ANKARA
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, "17 Aralık sürecine ilişkin bir taraftan yargı sürecinin devam etmesi ve mahkemelerin kararını vermesi ile diğer taraftan paralel yapıyla mücadeleyi ayırt etmek lazım" dedi.
Çavuşoğlu, JW Mariott Otel’de Diplomasi Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu ve üyeleriyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin artık çok yönlü bir dış politika izlediğini ve bu politikada AB üyeliğinin her zaman birinci sırada yer aldığını söyledi. Bu yılın, Türkiye’de AB yılı olmasını arzu ettiklerini ve bunun için gerekli diplomatik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Çavuşoğlu, diplomatik temaslarında müzakerelere hız verilmesi ve bazı fasılların açılmasında bir konsensus oluştuğunu gördüklerini vurguladı.
Bu yılın, AB yılı olması için sadece eylem planı ve reform paketiyle yetinmeyeceklerini anlatan Çavuşoğlu, yeni reform paketleri için çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını vurguladı. Türkiye’deki bu olumlu havanın sürmesi için AB’nin de daha fazla faslı açması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, enerji, ekonomi ve parasal politikalar, sosyal politikalar fasıllarının hemen açılabileceğini belirtti.
Son günlerde bir Alman gazetesindeki AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin Türkiye’ye 3 ay vermesine ilişkin haberin gerçek dışı olduğuna işaret eden Mevlüt Çavuşoğlu, “Neticede biz yapıcı ve iki ortaklık anlayışı çerçevesinde ilişkilerimizi seviyeli bir şekilde götürüyoruz. Açık bir diyalog ortamını bazen mektuplarla, bazen görüşmelerle sürdürüyoruz. Biz bu süreçten memnunuz” diye konuştu.
KKTC ziyaretinde Dışişleri Bakanı Özdil Nami ile protokol imzaladıkları bilgisini de veren AB Bakanı Çavuşoğlu, KKTC’nin de çözüme ulaşılmasının ardından AB’ye üye olduğunda fasıllar çerçevesinde uyum sağlaması için Türkiye olarak her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. Çavuşoğlu, AB’nin bu konuya ilişkin atabileceği güven artırıcı çok önemli adımlar olduğunu kaydetti.
Füle'nin açıklamaları
Diplomasi muhabirlerinin sorularını da yanıtlayan Çavuşoğlu, Füle’nin açıklamalarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Füle hem hayal kırıklıklarını hem de olumlu düşüncelerini dile getirdi. Biz de kendisine Türkiye’nin yaşadığı hayal kırıklıklarını anlattık. Sosyal medya ve twitter konusunda önemli olan basın özgürlüğü ile kişilerin hak ve özgürlüğü ve de özel hayatın gizliliğinin korunması arasındaki dengeyi nasıl kuracağız? Burada rehber, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesidir. Bu sözleşmenin 8 ve 10. maddelerine baktığımızda bir taraftan kişilerin özel hayatının gizliliğinin korunması ve diğer taraftan düşünce ve ifade özgürlüğü son derece net.
Diğer açıdan da bu konuyla ilgili mahkeme kararları önemlidir. Bir mahkeme kararı olduğunda buna uyuluyor mu? Evet. Sosyal medyanın bu konudaki ayrıcalığı ne dediğimizde haklı olduğumuzu ancak kendilerinin de alınan tedbirin fazla olmasını eleştirdiklerini söylediler.”
Konuya ilişkin başka bir soru üzerine, Türkiye’yi dışarıda ciddi bir karalama çalışması olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, kendi içinde bu konular sert bir şekilde tartışılsa da oraları Türkiye’yi şikayet mekanizması olarak görmenin doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.
Yeni reform paketi
Çavuşoğlu, yeni reform paketlerine ilişkin bir soru üzerine, içerikte genel anlamda hukuk, temel hak ve özgürlükleriyle ilgili maddeler olduğunu dile getirdi.
Bir gazetecinin “Anayasa Mahkemesi’nin yapısına ilişkin değişiklik düşünülüyor mu” sorusunu yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, yapılan reformlarla Türkiye’de yargının bağımsızlığının gittikçe güçlendiğini vurguladı.
“En önemli reformlarımızdan bir tanesi de insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve böyle bir ihlal varsa bunun kendi iç hukukumuzla hallolması” diyen Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurularının bir nedeninin de iç hukuk tıkandığında başvurulması olduğunu hatırlattı. Kanunların bu konuda son derece net olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Sonuçta Anayasa Mahkemesinin verdiği kararı sevsek de sevmesek de herkes uygulamak zorunda” değerlendirmesinde bulundu. Mevlüt Çavuşoğlu, konuya ilişkin bir düzenleme olup olmadığına ilişkin bilgisi olmadığını ifade etti.
