ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, RTÜK'ün 18. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ''Türkiye'de Görsel-İşitsel Medya ve Geleceği'' konulu toplantıya katıldı.
Arınç, RTÜK'ün aldığı kararlarla ifade ve haber alma özgürlüğünün korunmasını esas olarak gözönünde bulundurduğunu, bunun kimi kararların bazı kesimlerce eleştirilmesine neden olduğunu söyledi. ''Toplum olarak ifade özgürlüğünün korunması konusunda mesafe almamız, farklı görüş ve düşüncelere saygılı olmamız demokrasinin gelişmesi için zorunluluktur'' diyen Arınç, bu standartlara bir kez ulaşıldıktan sonra hiç kimsenin geri dönüşe ve demokrasinin standartlarının düşürülmesine tahammül edemeyeceğini söyledi. Bu çerçevede herkesin rahatsız olduğu yayınları yayıncı kuruluşa ya da RTÜK'e bildirmekte özgür olduğunu ifade eden Arınç, şunları söyledi:
''Ancak, Türkiye bir hukuk devletidir. Ve RTÜK'ün de programları yayından kaldırma, ön denetim yapma, senaryoları değiştirme, yayıncı ve yapımcılara talimat verme gibi bir yetkisi olmadığı unutulmamalıdır. Kurum yasada belirtilen görevleri dışında herhangi bir iş ve işlem yapamaz. Hiç kimse tarafsız bir kamu tüzel kişiliği olan RTÜK'e 'şu program olmamış, bunu kaldırın' şeklinde talimat veremez. Bu kurumların saygınlığını, tarafsızlığını ve güvenilirliğini zedeler. Tabii ki izleyicilerin toplumsal değerlere uygun ailece izlenebilecek özelliklere sahip yayınları talep etme hakkı vardır. RTÜK de izleyicinin haklarını gözetmelidir. Ancak bir de yayıncı sorumluluğu dediğimiz kavram vardır. Yayıncı kuruluşlarımızın da yayıncı olmanın getirdiği sorumluluklara uygun davranmalarını beklemek en doğal hakkımızdır. Bu da yeterli değildir. İzleyicilerin de sorumlulukları vardır. Beğenilmeyen yayınlar varsa ilgili yayın kuruluşunun nezdinde makul tepkiler gösterilmelidir, eleştiriler yapılmalıdır. Özellikle ebeveynler çocuklarını televizyon karşısında başı boş bırakmamalıdır. Kısacası herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.''
Toplantıya katılan medya temsilcilerine seslenen Arınç, Türkiye'deki televizyon yayınlarından vatandaşların ciddi şikayetleri bulunduğunu belirtti. Arınç, ''Özellikle giderek artan dizilerde ele alınan marjinal konular, karşı cinsler arasındaki ilişkiler, aile içi ensest ilişkiler işlenen temalar toplumun tahammül sınırlarını zorlamakta ve ciddi eleştirilere neden olmaktadır'' dedi.