TBMM - Meltem Öztürk
CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını açıklayan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, 5-6 Eylül tarihlerinde yapılacak CHP olağanüstü kurultayı öncesi, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Gençlik yıllarından beri kurultayların bir parçası olduğunu ifade eden İnce, gerek gençlik kollarında bulunan, gerek kurultay delegesi, ilçe yöneticisi, il başkanı, gerek milletvekili olarak, kurultay atmosferini bildiğini söyledi.
İnce, partinin her kademesinde bulunduğunu dile getirerek, "Hazırım. Sokak hazır, millet buna hazır, halkımız hazır, partinin tabanı hazır. Salonda kurultay delegelerinin de hazır olduğunu düşünüyorum" dedi.
Heyecanlı olduğunu belirten İnce, CHP'yi alternatif yapmak, iktidar yapmak, AK Parti'yi yenmek için heyecanlı olduğunu anlattı. İnce, bunun, parti içi yarıştan kaynaklı değil, Türkiye'yi yönetme heyecanı olduğunu kaydetti.
"Genel Merkez olanaklarını kullanarak"
İnce, kurultayda kaç delegenin imzasıyla aday gösterileceğini ve kaç oy alacağını düşündüğüne yönelik soru üzerine, 700'ün üzerinde oy alacağını düşündüğünü belirtti.
İmza ile oyun aynı olmadığını bu kurultayda ilk kez herkesin göreceğini dile getiren İnce, bunun ilçe ve il kongrelerinde de sayısız örneklerinin bulunduğunu söyledi. İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Baktığınızda toplanan imza ile alınan oy birbirine hiç uyuşmamaktadır. Bu kez ise burada bir rekor olacak. Sayın Genel Başkan, topladığı imzanın üçte birini, ben topladığım imzanın 3 katını alacağım. Bunu herkes görecek. Birtakım baskılarla, birtakım Genel Merkez olanaklarını kullanarak imza toplamanın sandıkta oya yansımayacağını, vicdanı olan insanların vicdanıyla oy kullanacaklarını biliyorum.
Bazı isimler var, bu isimleri PM'ye taşımak istiyorlar. Bunları çarşaf liste ile taşımaları mümkün değil. Bu işleri bilen bir arkadaşları olarak, kurultay delegeleri uyarıyorum. O isimleri çarşaf listeyle PM'ye taşıması mümkün değil. Bu delege onu seçmez. Demek ki Genel Başkan seçildikten sonra blok liste hazırlıkları var. Buna karşı arkadaşlarımın kulaklarının delik olmasını istiyorum. Eğer o isimleri, -12. maddeden üyeler var-, onları PM'ye taşımayı planlıyorlarsa, çarşaf listeden bu kişilerin seçilmesi mümkün değil. Demek ki Genel Başkan seçildikten sonra blok liste özlemlerini dile getirecekler. Delegelerimizin de blok listenin karşılarına dayatma olacağını, tüzük değişikliklerinin bir dayatma olacağını, bu dayatmaya genel başkanlık seçiminde çok güzel bir cevap vereceklerini düşünüyorum. Çarşaf listeyi savunuyorum. Ama öyle isimler gündeme geliyor ki bu isimlerin çarşaf listeden çıkması mümkün değil. Bunu bilmek için kahin olmaya gerek yok. Demek ki blok liste hazırlıklarını o kişilerden çıkarıyorlar."
"Anahtar liste sunacağım"
Kendisinin PM listesinin nasıl olacağı soru üzerine İnce, anahtar liste sunacağını kaydetti.
İnce, genel başkan seçildikten sonra, partinin bütün kesimlerini kucaklayan, kapsayan, gençlerden, kadınlardan, yeni yüzlerden oluşan bir listeyle çıkacağını belirtti.
Kurultay delegelerinden, "Genel Başkan mı yoksa tüzük mü büyük" sorusunu kendilerine sormasını isteyen İnce, tüzüğün, Genel Başkan'dan daha büyük olduğunu kaydetti.
İnce, Genel Başkan'a göre değil, tüzüğe göre Genel Başkan olması gerektiğini belirterek, önce tüzük değişikliği yapılmasını, sonra Genel Başkan seçimi olmasını önerdi.