AK Parti’nin en önemli başarılarından birinin yolsuzlukla mücadele olduğunu ve bu mücadelenin de takdir edildiğini anlatan Çavuşoğlu, "17 Aralık sürecine ilişkin bir taraftan yargı sürecinin devam etmesi ve mahkemelerin kararını vermesi ile diğer taraftan paralel yapıyla mücadeleyi ayırdetmek lazım. Diğerine mahkemeler kararını verir ve arkadaşlarımız da inşallah bu süreçte aklanır. İddialara baktığımızda bana inandırıcı gelmiyor” şeklinde konuştu.
AB Bakanı Çavuşoğlu, Gümrük Birliğine ilişkin durumun yeniden müzakereye açıldığı hatırlatılarak, “Bu nasıl okunmalı” şeklindeki soruya karşılık, şu yanıtı verdi:
“Gümrük Birliği Anlaşması o dönemin şartlarında önemliydi. Bugüne kadar da Türkiye’nin AB ile olan ticaretine önemli katkısı olmuştur. Bazı sorunlar var. Bunlardan bir tanesi bazı ürünler üzerindeki kısıtlamalar. Tam bir gümrük birliği için kısıtlamaları tekrar gözden geçirmemiz lazım. AB mevcut yapısıyla üçüncü bir ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzaladığında, o ülkeden Türkiye’ye gelecek malları Türkiye gümrüğü sıfırlamak zorundadır.
ABD ile yapılacak bir anlaşma bizi doğrudan ilgilendiriyor. Bu konuyu geçen Mayıs’ta Obama ile görüşmede gündeme getirdik ve ortak bir komisyon kuralım ve komisyon bu konuları değerlendirsin ve Türkiye’nin hak mahrumiyeti olmasın teklifi ortaya konmuştu.”
Yeni anayasa
"Yeni bir anayasa için harekete geçmek gerektiğini ve bir taslak oluşturmak gerektiğini" söyleyen Çavuşoğlu, Venedik Komisyonu'ndan da görüş almak gerektiğini ifade etti. Çavuşoğlu, "Bunu bir kere daha denemeliyiz" ifadesini kullandı.
Çavuşoğlu, "Bu yıl içinde bir başlık açılacak mı" sorusuna karşılık da yaptıkları tüm görüşmelerde böyle bir kararlılık olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "23 ve 24’ün açılmamasının sebebi bize yöneltilen eleştiriler değil, tam tersi. Biz onlara davranışlarının samimi olmadığı yönündeki düşüncelerimizi dile getiriyoruz" diye konuştu.
KKTC'de müzakereler
KKTC'de müzakarelere ilişkin son durumu değerlendiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Adada Türk tarafının barış sürecini desteklediğini görüyoruz. Toplumda ciddi bir istek ve kararlılık var. Derviş Eroğlu'nun müzakerelerin hızlandırılması için 4 aşamalı bir teklifi var. Konuların taranması, ikili görüşmeler ve daha sonra Birleşmiş Milletler ve Yunanistan ile Türkiye'nin de katılacağı anlaşmaya varacağı ve referanduma götüreceği ortaklık anlaşması. Şu an itibarıyla hazirana yetişme arzusu iyidir ama bu yıl içinde bir çözüm bekliyoruz. Rum tarafının da daha önceki döneme göre daha olumlu olduğunu görüyoruz."
"İllegal dinleme vatana ihanettir"
"İktidar partisine kapatma davası açıldığında yapılan yayınları vatana ihanet olarak mı görüyorsunuz?" sorusuna karşılık Çavuşoğlu, "Türkiye'yi dışarıya şikayet etmek başkadır ve Türkiye'deki bir yanlışı hep birlikte dile getirmek başka bir şeydir. 2008 yılında açılan kapatma davası siyasi bir karardı. O nedenle iki konu arasında bir bağlantı görmüyorum ve kapatma davasının yanlış olduğunu söylemek vatana ihanet olmaz ama ulusal güvenlikle ilgili konuları illegal bir şekilde dinlemek, ülke aleyhine girişim yapılmasını sağlamak vatana ihanettir" değerlendirmesinde bulundu.
Rusya'ya yaptırımlar konusunda bir soruyu da yanıtlandıran AB Bakanı Çavuşoğlu, Atina'da yapılan gayrıresmi dışişleri bakanları toplantısında "bu ülkeye olan enerji bağımlılığını nasıl azaltabiliriz konusunun gündeme geldiğini" söyledi. AB'nin "Rusya'ya yaptırım uygulayın" şeklinde bir talebinin olmadığını belirten Çavuşoğlu, "Türkiye olarak AB’nin her kararına uyma yükümlülüğümüz yok. Zaten AB içinde de bu konuda bir fikir birliği yok" ifadelerini kullandı.
Muhabir: Meltem Uzun
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
