AYDIN
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'de "gerilim stratejisi"nin uygulandığını, her gün bir olay yaşandığını ve şiddetin arttığın belirterek, "Seçimler geliyor, gidiyor. Ama kalıcı olan devlettir, milletin birliğidir ve toprağın bütünlüğüdür, her şeyden evvel de kardeşliğimizdir. Onun için çok soğukkanlı, sabırlı olmalıyız, gerçekleri görmeliyiz" dedi.
Seçim çalışmaları kapsamında Çine'yi ziyaret eden ve çarşı meydanında seçim otobüsü üzerinden partililere konuşan Bahçeli, ülkede yaşanan gerilimlere karşı başta siyasi partiler olmak üzere toplumun her kesiminin sağ duyulu davranması gerektiğini belirtti.
"Hepimiz bu aziz milletin mensuplarıyız, biz kardeşiz, bir arada ve birlikte olmak mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin önemi buradan gelir, Türkiye'nin coğrafyası bunu emreder" diyen Bahçeli, çok dikkatli olunması gerektiğini, devletin üniter yapısı, milli devlet anlayışı, toprak bütünlüğü ve toplumun sosyal dokusunu zedelemeden siyasetin yürütmesi gerektiğini söyledi.
Seçimlere 17 gün kaldığına işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:
"Son günlerde değişik şeyler olmaya başladı. Bir yerden başlayan gerilim stratejisi yavaş yavaş uygulanıyor. Türkiye'de her gün bir olay, her küçük olaydan büyük olaylara doğru kıvrılmalar oluyor. Şiddet artıyor, ölüm olayları gelişiyor. Ve Türkiye'de 17 gün içerisinde neler olabileceğini bugünden kestirmek çok zor. Seçimler geliyor, gidiyor. Ama kalıcı olan devlettir, milletin birliğidir ve toprağın bütünlüğüdür, her şeyden evvel de kardeşliğimizdir. Onun için çok soğukkanlı, sabırlı olmayız, gerçekleri görmeliyiz. Bazı yanlışlıklar var, onların üzerine gidilmesi gerektiğine inanmalıyız."
"Ülkemizin böyle bir karmaşayı yaşamasın istiyoruz"
Konuşmasında Başbakan Erdoğan'a seslenen Bahçeli, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerine gidilmesini isteyerek, şöyle devam etti:
"Değişik konuşmalarla bazı olayların üstünü örtme. Gerçek üzerinde yürü. Ak Parti'ye yakışır bir şekilde adım at. Nedir senin adımın? Milletimin arasında AKP'nin 11 yıllık iktidarı döneminde çok önemli hizmetler olduğunu söyleyip duruyorsun. Ama yolsuzluk ve rüşvetin ayyuka çıktığı bir dönemde buraya da bir kulak kabartmakta yarar var. Bu doğru mu, değil mi? Devletin başı sensin, Başbakansın. Görevlileri çağır. Savcıyı kıyacağın yerde, 8 bin polisi atacağın, yer değiştireceğin yerde, kalk, 'Yolsuzlukla, rüşvetle mücadele etme kararlılığı içerisindeyim. Bana da milletim destek veriniz ve bugüne kadar desteğinizden gayet memnundum. Ama şimdi daha fazla ihtiyacım var. Milletimi rahatsız eden konu ne ise yolsuzlukla rüşvet olduğu bugün iyice anlaşılıyor sonuna kadar gideceğim. Kime dayanırsa dayansın, şahsıma kadar da gelse bunun hesabını soracağım' de. Millet bir rahatlasın, millet bir çatışma geriliminin dışına alınsın. Yoksa 'bunların hepsi bana komplodur, bunlar yanlıştır' diye kibirle devletin imkanlarını kendi gücünmüş gibi kullanarak bir yere varmak doğru olmaz. Ülkemiz böyle bir karmaşayı yaşamasın istiyoruz."
"Çözümü demokrasi içerisinde aramalıyız"
Konuşmasında Suriye'de yaşanan olayları örnek gösteren ve 130 bin insanın hayatını kaybettiğini, halen insanların birbirlerini acımasızca öldürmeye devam ettiğini, 2 milyon kişinin ülkesini terk ettiğini, 700 bininin Türkiye'ye geldiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Böyle bir görüntü burnumuzun dibindeyken Türkiye'de yaşanmasını kim isteyebilir? Bu sebepten dolayı çok dikkatli olmalıyız ve oylarımızı da bu yönüyle değerledirmeliyiz. Nasıl değerlendireceğiz? Çözümü demokrasi içerisinde aramalıyız. Demokraside çözüm, seçim yoluyla olur. Yoksa hepimiz devlete gidip başbakanlık koltuğuna oturacak halimiz yok, 76 milyon da başbakan olmaz bir ülkede. Ancak sizin iradenizle bir yol çizersiniz, hepimiz de o yolu izleriz. Şimdi önünüzde en kısa yol 30 Mart seçimidir. Sandığa gittiğinizde eğer memnunsanız, yolunuza devam edin. Zaten şarkı o. Biz bu yolları yürüyoruz vesaire gibi bir şarkı var. Tam da ezbere de bilmiyoruz yani ama ezbere bilenler bu yol nasıl bir yoldur diye bir an düşünsün. Bu yolun istikameti tek yöne dönüp yüce divana mı gidecek, yoksa millet iradesi olarak geleceğimiz mi belirlenecek, buna bir karar verin."