"İktidar olmayı unutmuş"
İlk olarak Genel Başkanlık fikrinin ne zaman oluştuğunun sorulması üzerine İnce, şunları kaydetti:
"Hükümet programında, 'yolsuzluklarla mücadele ettik' deniliyor. Yolsuzlukları kapatmak için mücadele ettiler. HSYK'yı değiştirdiler, dosyaları yok ettiler, bu yolsuzluk dosyalarını kapatmak için mücadele ediyorlar. Türkiye yangın yerine dönmüş, Türkiye'nin sınırları bitmiş, 1,5 milyon Suriyeli sokaklarda aç sefil geziyor, 49 vatandaşımız rehin. Türkiye'de bunca sorun varken CHP, umut olamıyor, iktidar alternatifi olamıyor. Sokakta bekleyin, sokaktan geçen 100 kişiye her ilde sorun, 2015 seçimlerinde Sayın Kılıçdaroğlu'nun başbakan olma, AKP'yi yenme, oyunu yükseltme ihtimalini gören bir Allah'ın kulu var mı? Bunu vicdanıma soruyorum, oyları yükseltme ihtimalini görmüyorum, çevreme soruyorum, arkadaşlarıma, öğrencime, çocuğuma soruyorum, görmüyorlar. Herkesin vicdanına sesleniyorum, böyle bir ihtimal var mı? Böyle bir ihtimal görmüyorum. Onun için bu partiyi seçeneksiz bırakmak istemiyorum.
Sayın Genel Başkan, 2010'da Genel Başkan olduğunda, 'yüzde 40 yapamazsam istifa ederim'. Bugün, 'Anlamlı bir oy düşmesi olursa istifa ederim' diyor. Yani iktidar olmayı unutmuş. Ben ise iktidar olamazsam giderim, ilk iki seçimde partiyi birinci parti yapamazsam, hatta ilk seçimde, 10 ay sonraki seçimde AKP'yi 330'un altına düşürüp, Türkiye'yi tehlikeye sokmamak lazım. Çünkü bunlar başkanlık sistemini getirecek. Sayın Kılıçdaroğlu ile devam edersek, 23-24'lerde oy alırız, eğer böyle alırsak AKP 367'yi geçer, AKP geçerse anayasayı değiştirir, anayasayı değiştirirlerse başkanlık sistemi gelir. Ondan sonra CHP'de kimin genel başkan olduğunun hiçbir önemi yok. Türkiye'ye bunu anlatmaya çalışıyorum. Köprüden önceki son çıkıştır bu. Türkiye'deki son seçimdir. Eğer bu seçimde bunları durduramazsak, vah benim ülkemin haline. Eğer insanlar, 'Sayın Kılıçdaroğlu, bunu durdurur' diyorsa, diyecek bir şey yok. Ben inanmıyorum durduracağına."
"1 ay içinde örgüt disipline olacak"
Muharrem İnce, bunların, bir disiplinsizlik olayı olmadığını kaydetti.
Disiplinin, inanç birliğiyle, hedef birliğiyle, alternatif olma iddiasıyla, örgütü motive etmekle olacağını belirten İnce, 1 milyon 200 bin üyenin gönlüne, "Biz iktidar olacağız, Sayın Genel Başkanımız Başbakan olacak" düşüncesini sokmakla disiplin sağlanacağını anlattı.
İnce, sopa göstererek disiplin olmayacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Ne sopası, ne disipliniymiş. Ben partiyi iktidar yapmak istiyorum. Bu disiplinsizlik değil. Bu partiyi seviyorum. Bu partinin gençlik kollarında tuvaletlerini yıkamışım, bayraklarını asmışım, partinin baraja takıldığı gün il başkanlığını yapmışım, tek başıma çelengimi alıp, partiye gidip koymuşum. Ben, 1999'da parti baraja takıldığında sabaha kadar ağlarken Sayın Genel Başkan, DSP'de milletvekili olmak istiyordu. Ben disiplinsiz değilim. Ben bu partinin, has evladıyım, harbi evladıyım, çekirdekten gelmiş evladıyım. Yazık oluyor, bir diktatöre, bir faşiste yeniliyoruz. Geliyor geliyor, seni yeniyor. 2010'da, 2011'de, 20014 yerel seçiminde, cumhurbaşkanlığı seçiminde yenmiş. Ben yenilsin istemiyorum. Ortak aklı kullanmak, bilimden yararlanmak, örgütü ayağa kaldırmak istiyorum. Bu disiplinsizlik değil ki. 'Disipline veririm'. Sopa göstermekle disiplin olmaz. 'Seni disipline veririm' diyerek sınıfta çocukları tehdit ederseniz, o sınıf sizi dinlemez. Sınıf sizin bilginize, öğretmenliğinize hayran olacak. Kendinizi hayran ettireceksiniz. Ben genel başkan olduğumda, bu örgüt disipline olacak. Emin olun 1 ay içinde örgüt disipline olacak. Çünkü ben onlara iktidar olma ruhu vereceğim. Sizin genel başkanınız iddiasına onları inandıracağım. Disiplin öyle sağlanır. Yoksa sen başarısız ol, 'başarısızsın' diyenleri, 'seni disipline veririm' diye tehdit et, yok böyle bir şey. Kimi veriyorsunuz disipline, verseniz ne olur? Kuştan korkan darı ekmez. Yola girmişiz. Banazlı Koca Haydar Pir Sultan Abdal ne diyor, 'dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.' Ben bir yola girmişim."
