YOZGAT
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yozgat Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, MHP yönetiminin, IMF'ye 23,5 milyar dolar borçla ülkeyi kendilerine devrettiğini söyledi.
IMF'ye bu borçları AK Parti hükümetlerinin ödediğini dile getiren Erdoğan, "Geçen mayıs 14, bitirdik. Şimdi IMF bizden borç istiyor. Şimdi biz ona borç vereceğiz" diye konuştu.
"Merkez Bankamızın kasasında, boşaltmışlardı kasayı, 27,5 milyar dolar vardı. Ey MHP, ey MHP'nin yönetimi, benim MHP'ye gönül veren kardeşlerim, ne olur başınızı iki elinizin arasına alın da bir düşünün. 'Gerçekten bu böyle miydi' diye sorun" ifadesini kullanan Erdoğan, böyle aldıkları Merkez Bankasının kasasında, şimdi 130 milyar dolar para olduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Devletin borcu neydi biliyor musunuz bunlardan devraldığımızda, milli gelire oranı yüzde 73. Şimdi yüzde 35. Nereden nereye. Bitmedi, enflasyon yüzde 30'du. Şimdi hamdolsun yüzde 10. Tek haneliye de düştük aslında, yine düşeceğiz. Devletin borçlanma faizi neydi biliyor musunuz? Yüzde 63. Şimdi tek haneli rakamda. Gayet güzel tespit etmişler. Mesele, Türkiye'de faiz lobisinin çarkına çomağı soktuk ya o, rahatsız oldular. Onun için 3, 5, 10 ağaç sökülmesiyle bizi yıkmak istediler. Bu ülkede 3 milyar fidan ve ağaç diken bu iktidarı yıkabilir misiniz? Yıkamazsınız. Şimdi de bir paralel yapı çıktı, bir paralel yapı. 17 Aralık'ta bir de baktık ki bunlar türedi. Bunlar başladılar bu iktidarı yıkmaya. Mesele ne, mesele başka, anladık. Burada da rant var. Hale bakın. Bakıyorsunuz çıkıyorlar, beddua. Bir Müslüman bir Müslüman'a beddua eder mi, böyle bir şey olabilir mi? Hale bakın.
Furuat, bunu söylediler ve hiç bu konuda dertlenmediler
Yozgat'ta yanına bir grup genç kızın geldiğini anlatan Erdoğan, "Geldiler dediler ki 'Biz evlerde kalıyoruz, onların evlerinde. Bu evlerde bizi gece ibadete kaldırıyorlar ve bu gece saatlerinde bize size beddua ettiriyorlar. Hale bakın hale. Ablalar böyle istiyor, ablalar bunu söylüyor. Bir de iftiralar, ailemle ilgili iftiralar, şahsımla ilgili iftiralar, bunları anlatıyorlar çocuklara. 'Biz kahroluyoruz' dediler ve 'Bizi de tehdit ediyorlar.' Böyle bir şey olabilir mi, bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir yaklaşımdır" diye konuştu.
"Bir yaklaşım da şu, diyorlar ki 'AK Parti'yi yıkmak için orada AK Parti karşısında en güçlü parti kimse, oyunuzu gidin ona verin" diye konuşan Erdoğan, "Bunlar bu ülkede üniversitelere girişte, 28 Şubat sürecinde başörtü sorunu olduğu zaman başörtüye furuat diyecek kadar ileri gitmişlerdir. Furuat, bunu söylediler ve hiç bu konuda dertlenmediler. Üniversitelere girerken, 'Nasıl girilmesi gerekiyorsa girin' dediler. Bunlarla kalmadılar, birçok bizler için meşru olmayan şeyleri bunlar meşru kabul ettiler ve daha da ileri gittiler, 'Amaç için her şey meşrudur' dediler" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, 30 Mart'ın bir test olduğunu ve Yozgat'ın sandıkları patlatacağına inandığını vurgulayarak, "Çünkü biz buradan sadece belediye başkanı seçmeyeceğiz. Bu seçimin farklı bir özelliği var. Aynı zamanda Yozgat sandıklarında AK Parti'ye verilen oy, diğer partilere de bir ders olacaktır. Onun için şimdi onlar bu şekilde çalışıyor. Ben inanıyorum ki benim hanım kardeşlerim de kapı kapı dolaşacaklar, gençler kapı kapı dolaşacaklar, ana kademe kapı kapı dolaşacaklar ve sizler doğruyu anlatacaksınız. Sizler hizmetlerimizi anlatacaksınız, sizler eserlerimizi anlatacaksınız" dedi.
