
Adalet Bakanı Ergin, yeni bir anayasayı makul bir sürede yapma noktasında son derece yüksek bir arzuya sahip olduklarını belirterek, "Bu sürece gözümüz gibi bakacağız" dedi.***
ANKARA
Sadullah Ergin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca (HSYK) Rixos Otel'de düzenlenen ''Yargıda Durum Analizi Değerlendirme Toplantısı''nın açılışına katıldı.
Açılış konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ergin, yeni anayasa çalışmaları kapsamında tutukluluk süreleriyle ilgili somut bir düzenleme olup olmadığının sorulması üzerine, bu toplantının bu sorunun çok açık, net yanıtını oluşturduğunu söyledi.
Ergin, önümüzdeki süreçte olacakları şöyle özetledi:
''Yeni hakim, savcı kadroları ile beraber yargımızın, ilk derece mahkemelerimizin güçlendirilmesi söz konusu yüksek yargıda bekleyen dosyaların bekleme sürelerini kısaltıyoruz. Yargıya girecek işleri azaltacak tedbirlerimiz var. Bunlar devreye giriyor. Kamu kurumlarının adeta otomatik pilota bağladığı temyiz uygulamalarına son verecek ve uygulayıcılara takdir hakkı getiren yeni düzenlemeyi bir hafta on gün içerisinde Maliye Bakanlığımızca yapılacak. Bütün bu tedbirler bir araya geldiğinde hepimizin sızlandığı sorunların önemli bir kısmını aşma noktasında önemli mesafaler kat etmiş olacağız. Tabii ki bir zamana ve sürece tabi. Bugünden yarına sorunların tamamını gidermek mümkün değil. Ama bunları azaltarak küçülterek geleceğe dönük olarak emin adımlarla bir yürüyüş içerisindeyiz.''
Yeni anayasa çalışmaları
Bir gazetecinin, ''Yeni anayasanın 1 yıl içinde yapılacağına ilişkin önerinize anamuhalefet itiraz etti. Hükümet bu konuda kararlı mı?'' sorusuna da Ergin, şu yanıtı verdi:
''Şunu önereceğim; 'A partisi sözcüsü şunu söyledi, B partisi bunu söyledi' gibi birbirimizin sözleri üzerinden yeni anayasa çalışma sürecini sıkıntıya sokacak beyanlardan kaçınmamız gerekir. Ortaya bir hedef konuldu. Türkiye'nin artık bir darbe anayasasıyla adının anılması yanlış bir durum. Ve Türkiye bunu hak etmiyor. Biz kenetlendik yeni bir anayasayı inşallah makul bir sürede yapma noktasında son derece yüksek bir arzuya sahibiz. Bu anlamda günü birlik karşılıklı bir takım diyaloglarla bu sürece zarar verecek beyanlardan herkesin kaçınmasını öneriyorum. Şahsen biz bu tür diyaloglardan kaçınacağız, özen göstereceğiz. Bu sürece gözümüz gibi bakacağız. Bu sürece herhangi bir zafiyet gelmesin diye hepimizin buna dikkat etmesi gerekir.''