Amacının, partiyi demokratikleştirmek, parti içi demokrasiyi işletmek, üyelerle ön seçimi getirmek olduğunu dile getiren İnce, iki seçimde partiyi birinci parti yapamayan genel başkanın görevini bırakmasını, çarşaf listenin esas olmasını, kontenjanın yüzde 15'ten yüzde 5'e düşürülmesini önerdiğini belirtti. İnce, CHP'nin başını dik gezdireceğini, Genel Merkez'in ışıklarını 23.00'de söndürmeyeceğini anlattı.
İnce, iddialarının bulunduğunu, bu iddiaları gerçekleştirmek için yollara düştüğünü, Anadolu'yu gezdiğini ifade ederek, kimsenin sopa göstermesine gerek olmadığını kaydetti.
"Sopaya ihtiyacımız yok. Sevgiye, birbirimizi kucaklamaya ihtiyacımız var. Çocuk da değiliz" diyen İnce, CHP'yi, "Bu parti benim sevdamdır, aşkımdır" diye tanımladı. İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu partiye ben ömrümü verdim. Bu partiye milletvekili olmak için gelmedim. Genel Merkez'de, genel başkan yardımcıları, genel başkanın kapısının önünde yatarak milletvekili olmadım. Öyle olanlar, kendileri düşünsün. CHP, bir yaşam biçimi benim için. 15 yaşında, bu partinin adını duvarlara yazdım. Samanlığa yazdığım yazı bugün hala orada duruyor. Partililik dersi alacak halim yok. Bu partinin seçenek olamamasına üzülüyorum. Vicdanımı yaralıyor. Türkiye'de Tayyip Erdoğan gibi bir faşistin, diktatörün gelip gelip CHP'yi tokatlamasını, gelip gelip yenmesini hazmedemiyorum. Ben bunun için düşmüşüm yollara. Ama Sayın Genel Başkan, 'Ben Başbakan olacağım, bu seçimde onu yeneceğim' iddiasının sahibi değil. Bu iddiada bulunmamak, bu özgüveni gösterememek bile ikinciliğe razı olduğunun bir işaretidir."
İnce, CHP'de bir disiplinsizlik olmadığını kaydederek, CHP'nin sosyal demokrat bir parti olduğunu, kişilerin görüşlerini söyleyeceklerini vurguladı.
Genel Başkan'ın, iktidara karşı alternatif olma ihtimalini vermesi gerektiğini belirten İnce, örgüte, "Ben başbakan olacağım. Erdoğan ve Davutoğlu'nu oradan göndereceğim" ruhunun verilmemesi, hedef birliği, inanç birliği sağlanamamasının da disiplinsizlik olduğunu kaydetti. İnce, "O zaman disiplinsizliği Genel Başkan'ın kendisi teşvik etmiş olur. Bu partiyi düşünün, yeni bir insanla, yeni yüzle, yeni ruhla heyecan yaratmış, iktidara gidiyor, 2010'da olduğu gibi. 2010'da Sayın Genel Başkan, bunu yaratmıştı. Böyle bir heyecanın olduğunu düşünün. O günlerde çatlak ses çıkmaz. İşler kötüye giderken çıkar" diye konuştu.
"İş Bankası'na üye atamak için orada ömür tüketmem"
İnce, genel seçimlerdeki oy hedefinin sorulmasına karşılık, yüzde 30'un bir oy altında alması halinde, ertesi gün genel başkanlığı bırakacağını kaydetti. İnce, daha sonraki seçimde de CHP'yi birinci parti yapamaması halinde de yine bırakacağını ifade etti.
Siyasetin iddia işi olduğunu dile getiren İnce, "Ben orada oturup da ne yapacağım? 10 yıl başbakan olamadıktan sonra orada oturup ne yapacağım?" diye sordu. İnce, şöyle devam etti:
"İş Bankası Yönetim Kurulu'na 4 tane üye atamak için orada ömür tüketmem. Vali, müsteşar, genel müdür atamak istiyorum. İşbankası'na 4 tane Yönetim Kurulu üyesi atayacağım, iki tane korumayla gezeceğim, CHP Genel Başkanı olacağım diye... Buna ihtiyacım yok. Bunlara tav değilim. Bu AKP'yi yenemezsem, ampulü söndüremezsem, Tayyip Erdoğan'ı oradan indiremezsem, kendim çeker giderim. Analar ne evlatlar doğurmuştur, benden sonraki gelir o indirir. Kimse bulunmaz Hint kumaşı değildir. Sayın Genel Başkanı, 2010'daki Kılıçdaroğlu olmaya davet ediyorum. 2010'da benim gibi düşünüyordu. Ne oldu da değişti? İndiremiyorsun işte. Gel bırak bu kardeşine, bu kardeşin indirsin onu. Ben indiremiyorsam, ben bırakayım başka birine, o denesin.
