TBMM
Demokratikleşme Paketi'nde yer alan Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, seçim propagandalarında Türkçe'den başka dil ve yazı kullanılmasına ilişkin yasak ve bu yasağa ilişkin yaptırım kaldırılacak. Propagandalarda Türkçe kullanılması esas olacak. Siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propagandada, Türkçe'nin yanı sıra farklı dil ve lehçeler de kullanılabilecek.
Parti yönetimlerinin daha katılımcı ve çok sesli bir yapılanmaya gidebilmeleri amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, siyasi partiler tüzüklerinde yer almak kaydıyla, eş genel başkanlık sistemi uygulayabilecek. Eş genel başkanların her biri, genel başkan için öngörülen hükümlere tabi olacak. Eş genel başkan, iki kişiden fazla olmayacak.
Beldede teşkilat kurma zorunluluğu olmayacak
Siyasi partilerin teşkilatlanmaları kolaylaştırılıyor. Buna göre, siyasi partilerin bir ilçede teşkilatlanmaları için, ilçe sınırları içerisindeki beldelerde teşkilat kurma zorunluluğu kaldırılıyor. Siyasi partilerin ilçe teşkilatı; ilçe kongresi, ilçe başkanı, ilçe yönetim kurulu ve kurulmuş ise belde teşkilatından meydana gelecek. Parti tüzüğünde ilçe disiplin kurulu teşkili de öngörülebilecek.
Devletin siyasi partilere yapacağı yardımlar, sadece parti ihtiyaçları ve parti çalışmalarında kullanılacak.
Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüzde 7'sinden fazlasını alan siyasi partilere yapılan devlet yardımı, yüzde 3'ten fazla oy alan partilere de yapılacak. Bu yardım en az devlet yardımı alan siyasi partinin aldığı yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oy esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılacak. Yardım, bir milyon TL'den az olamayacak. Bunun için her yıl Maliye Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konulacak.
Kapalı yerlerde saat 24.00'e kadar toplantı yapılabilecek
Tasarıya göre, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılacağı yer ve güzergahın belirlenmesinde siyasi partiler, meslek örgütleri ve sendikaların görüşü alınacak.
İl ve ilçelerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileri ile en çok üyeye sahip üç sendika ve meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak, mülki amir tarafından belirlenecek. İl ve ilçenin büyüklüğü, gelişmişliği ve yerleşim özellikleri dikkate alınarak, birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı belirlenebilecek. Belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı, yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinden ilan edilerek halka duyurulacak. Birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahının belirlendiği il ve ilçelerde düzenleme kurulu, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak şekilde belirlenen yer ve güzergahlardan birisini tercih edebilecek.
Hükümet komiserinin görev ve yetkisi Düzenleme Kurulu'na
Hükümet komiserine verilen görev ve yetki, Düzenleme Kurulu'na veriliyor. Düzenleme Kurulu, toplantının amacı dışına çıktığı veya düzen içinde gerçekleşmesini imkansız gördüğü takdirde, dağılma kararı alacak ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirecek. Mevcut durumda, "kurul başkanı alınan önlemlere rağmen sükun ve düzenin sağlanamaması halinde, toplantının sona erdirilmesini hükümet komiserinden" isteyebiliyor.
Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerle eğitim ve öğretim yapmak amacıyla, özel kurslar dışında, özel öğretim kurumları da açılabilecek. Bu kurumlarda eğitimi ve öğretimi yapılacak dil ve lehçeler, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek.
Yaşam tarzına müdahale suç kapsamında
Tasarıyla, "dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesi" de suç kapsamına alınıyor; kişilerin Anayasa'da ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan dini inanç, düşünce ve kanaatleri açıklama özgürlüğünün cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi suç olarak tanımlanıyor.
Buna göre, dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet, ayinlerin bireysel ve toplu olarak yapılmasının cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde, fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden ve bunları değiştirmeye zorlayan kişiye de aynı ceza verilecek.
Nefret suçu
Tasarıyla, "ayrımcılığın" yanısıra "nefret suçu" da kanun kapsamına alınıyor. Böylece sözkonusu suçun nefrete dayalı ayrımcılık olduğuna vurgu yapılıyor.
Buna göre, dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
Köylere eski isimleri geri verilebilecek
Köylere, eski isimleri geri verilebilecek. Bugüne kadar, Türkçe olmayan pek çok köyün adının değiştirilmesine imkan tanıyan kanunun ilgili maddesi yürürlükten kaldırılıyor, böylece bu uygulamadan vazgeçiliyor.
Siyasi partilere üyeliğe ilişkin kısıtlamalar kaldırılıyor. Suç işlemiş kişiler için yasaklar getiren Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddesindeki fıkra, bu kişilerin siyasi partilere üye olabilmeleri için yürürlükten kaldırılacak.