TBMM
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.
Suriye konusunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı açıklamaya katıldığını, Suriye ile ilgili yapılan haberin tamamen yalan ve iftira olduğunu belirten Atalay, "Türkiye'de bu konuda pek çok değerlendirme yapıldı. Bir yabancının, - uzman bile diyemiyorum - sözünün bu kadar önemsenmesi, parlamentoda ciddiye alınmasını da anlayamıyorum" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsviçre bankalarında olduğu iddia edilen hesapları ile ilgili soruyu da yanıtlayan Atalay, "Başbakan bu konuda defalarca açıklama yaptı. 'İspat etsinler, bir tane bile getirsinler şunu yapacağım' dedi. Onu da buradan hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Atalay, "Teklifle af mı getiriliyor?" diye sorulduğunu anımsatarak, "Burada af müessesesi, maddesi yok, öyle bir şey sözkonusu değil. Çözüm süreci şu anda Hükümetimizin önündeki en önemli projelerden birisidir, verimli gitmektedir. İnşallah Türkiye için de hayırlı olacağına inandığımız bir çalışmadır" dedi.
Atalay, "Burada milletvekili dokunulmazlığı ile irtibat kurabilecek bir şey yok. Yargılama olarak MİT mensupları her yerde yargılanabiliyor. Sadece MİT Başkanı, valilerde, büyükşehir belediye başkanlarında, müsteşarlarda olduğu gibi Yargıtay'da yargılanacak, sadece o farkı getiriyoruz" diye konuştu.
"Bazı davalarda kumpas kuruldu" iddiası ile ilgili olarak Atalay, "Davalarla ilgili konular... Herkes biliyor bu davalar ne aşamada. Bu davaların süreci ile ilgili bilgi vermem gerekmiyor. Son davanın gerekçesinin açıklanmasından da biz memnun olduk. Biz daima tutukluluğun kısa tutulması, davaların çabuk sonuçlanması yönünde bir görüşün sahibiyiz" değerlendirmesinde bulundu.
Beşir Atalay, şu anda aranan MİT görevlisi olmadığını ifade ederek, "Görev suçundan dolayı yargıda olan 5 kişi, kişisel suçtan yargı da olan da iki kişi var, birisi tutuklu" dedi.
İllegal dinemeye şiddetli ceza
Atalay, kabul edilen bir yasa ile dinlemelerin zorlaştırıldığını, illegal dinlemeye şiddetli cezalar getirildiğini ifade etti.
"MİT'in iç istihbaratta görevi yok mu?" diye sorulduğunu anımsatan Atalay, "MİT'in terör ve casuslukla ilgili görevi her yerdedir, içeride de vardır. Casusluk suçlarında ve devlet sırlarının ifşasında sadece kolluk yetkisi vardır, başkaca iç operasyon sözkonusu değildir" diye konuştu.
Grupların görüşleri
TBMM Genel Kurulu'nda, "temel kanun" olarak ele alınan MİT Kanunu'nda değişiklik öngören kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birinci bölüm üzerinde görüşmelere geçildi.
CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, teklifin, demokrasi ve rejim açısından tehlike oluşturduğunu savundu. MİT'in görev ve yetki alanının genişletildiğini, doğrudan operasyon yetkisi verildiğini belirten Dinçer, "Ayrıca MİT personeli ağır zırhlarla koruma altına alınmaktadır. MİT, olağanüstü bir kurum haline getiriliyor. Teklif bu şekilde yasalaşırsa, iktidar, MİT'i rakipleri aleyhine de kullanabilecek. Bu teklif toplumu MİT'in emri altına sokuyor. Milletvekillerinde olmayan dokunulmazlık MİT mensuplarına getiriliyor" diye konuştu.
BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, teklifle, MİT'i direkt Başbakan'a bağlayan mekanizma hedeflendiğini ileri sürdü. MİT'e mutlak dokunulmazlık vermenin ülkeyi istihbarat devleti haline getireceğini öne süren Dora, bunun da toplumsal barışa zarar vereceğini söyledi.
MİT'in anayasa üstü bir konuma getirilmek istendiğini iddia eden Dora, aslında bunun iktidarı da tehlike altına sokabileceğini savundu. Dora, iktidarın amacının kendini güvence altına almak olduğunu öne sürdü.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Türkiye'nin antidemokratik bir yola sürüklendiğini iddia etti. Hükümetin amacının "yolsuzlukların, hırsızlıkların, kara para aklamaların" üzerini kapatmak olduğunu iddia eden Bal, bu konuda MİT'e de bir misyon yüklenmek istendiğini savundu.
