ANKARA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TVnet'te Abdülkadir Selvi ve Melek Baripoğlu Arıcı'nın sunduğu Başkent programına katılarak gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
Tutuklu milletvekilleri konusuna ilişkin soruyu yanıtlarken, halk tarafından seçilmiş milletvekillerinin mutlaka yasama faaliyetine katılması gerektiğini belirten Arınç, şöyle konuştu:
''Şimdi burada inisiyatif Meclis Başkanında ve üç muhalefet partisi grubunda. Çünkü tutuklu milletvekilleri onların. Onları bile bile aday gösteren, tahliye edilmeyeceklerini de baştan bilmeleri gereken ve içeride olmaları halinde de ne yapılacağını herhalde düşünmesi gereken onlar. Şimdi onlar somut bir teklif henüz hazırlayamadılar. Çünkü hazırladıkları teklifler neredeyse kişiye özel teklifler. 'Sadece şu çıksın' diyemiyorsunuz. Genel yaparsanız uyuşturucu baronlarından tutun pek çok adi suçlular da çıkabilecek. Bir muamma. Bu muammayı siz hazırladınız, kilidi çözün. Öyle bir teklifle gelin ki bizim de Adalet Bakanımız ve AK Parti grubumuz ceza hukukunun ilkelerine uygun, adaletli bir yöntem olacaksa buna 'evet' desin. Bizim önümüze henüz teklif gelmiş değil.
Bu teklifi de hükümet değil, AK Parti grubu değerlendirecektir. Merkez Yürütme Kurulu belki değerlendirecektir. Sonunda 'makuldür bu teklif, gerçekleşsin, yasa haline gelsin' denirse AK Parti grubu buna Meclis'te destek verebilir. Ancak 'bu teklif uygun değil, şu, şu, şu eksikleri var, bunlar yeni yeni zararlar meydana getirebilir' derse AK Parti bunun içinde olmaz.''
''Darbelere ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu çok önemli''
Arınç, darbelere ilişkin soruyu yanıtlarken de TBMM'de Darbeleri Araştırma Komisyonu kurulmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Komisyonunun icrai bir gücü, siyasal bir sonucu olmadığını, ancak bundan sonra olmaması gerekenleri ortaya koymak adına yararlı çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.
28 Şubat ve 27 Nisan
Arınç, ''28 Şubat ile ilgili bir dava açılsa, o davanın iddianamesinde o tarihteki hükümet aleyhinde yapılan işlemler ve onu yapanlara yöneltilen suçlamaları gördüğümüzde müdahillik noktasında tekrar hükümet olarak düşünürüz. Orada da eğer bir hükümetin devamlılığı açısından yöneltilmiş bir suçlama varsa oraya da müdahil olmamız söz konusudur. Aksi takdirde müdahillik talebimiz olmayabilir'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, (27 Nisan bildirisiyle ilgili dava açılırsa) bizim müdahil olmamızı gerektiren incelik varsa hiç tereddütsüz o konuda da müdahilliğimizi yaparız. Yok bizi doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren bir konu yok veya takdire bağlı bir konu varsa onu da değerlendiririz, müdahil olmayız'' diye konuştu.
Süt konusuna dikkat etmemiz lazım
Bülent Arınç, okul sütü kampanyasında dağıtılan süt sayısının çok fazla olduğunu belirterek, ''Arada bayatlamış, şu veya bu şekilde özellik taşımayan sütler de olabilir mi diye çok dikkat etmemiz lazım. Bakanlığın, ilk gün yaşanan olaydan sonra daha şeffaf, daha hesap verebilir şekilde davranacağına inanıyorum'' dedi.
Kılıçdaroğlu'nun da imzası var
Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ''27 Nisan bildirisinin AK Parti'yi iktidar yapmak için yayınlandığı'' iddiasının ''saçma'' olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu'nun tezinin hiçbir tutarlı tarafı olmadığını belirten Arınç, o dönemde TBMM Başkanı olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne kadar zorluklarla karşılaştıklarını bildiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM'de yaşananları anlatan Arınç, ''CHP koşa koşa Anayasa Mahkemesi'ne gitti. İmza atanlar içinde Kemal Kılıçdaroğlu da var. 367 safsatasına sığındılar'' dedi.
Herkes 1. sınıf vatandaş
Türkiye'de yaşayanların etnik kökeni, inancı ne olursa olsun birinci sınıf vatandaşlar gibi hem insan hakları hem anayasal anlamda tüm haklarının verilmesinin önemine vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:
''Ben basından daha çok sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak, TRT olarak da, RTÜK olarak, Anadolu Ajansı olarak da Basın Yayın Enformasyon olarak da bu konuda en iyi noktadayız. Yani vermediğimiz, düşünmediğimiz, yapmadığımız hiçbir iş kalmadı. Devam da ediyoruz.''
Siyasette müzakere mutlaka olur
Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Örgütle mücadele siyasetle müzakere'' sözünün hatırlatılması üzerine ''Terör örgütü üst düzeyiyle görüşmenin, konuşmanın olmadığını biliyorum'' dedi. Daha önce yapılan ve ifşa edilen görüşmelerden sonuç alınamadığına işaret eden Arınç, ''Siyasetteki müzakere mutlaka olur. BDP ile de olur, siyasi anlamda başka kurumlarla da olur. Mesela Kuzey Irak'ta yapılan görüşmelerin ana temelinde Türkiye'de terörün durması varsa, o yönetimle biz farklı konularda işbirliği yapabilir, onlarla bazı konuları müzakere edebiliriz'' dedi.
Bülent Arınç, ''Örgütle bağlantısını açıkça ifade eden BDP, bize silahın ve şiddetin dışında ne getiriyor, ne konuşmak istiyorsa onlarla da her şeyi makul biçimde konuşuruz'' diye konuştu.
İnternet haber portallarına sarı basın kartı
İnternetteki haber portallarının Basın Kanunu içinde yer alması için çalıştıklarını belirten Arınç, tasarının Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını söyledi. Paylaşım sitelerinin Basın Kanunu ile ilgisi olmadığını ifade eden Arınç, ''Sarı Basın Kartı vereceğiz. Yerel medyada ve internet medyasında gazetecilik yapanlar eşit haklara sahip olacak'' dedi.