VARŞOVA - Meltem Yılmaz
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, katıldığı AB Parlamento Başkanları Konferansı ve Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
''Bugün Avrupa'da belli bir refah varsa, Afrika'dan, bizim ülkemizden gelenlerin, Balkanlar'dan gelenlerin, daha önce birlik üyesi olmayan ülkelerden gelenlerin de çok büyük katkısı var'' diyen Çiçek, krizin birçok yönüyle masaya yatırılması gerektiğini vurguladı.
Reformların zamanında yapılması gerektiğini ifade eden Çiçek, şunları kaydetti:
''Biz de diyoruz ki İslam karşıtlığı, ırkçı tavırların ortadan kaldırılması lazım. Dayanışma içinde olması lazım. Genişlemenin ve derinleşmenin sürdürülmesi gerekir. Özellikle Türkiye açısından önemli, 75 milyon bir ülkenin, yapabileceği çok büyük katkı var. Çünkü biz AB üyesi değiliz ama bugün kriz döneminde bile büyümesini sürdüren, giderek ekonomik olarak da güçlenen, bunun sonucu olarak dış politikada da başka alanlarda da ağırlığı artan bir ülkeyiz. Böyle bir ülkenin AB'ye katacağı çok şey var. Bunun idrak edilmesi lazım. Ama Avrupa'da halen ön yargıların çok önemli bir hastalık olduğunu da biliyorum.''
''Bize söz verilirken Türkiye, başka dinde değildi ki''
Çiçek, Türkiye'nin büyük bir ülke olması, genç nüfusu, tecrübesi, ekonomik potansiyeli, son yıllarda elde ettiği başarıların, AB'nin bir kısım ülkelerini rahatsız ettiğini kaydetti.
AB'ye üyelik sürecinde din faktörünün sorulması üzerine Cemil Çiçek, bunun önemli bir faktör olduğunu, gözardı edemeyeceklerini kaydetti. Çiçek, ''Ama bize söz verilirken Türkiye, o zaman başka dinde değildi ki. 1963'te Ankara Antlaşması'nı yaparken de Türkiye halkının çok önemli kısmı Müslüman'dı. Biz bu noktada Avrupa'ya yanlış bir görüntü vermedik, yanlış bir şey söylemedik. 1963'te neysek, 2012'de oyuz'' diye konuştu.
Çiçek, ancak şartların değiştiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Oportünist bir yaklaşımla, bir kısım ülkeler AB üyeliğine karşı çıkıyor. AB'nin çekirdeğini oluşturan liderler, vizyon sahibi, gelecek tasavvuru olan insanlardır. Avrupa'nın bir kısım ülkelerinde sıradan bir politika ve sıradanlaşan liderler var, sadece seçime oynayan, seçim sonrası ne olursa olsun... Biraz da Avrupa'da bu sıkıntıları görüyoruz.''