya verdiği talimat
Silivri Atatürk Meydanı'nda vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün iletişimin dinlenilmesi ve tespitine ilişkin uygulamalara yönelik DDK'ya verdiği talimatı değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, "Yolsuzlukları, gizli dinlemeleri araştırın, adalet nasıl tecelli ediyor araştırın' diye talimat vermiş. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı'na açıkça sesleniyorum: Sayın Cumhurbaşkanı, bu DDK, bu iktidar yerinde kaldığı sürece, hırsızlar iş başında olduğu sürece, yargıya, bürokrasiye müdahale ettikleri sürece beklentileriniz asla karşılanmaz. DDK, yazdığı raporlarla olsa olsa bu hırsızları aklar. En büyük endişe budur" diye konuştu.
Muhabir: Hakan Mehmet Şahin,Uğur Aslanhan, Andaç Hongur