Kızlarımıza ne çileler çektirdiler
"Soruyorum, şu kızlarımıza ne çileler çektirdiler" diyen Erdoğan, 2 kızının da bu çileyi, sıkıntıyı çektiğini, imam hatipte okumalarına rağmen derse giremediğini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu yavrularım üniversiteye gidemediler bu ülkede. Çünkü onlara dediler ki 'Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya.' Bu muameleyi yaptılar. Geldik ama sabırla geldik, dikkatli geldik ve 'Sabrın sonu selamettir' dedik. Şimdi artık başörtülü olarak yavrularımız üniversitelere giriyor mu, imam hatiplere giriyor mu, devlet dairesine giriyor mu? Sabrın sonu selamettir, mesele bu.
Ama şimdi sizden ben başka bir şey istiyorum, çok çalışacaksınız, çok gayret edeceksiniz. Evvelallah üniversiteleri de katsayıları da yok zaten, artık istediğiniz yere, en ideal yerlere de gireceksiniz. Bir şey daha istiyorum sizden. Dershaneleri kaldırıyoruz. Devletin okulları var mı, var. Öyleyse dershane niye? Yani bizim vatandaşlarımızı hep bir meta olarak gördüler. Sürekli söğüşlediler. Orada çünkü büyük rant vardı. Yılda 1 milyar dolar. Bu rant kaybedilir mi? Tabii bundan dolayı adımlar atıldı. Ve şimdi biz bütün imkanları seferber ettik. Size dedik '2015'in Eylül'üne kadar müsaade. 2015'in Eylül'üne kadar okul açarsanız açarsınız ama artık dershane bitiyor.' Biz devlet olarak hafta sonlarında da yavrularımıza istedikleri takdirde ücretsiz olarak okullarında kursları da vereceğiz."
Başbakan Erdoğan, Yozgat'ın 10 yıllar boyunca ihmal edilen bir şehir olduğunu belirten Erdoğan, Rabia işareti yaparak ''Bu, size neyi hatırlatıyor? Başka neyi hatırlatıyor? Esma. Şehidimiz Esma. İşte ben sizde onu görüyorum. Sizde o ruhu görüyorum, sizde o şahlanışı görüyorum ve yarınlara da sizinle güvenle bakıyorum'' dedi.
Yozgat'ı modern, temiz, yeterli yatağı, doktoru, hemşiresi, cihazı olan hastanelere kavuşturduklarını belirten Erdoğan, hastanelerde kuyruklara, hastanelerde rehin olaylarına, hastane ve ilaç ayrımına son verdiklerini aktardı.
Erdoğan, herkesin istediği eczaneden ilacı alabildiğine işaret eden Erdoğan, ''İstediği hastaneye gidip tedavi olabiliyor mu? Çünkü insanımıza insan gibi muamele edilen, insanımıza değer verilen bir sağlık sistemini hem Yozgat'a hem Türkiye'ye temin ettik'' değerlendirmesinde bulundu.