Bal, "Oslo ve İmralı görüşmeleri ile ortaya çıkan vahim duruma kılıf uydurmak, Yüce Divan'dan kurtulmak istiyorlar. Oslo ve İmralı'da ortaya çıkan sonuç, Türkiye'de analar ağlamasın aldatması, PKK yurt dışına çıkacak aldatması... PKK silahı ile birlikte ilçelere, illere indi. Gece silahlı, gündüz külahlı. Vergi topluyor, kimlik kontrolü yapıyor, şehitlik kuruyor. Bunun adı belli. BDP ilan etti: 'Bu seçim, belirlenmiş bölgenin sınırının çiziminin, özerkliğin seçimi' dedi" diye konuştu.
Faruk Bal, görüşülen teklifle, MİT'in savaş halinde bile girilemeyecek alanlara girebileceğini, silahlı kuvvetler dahil olmak üzere dilediği kurumdan dilediğini alabileceğini iddia etti. Bal, "MİT'e verilen yetkilerle Türkiye'de AKP'nin ayağına dolaşan herkes risk altına girmiştir" dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise "PKK ve Kürt realitesi vardır. Sorunları görüşerek, konuşarak çözmek zorundayız. Biz burada koltuklarımızda oturmuşuz ama 12 metrekarelik alanda, beton ve demir yığınları arasında olan Sayın Öcalan, kanı durdurmuşsa, bir yıldır kan akmıyorsa, ölüm yoksa; bizim dönüp ona buralardan hakaretler saydırmak değil, teşekkür etmemiz lazım" diye konuştu.
Yeniden söz alan Bal, Güneydoğu'da bir sorun olduğunu ancak bunun asla etnik bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Türkiye'nin, mücadele ettiği terörün başını çekmiş olan bir kişinin çözümüne ihtiyacı yoktur. Elbette akan kanın akmaz hale gelmesinden gurur duyarız. Lakin, bu akan kanı akmaz hale getirirken, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde terör örgütünün vergi toplamasına, mahkeme kurmasına, asayiş birlikleri kurmasına da karşıyız" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, yasa teklifi ile ilgili eleştirilerde hükümete yönelik "diktatoryal" gibi yakıştırmaların iftiradan ibaret olduğunu söyledi. Canikli, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile fiilen yer almayan özgürlük ortamının, Türkiye'de fazlasıyla olduğunu ve bunun son 12 yılda geliştiğini ifade etti.
"Hayal ürünü"
Milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, seçim sonuçları ile ilgili hazırladıkları raporu gözden geçirdiklerini, sonuçları değerlendirdiklerini belirterek, bütün partilerin bu sonuçları iyi analiz etmeleri gerektiğini ifade etti. Atalay, negatif politikalara, kara propagandalara karşı milletin seçimlerde verdiği cevabın iyi düşünülmesi gerektiğine dikkati çekti.
Faruk Bal'ın teklifle ilgili eleştirilerine değinen Atalay, bunların hepsinin hayal ürünü olduğunu söyledi. "MİT'in ordudan istediğini alacağı" yönündeki ifadelerin kafa karıştırmaktan ibaret olduğunu belirten Atalay, şöyle devam etti:
"MİT tarafından silahlı kuvvetlere verilecek destek çok önemlidir. Silahlı kuvvetlerin yaptığı bütün operasyonların istihbaratını MİT verir. Şu anda en yakın çalıştığı kurum silahlı kuvvetlerdir.
Size tavsiye ediyorum, bu yasanın maddeleriyle Avrupa ülkelerindeki düzenlemeleri mukayese edin. Kendi milli kurumumuzu bu şekilde yerden yere vurmak, kimseye bir şey kazandırmaz.
Dün de ifade ettim. Komisyonun çalışmasını sürdürüyoruz. Denetleme Komisyonu... Meclis'e önemli bir yetki verilecek. Yüce Meclis'in rolü artsın istiyoruz. Ülkemizin gerek istihbaratını gerek güvenliğini bu yüce Meclis denetleyecek. Salı günü yeni bir madde ihdasını getireceğiz. Bu siyaset kurumumuz, yüce Meclis adına önemli bir gelişmedir. Burada hukukun dışında olağanüstü hiçbir şey yok. Avrupa ülkelerinin örneklerini de okuyun.
'Başbakanlık her görevi verecekmiş...' Başbakanlık; dış güvenlik, terörle mücadele, milli güvenlik konularında görevler verebilir. Kanunun dışında bir görev veremez. Teklifte ya da mevcut kanunda bir tane 'operasyon' ifadesi yoktur.
Bir milletvekilimiz, 'yargı yetkisi dışına çıkarılır' diyor. Böyle bir şey olur mu? Hiç kimse yargı yetkisi dışına çıkarılamaz Türkiye'de."