"Türkiye'nin barışa, huzura ihtiyacı var"
Seçim çalışmaları kapsamında Aydın'ın Köşk ilçesine gelen ve partisinin ilçe başkanlığı önünde vatandaşlara seslenen Bahçeli, AK Parti'nin beklentilere cevap veremediğini öne sürerek, şöyle konuştu:
''Türkiye'deki olayları yakından takip ediyorsunuz. Yaşanan olumsuzlukları, anlayış ve sabırla seçim sürecinde çözebiliriz. Türkiye geriliyor. Toplumsal kışkırtmalar yapılıyor. Hiçbir siyasi partili bunlara alet olmasın. Türkiye'nin barışa, huzura ihtiyacı vardır. Sandığa koşa koşa gitmeliyiz. Sokaklara çıkmamalıyız. Sokaklarda kimin dürüst, kimin ajan olduğu belli değilidir. Gençleri sokağa yönlendirmek doğru değilidir. 18 yaşına gelmiş herkes sandığa gitmeli, hür iradesi ile Türkiye'nin kaderini demokrasi için belirleyecek yolu bulmalıdır. Türkiye 87 gündür yolsuzluk ve rüşveti tartışmaktadır. Doğru mu, yanlış mı, haklı mı haksız mı gerçek mi, yalan mı bilinmiyor."
''Sandığa gidin, Erdoğan'ı uyarın''
Türkiye'de savcı ve hakimlerin görev yerlerinin değiştiğini hatırlatan Bahçeli, rüşvet alanlardan hesap sorulmasını istedi. İktidar olduklarında bunun hesabını soracağını belirten Devlet Bahçeli ''Yolsuzluk ve rüşveti kim yapıyorsa üzerine gidilmelidir. Başbakan bu sana da oğluna ulaşıyorsa çıkıp hesabını vereceksin. Milleti ayakkabı kutularının içine baktırma. Bu dünya Recep Tayyip Erdoğan'a kalmaz Ya kendine çeki düzen ver, ya da ayakların yere bassın. Onun için bu seçimde sandığa gidin. Recep Tayyip Erdoğan'ı uyarın. Onun tek yolu var o da Yüce Divan, bundan kurtuluşun yok. Takdir senin Recep Ağa'' dedi.
Bahçeli, Türkiye'de yerel seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin yapılacağını anımsattı ve sürecin AK Parti'nin aleyhine işleyeceğini iddia etti.
"Açılım denen zırva Türkiye için bir ihanet yolu olmuştur"
Nazilli Belediyesi önünde partililere seslenen Bahçeli, AK Parti'nin sayısal çoğunluğu ile çeşitli uygulamalara imza atarak ülkeyi felakete sürüklediğini öne sürdü.
Bu sürece cumhurbaşkanlığı makamının da katkı sunduğunu savunan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Açılım denen zırva Türkiye için bir ihanet yolu olmuştur. Oslo'dan başlayan, İmralı'da duraklayan ve Kandil Dağı'nda sonuçlandırılmak istenen bu ihanet yolu, siyasallaşarak, güçlenerek devam etmektedir. Şimdi Türkiye'de 2014 yılı özerklik yılı olarak ilan edilmek istenmekte ve 30 Mart'tan sonra da bu talepler ayyuka çıkacak şekilde kendisini göstermektedir.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gece gündüz sayısal çoğunluğu ile çalıştırdığı milletvekilleri aynı zamanda diğer partilerin bu çalışmanın içersinde Meclis açıldığı için bulunması gerektiğinden dolayı çıkan yasalara ne kadar muhalefet etse, ne kadar itirazlarını söylese, ne kadar Türkiye'yi yanlışa sürüklediğini anlatmaya da çalışsa, hiçbirisini dikkate almayıp sayısal çoğunluğundan hareketle Türkiye'de bazı yasalar çıkmıştır ki, bunlar Türkiye'yi felakete sürükleyen, Türkiye'nin ve Türk milletinin geleceğini pranga altına alan ve önemli risklerin, tehlikelerin gelişmesine fırsat veren yasalar olarak dikkat çekmiştir. Bunu kabullenmek mümkün değildir. Bu yasaların uygulamaya konması için sayın cumhurbaşkanının başka bir şeyler olduğu zaman 15 günlük süre içerisinde inceleme ile tanınmış olan süreyi akilen kullanması doğru olmamıştır. Buna cumhurbaşkanlığı da katkı veribilen bir hatanın içerisine doğru girmiştir."
"Yolsuzluk ve rüşvetten hiç mi haberiniz yok?"
Konuşmasında akil insanlar heyetine de seslenen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin bölünme sürecinde demokratik açılımın erdemi ve faziletlerini Türkiye'nin her bölgesinde anlatmaya çalışan şu 63'lük akiller var. Neredesiniz şimdi, ne yapıyorsunuz? Türkiyeyi bölmeye yönelik ihaneti vatandaşa demokratik açılım olarak anlatırken, utanmadan, sıkılmadan devletin tüm imkanlarıyla Türkiye'yi dolaşıp halkı aldatma varken niye kalkıp da yolsuzluk ve rüşvetin savurganlığını, hırsızlığını, çalanlarını anlatmak için sokağa çıkamıyorsunuz? Kimsiniz siz? Bu hırsızlığın içerisinde neredesiniz? Bunların içerisinde sanatçı var, kültür adamı var, aydın var, besleme birtakım insanlar var. 63'lük rezillik olarak Türkiyeyi dolaşırken şimdi neredesiniz, ne yapıyorsunuz? Yolsuzluk ve rüşvetten hiç mi bir haberiniz yok? Bu tapeleri hiç mi okumuyorsunuz? İmralı canisinin hayatını siyasallaşma sürecini biliyorsunuz, vatana ihanet yolunu anlatıyorsunuz da şimdi kalkıp o günler bülbül gibi konuşurken şimdi niye sessiz kalıyorsunuz?"
Muhabir: Ali Gökmen Şireci, Suat Deniz
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