Bunun içinde MHP'nin şu anda başındaki zat da vardı
''Bakın şurada, yanı başımızda Ziraat Bankası var. Orada da çileler çekildi'' diyen Erdoğan, emekli vatandaşın maaş günü geldiğinde sabahın erken saatlerinde kuyruğa girdiğini ve uzun süre beklediğini anımsattı. Erdoğan, ''Emekliye zaten üç kuruş maaş veriyorlardı, onu da banka önlerinde metrelerce kuyrukta adeta zehir ediyorlardı. Hatta 2001 yılında bu banka emekliye verecek maaş bile bulamıyordu. Vezneye gelen benim yaşlı amcalarımı, yaşlı teyzelerimi boynu bükük geri gönderiyorlardı'' diye konuştu.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bunlar 'zorunlu tasarruf adı' altında benim emekli, memur, işçi kardeşimin maaşından kestiler mi? Ne kadardı bu biliyor musunuz bu para? 13.5 katrilyon. Başbakan olduğumda masamın üstünde bunu buldum, 13.5 katrilyon. Arkadaşlarıma dedim ki, 'yahu devlet memuruna borçlu olur mu, devlet işçisine borçlu olur mu, süratle bu borcu ödeyeceğiz' dedim. Çağırdık bütün ilgilileri, 13.5 katrilyonu süratle ödedik, işi bitirdik. Ama baktık ki bir başka sorun daha var. Bir de 'KEY' dediler, neymiş o? Tabi şimdi buradaki birçok gençler bunu bilmez, hani o Gezi için dolaşanlar vardı ya, onlar da bilmez, nedir o konut edindirme yardımı bilmez. 3.5 katrilyon da memur işçiden bunun için kestiler. Ödemediler paraları, onu da biz ödedik. Neden? 'çünkü devlet işçisine, memuruna borçlu olamaz' dedik.
Maalesef bu ülkeyi bu hale getirdiler. Bunun içinde MHP'nin şu anda başındaki zat da vardı. Bakın 5 yıllığına seçildi MHP'nin başındaki zat. MHP ne kadar kaldı orada? 3.5 yıl kaldı. Niye 5 yılı doldurmadın? Millet seni 5 yıllığına seçmişti. Niye kaçtın gittin. Neden? Acz, acze düştüler, yönetemediler. Bir Sakarya depremi, bir Düzce depremi, bir Kocaeli depremi bunların işini bitirdi. O zamanda da yine biliyorsunuz her türlü numaraları oldu. Kaçıp gittiler. Bizim dönemimizde de depremler oldu. Allah muhafaza bunlar kolay iş değil. Ama biz ne Bingöl depreminde ne Van depreminde pes ettik ne Simav depreminde pes ettik. Oraları çok daha güzel hale getirdik. Adeta yeni şehirler inşa ettik. Çünkü biz yere sağlam basıyorduk, attığımız adımları sağlam atıyorduk, bu çarpık düzeni biz değiştirdik.''
CHP ve MHP böyle bir örgütün arkasında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hazreti Peygamber'i, Miraç'tan indirip, kamyonete bindirecek kadar ahlaksızca, edepsizce senaryolar yazılıyor. İşte, CHP ve MHP böyle bir örgütün arkasına takılıyor, böyle bir örgütün oyuncağı haline geliyor" dedi.
Erdoğan, partisinin Yozgat Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde, emeklilerin maaşlarında yüzde 200'den yüzde 766'ya kadar değişen oranlarda zam yaptıklarını söyledi.
Ziraat Bankası'nı emekliye, çiftçiye, işçiye, sanayiciye destek veren bir banka konumuna yükselttiklerini dile getiren Erdoğan, Ziraat Bankası'nın çiftçiye yüzde 59 faizle kredi verirken, şimdi bu oranı yüzde 5'e indirdiklerini belirtti.
Erdoğan, Halk Bankası'nın yüzde 46 faizle kredi verdiğini, şimdi ise bunu yüzde 5'e indirdiklerine işaret etti.
Milleti, faize ezdirmediklerini ve devamlı düşürdüklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Devamlı düşürdük. Şimdi gerektiğinde emeklinin evine gidip, orada kendisine banka maaşını tıkır tıkır ödüyor. Ama ben burada bir şey söyleyeceğim. Geçtiğimiz günlerde bir gazetede, hem de birinci sayfada, bu Ziraat Bankası ile ilgili bir haber çıktı. Belki duydunuz, belki duymadınız, söyleyeyim. Ziraat Bankası Bosna Hersek'te de çiftçiye sıfır faizle kredi veriyormuş. O beyefendiler, faiz lobisi, ne dediler biliyor musunuz? 'Ziraat Bankası'nın sıfır faizle kredi vermesinden biz rahatsız olduk' dediler. Güya yaptıkları o haberle Ziraat Bankası'nı bazı ülkelere şikayet ediyorlar. Dedikleri aslında şu. 'Bakın' diyorlar, 'bir Türkiye bankası gelmiş Bosna Hersek'te çiftçiyi destekliyor' diyorlar. Kendi ülkelerinin milli bankasını, kendi ülkelerini, kendi akıllarınca uluslararası kamuoyuna şikayet ediyorlar. Sadece Ziraat Bankası değil, aynı şeyi Halk Bankası'na yapmadılar mı? Aynı şeyi Halk Bankası'na da yaptılar. Bütün bu saldırıların hepsi geçiyor. Milli kurumumuz, istihbarat teşkilatımıza saldırmadılar mı? Saldırdılar. Onu da geçiyorum. Hiç endişe etmeyin."