"Gerekirse başka örgütlerle de görüşecek"
Çözüm sürecine değinen Atalay, bu sürecin hiçbir safhasını gizli yürütmediklerini, meşru zemin ve hukuk içinde yürüttüklerini belirtti.
Beşir Atalay, "Çözüm sürecini apaçık yürütüyoruz. Lafımızı çekinmeyiz, risk alan hükümetiz. Ülkemizin bir sorunu varsa cesaret gösteririz. Biz bir çözüm süreci yürütüyoruz. MİT örgütle de görüşüyor. Biz BDP ile görüşüyoruz. Siyasi boyutunu biz yürütüyoruz ve bu devam edecek. Gerekirse MİT başka örgütlerle de görüşecek" diye konuştu.
Atalay, konuşmasının ardından yerine geçerken, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, "şerefsiz" ifadesini kullanması üzerine "Şerefsiz sensin. Bana şerefsiz diyene cevabını veririm" dedi. Uzunırmak da "Görüşenler değil emri verenler şerefsizdir" karşılığını verdi.
AK Parti ve MHP'li milletvekilleri arasında tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi.
Atalay, MHP Grup Başkanvekili Vural ve MHP'li milletvekilleri ile tartıştı
Beşir Atalay, milletvekillerinin kendisine yönelttiği sorulara yanıt vermek için konuşmaya başlayınca, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, oturduğu yerden laf attı. AK Parti sıralarından "konuşma" lafı atılan Genç'in konuşmaya devam etmesi üzerine Atalay sözlerine başlayamadı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Genç'i bir kaç kez "Lütfen, rica ediyorum" diyerek uyardı.
Daha sonra konuşmasına başlayan Atalay, hayatını çok sakin ve mütevazi yaşayan birisi olduğunu söyledi.
Hiç kimseye hakaret etmediğini, insanların hakkını ve hukukunu çok gözettiğini belirten Atalay, "Ama bunları söyleyenler, tutanakları çıkarsınlar, biz niçin onları söylemek durumunda kalmışız, lütfen ona baksınlar. Yoksa hiçbir milletvekilini incitmek gibi bir niyetim yoktur, öyle bir yanlışım varsa onu geri alırım. Ama eğer burada üsluptan söz edeceksek bu herkesi bağlar, sadece bakanı değil. Muhalefet milletvekili olmak eleştiri sınırını aşan hakaret etme hakkı vermez. Hepimiz birbirimizin hakkını koruyacağız. Ama hakaret varsa da müsaade edin biz de hakkımızı koruruz" dedi.
Atalay, şöyle konuştu:
"Kırıkkale Üniversitesi'nden alınmam doğrudur. 28 Şubat sürecinde Kırıkkale Üniversitesi rektörü idim. 'İrticacı rektör' olarak görevden alındım, ben zaten bunu inkar etmiyorum. Köstebek suçlaması bir iftiradır. İsmini söylemeyeyim, zaten onun için yargı da gerekeni kendi yüzlerine vurmuştur. O zaman da söyledim; onuru olanlar, onuruna önem verenler başkasının onuru ile oynamaz. Hangi ülkedeki İçişleri Bakanı 'işte çete, vesaire...' İçişleri Bakanlığı, dönemimde insan hakları bakanlığı haline geldi. O dönemde çetelerle en yoğun mücadeleyi yaptık."
Daha sonra söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Beşir Atalay'ın, "Şerefsiz sözünden dolayı özür dilemesini istedi; CHP'li Genç de ceza verilmesini talep etti.
Bunun üzerine Beşir Atalay, sözkonusu tartışmanın geçtiği tutanağı okudu.
Vural'ın itirazlarını sürdürmesi üzerine Atalay, "Grup başkanvekilleri istedikleri zaman böyle araya girebiliyor mu? Sizin keyfinize göre olmaz bu" dedi. Beşir Atalay'ın MHP'ye, "yavru muhalefet" demesi üzerine, MHP'li milletvekilleri bu söze tepki gösterdi.
Başbakan Yardımcısı Atalay, "Buradaki metni takdirinize sunuyorum. O milletvekilimize söylediğim 'şerefsiz sensin' ifadesini geri alıyorum ama tutanağı da Sayın Başkanın takdirine sunuyorum. Sayın Başkan bana 'bunu düzeltin' anlamında söz verdi; ben düzeltiyorum ama tutanaktaki bu kadar sözü de siz nereye... Ne yapacaksanız yapın" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Akşener, tartışmanın uzaması üzerine birleşime ara verdi. Tartışma arada da devam etti.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