Genel Başkanı üyelerle seçeceğiz. Fransa, Yunanistan, İspanya'da üyeler kullanıyor da Türkiye'de neden kullanmasın. Benim genel başkanlığımda, genel başkanı seçerken bütün üyeler oy kullanacak, üyeler seçecek. Benim genel başkanlığımda, il başkanlarına, genel başkana destek açıklaması yaptırmayacağım. 38 il başkanının kendisi delege değil. Himmete muhtaç dede, nasıl himmet vere. Senin oy hakkın yok, nasıl destekliyorsun. Sandığa gidecek misin? Ayıptır bu, delegenin adına nasıl konuşuyorsun. Bu hastalıklı yapı, düşünce CHP'de olmamalı. Bunların hepsini kaldıracağız. CHP'yi çağdaş, sosyal demokrat, umut olan bir parti yapacağız."
"Saçını kötü keserim"
Genel Başkan adayı olarak, Kılıçdaroğlu ve eski Genel Başkan Deniz Baykal'dan hangi noktalarda kendisini farklı gördüğü sorusuna İnce, şöyle karşılık verdi:
"İnsanların sokaktan etkilendiklerini düşünüyorum. Bir delege aradı, Kemal Bey'e oy verecekmiş ama kızı 'Muharrem İnce'ye vereceksin' diye yemin ettirmiş. Bir başka arkadaşımız aradı, kuaför, 'İnce'ye oy vermezsen, saçını kötü keserim' demiş. Bizim delege, maddi hasarlı kazada araca çarpıyor, karşıdaki kişi, 'İnce'ye oy verirsen, senden şikayetçi olmayacağım' diyor. Sokakta var olduğumu, partinin tabanında var olduğumu biliyorum. Bugün üyelerle seçim olsa, yüzde 90'ın üzerinde oy alacağıma inanıyorum. Bunu görüyorum. Delegelerin vicdanında da yer ettiğini, sokağın sesi olacaklarına inanıyorum. Eşlerinin, çocuklarının, komşularının, mahalledeki bakkalın, kasabın, hastanedeki doktorun düşüncesini sandığa yansıtacaklarına inanıyorum."
"Çağrımı bir kez yaparım"
İnce, CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan'a yönelik, "Yanımda olması halkımızın ve örgütümüzün beklentisidir. Bize güç katacaktır" şeklindeki twetine Tarhan'dan yanıt gelip gelmediği ve bu çağrıyı yineleyip yinelemediği sorusunu, "Çağrımı bir kez yaptım, bir kez yaparım, asla yinelemem. Partiye genel başkan adayı olan bir kişi, Twitter'dan o şekilde açık bir çağrı, herkesin gözünün önünde yapıyorsa, bunun yinelenecek bir yanı yoktur. Sayın Tarhan da ne demek istediğimi anlamıştır" diye yanıtladı.
"Kim destek verirse Allah razı olsun"
CHP eski Genel Sekreteri Önder Sav'ın kendisi için çalıştığına dair haberlerin sorulması üzerine İnce, Sav'ın, Deniz Baykal'ın, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bütün herkesin desteğini istediğini anlattı. İnce, "Kim destek verirse Allah razı olsun" dedi.
CHP kurultayı ile kısa bir süre önce yapılan AK Parti kongresi arasında ne gibi fark olacağı sorusuna karşılık İnce, "Tren ile çamaşır tozu ne kadar birbirine benzerse, AKP'nin kongresi ile CHP'nin kongresi de o kadar birbirine benzer. Birinde her şey düşünülmüş, oraya uygulamak üzere gelen delegeler var, CHP'nin kongresinde ise özgür iradeli delegeler, bir yarışın içinde, özgür iradeleriyle oy kullanacaklar" diye konuştu.
İnce, genel başkan seçilememesi halinde ne yapacağının sorulması üzerine, "Ne fırtınalar ne boranlar gördük, ne kara kışlar gördük, bu partiden ayrılmadık da... Ne yapmamızı bekliyorsunuz ki? Bir yola girdik, bu yolun sonu hayırdır" görüşünü dile getirdi.
CHP'de "sol kanat", "ulusalcılar" gibi gruplaşmalar olup olmadığı sorusunu ise İnce, "O medyanın uydurduğu oyunlardır. Altı okta ulusalcılık diye bir şey yok. Eğer milliyetçilik kast ediliyorsa onun adı da ulusçuluktur. Sol partilerde kanatlar olur, buna da bir itirazım yok. Bu oyunlara gelmeden, bütün kesimleri kucaklayarak, CHP'yi hep birlikte iktidara taşıyacağız" diye yanıtladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