Paralel örgüt, uçuruma doğru hızla ilerliyor
Milli değerlere, milli birlik ve kardeşlik projelerine saldırıldığını belirten Erdoğan, "Kim yapıyor bunları? Devlete sinsince sızmaya çalışan, devlet içinde devlet olmaya çalışan birtakım uluslararası çevrelerin maşası olan, ihanet içindeki bir örgüt yapıyor. Peki bu örgütün yanında kim var? Bu örgütün yanında CHP var. Bu örgütün yanında MHP var. Bu örgütün yanında Geziciler var. Bu örgütün yanında Türkiye'deki her türlü marjinal, sol örgüt, terör örgütleri var. İşte bu paralel örgüt, CHP'yi, MHP'yi, diğer örgütleri arkasına vagon yapmış uçuruma doğru hızla ilerliyor" diye konuştu.
Al gülüm, ver gülüm ilişkiler kuruluyor
"Bu örgütün liderinin ses kayıtlarını dinlediniz mi? Dinlediniz mi? Uganda'dan ananaslar gelip gidiyor. Bu ananaslardan haberiniz oldu mu? Manavda satılan ananas değil ha. Bunların cinsi başka" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tespihler gelip gidiyor. Bazı iş adamlarıyla, bazı medya patronlarıyla al gülüm, ver gülüm ilişkiler kuruluyor. Hazreti Peygamber'i, Miraç'tan indirip, kamyonete bindirecek kadar ahlaksızca, edepsizce senaryolar yazılıyor. İşte, CHP ve MHP böyle bir örgütün arkasına takılıyor, böyle bir örgütün oyuncağı haline geliyor. Belli ki bu paralel örgüt elindeki ses kayıtlarıyla elindeki görüntü kayıtlarıyla CHP'nin, MHP'nin yönetimini kendi kuklası haline getiriyor. Aynı şeyi Sayın Baykal'a yapmadılar mı? İşte bu örgüt yaptı. CHP'nin diğer bir genel başkan yardımcısına yapmadılar mı? Bu örgüt yaptı. Biz engelledik. MHP'ye yaptılar. Biz engelledik. Ama kıymetimiz bilinmedi."
İnternet yasası
Erdoğan, internet yasasını bunun için çıkardıklarını vurgulayarak, "Gene anlamak istemiyorlar. Varın anlamayın. Biz, çocuklarımızı, genç kuşaklarımızı, bu ahlaksız yayınları engellemek için bu adımı attık. Bu yola kararlı bir şekilde devam ediyoruz, devam edeceğiz. Çünkü yola çıkarken ne dedik? 'Durmak yok, yola devam' dedik. Aynen böyle devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Gezi olayları
Gezi odaklı olaylara da değinen Erdoğan, "Dolmabahçe'de Bezmialem Valide Sultan Camii'ni nasıl kullandıklarını o esnada gördünüz" dedi.
Erdoğan, bir yerden düğmeye basıldığını CHP ve MPH'nin aynı konuyu gündemlerine taşıdığını anlattı.
Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenerek, "Ey Bahçeli... Gezici vandalları, anarşistleri, terörü, marjinal sol grupları savunmak sana mı kaldı? Gezi olaylarını, o şehirleri yakan yıkan, duvarlara hakaretler yazan edepsizleri savunmak sana mı kaldı? 'Zulüm 1453'te başladı' diye duvarlara yazılar yazan o hainleri savunmak ey Bahçeli sana mı kaldı? Başörtülü bir kızımıza yapılan saldırıyı savunmak, bunun avukatlığını yapmak ey Bahçeli sana mı kaldı? Bu nasıl bir milliyetçilik anlayışı, bu nasıl bir tarih, bu nasıl bir ecdat anlayışı? Hatırlayın, 2011 seçimlerinde kendilerine şantajlar yapıldı. Onun öncesinde 2010'da aynı şekilde CHP'ye bunlar yapıldı. Bir tuzak kuruldu ve CHP'ye işte bu genel müdür böyle getirildi" diye konuştu.
Şu anda da CHP'ye aynı şantajların yapıldığını dile getiren Erdoğan, AK Partiye'de şantaj yapmaya çalışıldığını ancak buna boyun eğmediklerini ve eğmeyeceklerini ifade etti.
"Bu ülkeyi, o ses kayıtlarına, o şantaj çetesine teslim etmeyeceğiz. Dik duracağız ama diklenmeyeceğiz. Demokrasiyi, milli iradeyi, istiklalimizi, hürriyetimizi, namusumuz, şerefimiz gibi muhafaza edeceğiz" diyen Erdoğan, Yozgat'ın, 30 yıl terörün en büyük acılarını çektiğini aktardı.
Yozgat'ta kına yakılarak, arkalarından dualar edilerek nice ana kuzusunun askere gönderildiğini vurgulayan Erdoğan, 30 yıl boyunca o ana kuzularının, yiğitlerin, kahramanların, şehitlik mertebesine ulaşarak ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutlarda Yozgat'a geldiklerini belirtti.
Biz buna boyun eğmeyeceğiz
Erdoğan, nice ocakların söndüğüne, annelerin oldukları yere yığılıp kaldığına, babaların yüreğinin yandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"İşte biz 30 yıl devam eden bu terörün inşallah şu anda sonuna geliyoruz. Bir yılı aşkın süredir Yozgat'a, diğer 80 vilayete acı haber gitmiyor. Ülkemizin 780 bin kilometrekaresinde hamdolsun barış, huzur, bahar havası yaşanıyor. İşte bu paralel örgüt ve onun esaret altına aldığı kalemler bu barıştan, bu bahardan, bu huzur ve kardeşlik ortamından çok rahatsızlar. Çünkü bunlar kandan besleniyor. Doğuya, Güneydoğu'ya gidiyor, terör örgütüne 'silaha sarılın' diye çağrı yapıyorlar. Batı'ya, Kuze'ye, Güney'e, Orta Anadolu'ya geliyor, buradaki vatandaşımı kışkırtmaya çalışıyorlar. Kan akmıyor olmasından çok rahatsızlar. Gözyaşı akmıyor, bundan çok rahatsızlar. Türkiye büyüyor, gelişiyor, kalkınıyor, zincirlerini kırıyor bundan çok rahatsızlar. Biz, buna boyun eğmeyeceğiz. Benim aziz milletim bu tuzağa aldanmayacak. Bu tuzağı inşallah alt üst edeceğiz"
Sadece AK Parti'ye değil, CHP'ye, MHP'ye ve diğer tüm siyasi partilere gönül verenlere de seslendiğini dile getiren Erdoğan, "Milli değerlerimize, kurumlarımıza, ekonomimize, büyük Türkiye ideallerimize yapılan saldırıyı lütfen görün. Sergilenen ihaneti, sergilenen alçakça tavırları, şantajı, saldırıları, kumpası lütfen görün" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, 17 Aralık'tan bugüne kadar yapılanların tamamının Türkiye'ye zarar veren, Türkiye düşmanlarını da sevindiren girişimler olduğunu ifade ederek, 30 Mart'ın, yeni bir istiklal mücadelesinin zafer günü olduğunu söyledi.
