ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, SkyTürk 360 televizyonundaki ''Gündem Özel'' programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Açlık grevleriyle ilgili sorular üzerine Bozdağ, grevlerin tutuklu veya hükümlülere uygulanan hak ihlallerinden, cezaevi şartlarından, cezaevlerindeki yönetimlerin olumsuz tutum ve söylemlerinden kaynaklanmadığına işaret etti.
''PKK terör örgütünün talimatıyla başlayan bir açlık grevi var ve PKK'nın talimatları doğrultusunda hareket eden BDP'nin teşviki, tahrikiyle yayılan bir grevden bahsediyoruz. Burada, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir terör örgütünün tehdidi var. Bu bir noktada bir tehdit, bir şantajdır'' diyen Bozdağ, grev sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinden hükümetin sorumlu tutulacağına ilişkin yorumlar yapıldığını söyledi.
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin hayatlarından mesul olduklarını belirten Bozdağ, ''Orada her türlü tedbir alınmış durumda. Sağlıklarının kötüye gitmemesi için gerekli tedbirler alınıyor ve herhangi bir durum, hayati tehlike söz konusu olduğu zaman da tereddütsüz müdahale yapılacaktır. Hayati tehlike olduğu zaman onları hayatta tutacak müdahale yapılacaktır'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı'nın Obama'dan daha çok yetkileri var
AK Parti'nin sunduğu başkanlık sistemine ilişkin teklifle ilgili soruları da yanıtlayan Bozdağ, sözlerine şöyle devam etti:
''Biz diyoruz ki, böyle bir tartışmanın olmadığı bir ortama lazım. Geçmezse ne olur; geçmezse olacağı söyleyeyim, eğer anayasa değişikliği olmazsa 2014'te cumhurbaşkanı halk tarafından seçileceği için yüzde 51 oyu alan Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacaktır. Dolayısıyla Anayasa'daki mevcut cumhurbaşkanının görev ve yetkileriyle cumhurbaşkanı fiilen yarı başkanlık sisteminde devlet başkanının sahip olduğu yetkilere adeta sahip olmuş olacak ve Türkiye resmen olmasa bile fiilen yarı başkanlık sistemine geçmiş, fiilen bir sistem değişikliği olmuş olacak. Sistemin içinde seçilmiş bir de başbakan olacak. Yetkilerde de güçlü yetkiler olduğu için orada da ciddi sorunlar yaşanabilecek.''