İSTANBUL
TÜSİAD YİK Toplantısı'nın onur konuğu olan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 1982 Anayasasının çok ciddi şekilde hukuki karmaşaya da sebep verdiğini belirten Çiçek, ''Çağrıda bulunuyorum. Anayasa meselesini, ne kadar yürek yakıcı sorunlarımız olsa bile ikinci, üçüncü bir mesele gibi göremeyiz çünkü bu tür sıkıntılar anayasa ile bağlantılıdır'' diye konuştu.
Çiçek, eğer bir aksaklık, başka bir sıkıntı olmazsa bu ayın sonuna kadar da temel hak ve özgürlüklerle ilgili konuda tartışılabilecek bir metnin çıkabileceğini söyledi.
Çiçek, bugünün önde gelen bir takım meselelerinin birlikte çözülebileceğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunların başında da terör meselesi geliyor. Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptım. Bir ata sözü vardır, 'Yeni bir söz söyledim diyen, sözlerin en eskisini tekrarlamış olur'. Ben Cemil Çiçek olarak yeni bir şey söylemedim. Hatta bunu yaparken de söylediğim şey şudur; bunu eksik bulan, yanlış bulan, saçma sapan bulan, nereden çıktı bu diyen de olabilir. Bunların hepsi mümkün, Ama ortada bir sorun var.''
Dokunulmazlık kanunsuzluğun zırhı değil
Terörün ağrı kesici hap cinsinden çözümünün bulunmadığını ifade eden Çiçek, ''(Terörü) Nasıl çözeceğiz? Yan yana gelerek, birlikte tavır alarak çözeceğiz. Birbirimizi de anlayamayız'' dedi.
Cemil Çiçek, dokunulmazlığın sorumsuzluk demek olmadığını belirterek, ''Kanunsuzluğun zırhı olamaz. Türkiye'de kan döken insanlarla buluşmanın, kucaklaşmanın zırhı olamaz'' dedi.
Başkanlık sistemine ilişkin tartışmaların Anayasa Uzlaşma Komisyonu zemininde yapılacağını dile getiren Çiçek, ''Bir karara varabilmek için dört siyasi partinin evet demesi gerekiyor, mutabakata varılması gerekiyor'' diye konuştu.