Kim ne derse desin kararın 30 Mart'ta halkta olacağını dile getiren Erdoğan, "Siz vereceksiniz kararı. Yeni Türkiye idealinin, büyük Türkiye idealinin güç kazanacağı gündür 30 Mart. Onun için çok çalışmaya var mıyız? Çok gayrete var mıyız? Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sandıklarda sandık müşahitleri olarak, sandık kurulu üyeleri olarak, birçok oyunlar oynanabilir bu oyunlara siz müsaade etmeyeceksiniz" ifadesini kullandı.
Muhalefetin siyaseti, unutmayın esersizlik siyasetidir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Muhalefetin siyaseti, unutmayın esersizlik siyasetidir. Onlar tarihleri boyunca hep engellediler. Bugün de engellemenin, yavaşlatmanın, yıkmanın ve tahrip etmenin peşindeler. Ama bizim siyasetimiz, eser siyasetidir" dedi.
Erdoğan, Yozgat'ın "Gümbür gümbür AK Parti'nin ampulüyle yanması gerektiğini" dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, muhalefetin gündeminde, iftiranın, çamurun, dedikodunun, kirli itham ve hakaretlerin bulunduğunu belirterek, "Muhalefetin siyaseti, unutmayın esersizlik siyasetidir. Onlar tarihleri boyunca hep engellediler. Bugün de engellemenin, yavaşlatmanın, yıkmanın ve tahrip etmenin peşindeler. Ama bizim siyasetimiz, eser siyasetidir. Siz eserlerle konuşacaksınız. Onlar ne ile konuşacak, ya bunların dikili ağacı var mı?" diye konuştu.
İstanbul'a 3. köprünün yapıldığını, CHP'nin bunu durdurmak istediğini ifade eden Erdoğan, söz konusu köprünün Asya ve Avrupa yakasındaki kulelerinin 250 metreye ulaştığını aktardı.
Köprünün dünyanın sayılı asma köprülerinden olacağını, 4 gidiş-4 geliş olarak yapıldığını anlatan Erdoğan, ortasından da tren geçeceğini söyledi.
"Biz alışılmışı değil, farklılığı ortaya koyarız" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Marmaray bitti mi? Biz Marmaray ile konuşuyoruz. 153 yılılık hayal. Ecdadımız Abdülmecid'in adımını attığı, hayalini kurduğu ama torunları olarak bizim de gerçekleştirdiğimiz. Geçenlerde İstanbul'da 2 gün ağır sis vardı. Ne oldu? Marmaray çalıştı. Günde 300 bin yolcu taşıdı. Ama bu CHP'nin, MHP'nin aklı bunları basmaz. Milliyetçilik bu ya. Lafla milliyetçilik olur mu? Biz, hizmet milliyetçiliği yapıyoruz, bunlar laf milliyetçiliği yapıyorlar. Yozgat, bunu iyi görmelisin. Önümüzdeki yıl biraz daha güneyinden inşallah çift tüp yine denizin altından otomobillerin geçeceği bir tüp geçit yapıyoruz. 2015'te açılacak. 3. köprü, Yavuz Sultan Köprüsü de o da inşallah 2015'te açılacak. "
Dünyada ilk üçü içinde dev bir havalimanı yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, senede 100 bin yolcu kapasiteli havalimanı için Türkiye'nin cebinden "Bir kuruş çıkmadığını" ifade etti.
Erdoğan, havalimanının 42 milyar dolara mal olacağına değinerek, "20 yılığına yapacaklar, çalıştıracaklar, Türkiye Cumhuriyetine teslim edecekler. 2017'de de o açılacak. Miliyetçilik bu. İstanbul'u İzmir'e bağlıyoruz. İstanbul'u İzmir'e bağlarken Kocaeli geçişini yine bir dev köprüyle geçiyoruz. Temellerini attık. Temelleri denizin dibinde. Şimdi denizin üstündeki kulleler yükselecek. İnşallah Mart ayının 15'inde. Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız hep birlikte oradayız. Biz buyuz, biz eser üretiyoruz. Yozgatlılar şunu unutmayın 'eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Olay bu."
Dün Konya'da oldukların anımsatan Erdoğan, dünyadaki önemli hava savunma sistemlerinden biri olan havadan erken ihbar ve kontrol uçağını Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim ettiklerini belirtti.
Erdoğan, yıl sonunda 2, önümüzdeki yıl ise 1 uçağı daha teslim edeceklerini, uçakların adlarının, "Doğu", "Batı", "Kuzey" ve "Güney" olacağını dile getirerek, sistemin her türlü noktadan ihbar yapabileceğini ve yönetebileceğini söyledi.
Modern uçaklara artık Türk mühendislerinin damgasını vurduğunu, çok sayıda mühendisin, teknisyenin bu çalışmalarda yer aldığını anlatan Erdoğan, kısa süre önce HÜRKUŞ'un Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildiğini anımsattı.
Erdoğan, Türkiye'nin artık kendi helikopterini, savaş helikopterlerini, savaş gemilerini yapar hale geldiğini vurguladı.
Onlar laf üretiyor, biz hizmet üretiyoruz
"Kitaplar sıralarda ücretsiz olarak veriliyor mu?" diye soran Erdoğan, "205 bin derslik yaptık. Cumhuriyet tarihinde yapılanın yarıdan fazlasını biz yaptık. 6 bine yakın konut yaptık şu Yozgat'ta. Milliyetçilik bu. Bozok Üniversitesi'ni biz açtık. 2015'te de inşallah barajımız tam manasıyla hizmete giriyor. Biz buyuz. Onlar laf üretiyor, biz hizmet üretiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Fakat nedense Bekir Bey nedense boş durmuyor. Bizi markaja aldı. Tabii Meclis Başkanımız da sağolsun o da rahat durmuyor. Tutturdular, dediler ki 'Binali Bey buraya bir söz verdi.' 'Ne?' dedim, bu söz. Bana havalimanı dediler. İnşallah şu anda konuyla ilgili etüt proje çalışmaları devam ediyor. İnşallah Yozgat'ımızı da bu noktada artık yurt dışındaki akrabaların gidişi, gelişi, her şeyi çok daha rahata kavuşacak. İnşallah bunun adımını da atacağız. Sizinle biz el ele olacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."
Erdoğan, konuşmasını, "Günümüz kutlu olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun. 30 Mart inşallah yeni bir milat olsun" diyerek tamamladı.
Notlar
Başbakan Erdoğan, Bozok Şehir Stadyumu’ndan mitingin gerçekleştirileceği Cumhuriyet Meydanı’na otobüsle geldi. Erdoğan, tören alanına gelişinde eşi Emine Erdoğan’la vatandaşları selamladı.
Miting öncesinde AK Parti Yozgat il, ilçe ve belde belediye başkan adayları tek tek sahneye çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı, AK Parti'nin icraatları dev ekrana yansıtılarak vatandaşlara aktarıldı.
Erdoğan'ın konuşmasının ardından tüm adaylar sahneye çağrılarak isimleri okundu. Erdoğan, daha sonra eşi Emine Erdoğan ve mitinge katılan bakanlarla vatandaşları selamlayarak karanfil dağıttı. Erdoğan ve beraberindekiler, seçim şarkısına uzun süre alkışlarıyla eşlik etti. Erdoğan, boynunda bulunan Yozgatspor atkısını da bir vatandaşa verdi.
Bazı vatandaşların Atatürk heykelinin çevresinden ve binaların balkonlarından mitingi izlediği alanda, “Alayına One Minute”, “Türkiye’ye kurulan tuzak senin 1 Oy’un ile bozulacak”, “Oy’un Büyük Türkiye'm, Mesele, Gezi’de 3-5 Ağaç ya da İranlılarla 3-5 Yolsuzluk Meselesi Değil, Mesele Faiz Lobisinin Türkiye’ye Diz Çökertme Meselesidir”, “Dik Dur Eğilme Dualarımız Seninle, Türkiye İçin Duaya Davet”, “Haşat Oluyom Sana”, “Tasalanma Yiğidim Seninleyiz”, “Uzun Adama Maşaallah, Nazar Değmez İnşallah” ve “Gariplere Babasın, Adam Gibi Adamsın, Memlekette Sevdasın” yazılı pankartlar dikkati çekti.
Mitinge, Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güldal Akşit, AK Parti Yozgat ve bölge milletvekilleri, Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, AK Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Kazım Arslan ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
