SİİRT
Temaslarda bulunmak üzere Siirt'e gelen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı havalimanında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Vali Mustafa Tutulmaz, İl Emniyet Müdürü Metin Özkan ve AK Parti İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu karşıladı.
"Her seçimden daha fazla bu seçim için çalışmalıyız"
Bu seçimde içeride ve dışarıda AK Parti'yi zayıflatmak için çalışmaların olduğunu dile getiren Arınç, "O hale geldi ki; Türkiye'de, 'AK Parti artık çok oldu, ayağını kaydırmak, gücünü azaltmak lazım', 'Yeni projelerle AK Parti'yi güçsüz bir iktidar haline getirmek gerekir' diyenler çabalıyorlar. Her seçimden daha fazla bu seçim için çalışmalıyız" ifadelerini kullandı.
"Meclis başkanının eşi parlamentoya giremedi"
Kıyafetinden dolayı, özellikle kadınların geçmişte çok eziyet çektiğini anlatan Arınç, şöyle konuştu:
"Başı örtülü diye, 'vay yobaz, laiklik düşmanı, gerici, irticacı' diye saldırdılar. Eşime ve kızıma söylendiği için biliyorum. Meclis Başkanı seçildim, 3 ay sonra 23 Nisan resepsiyonuna, 'Eşin başörtülü, resepsiyonda bulunamaz' dediler. Neredeyse darbe yapacaklardı. Meclis başkanının eşi parlamentoya giremedi."
"Gözyaşı döktük, Allah'a sığındık"
Gözyaşı döktüklerini, Allah'a sığındıklarını, sabredip demokrasinin bir gün galip gelerek, Türkiye'de özgürlüklerin hakim olacağına inandıklarını dile getiren Arınç, "Başkalarının yaptığı gibi elimize silah alıp dağa çıkmadık. Duygu kırılmasını biz de yaşadık ama Kobani olayları gibi 54 insanın hayatına son vermedik" ifadelerini kullandı.
Koalisyonlar dönemi
Arınç, Türkiye'yi koalisyon hükümetine bırakmanın ülkeyi mahvetmek anlamına geleceğini vurgulayarak, "Bu, yapılan tüm hayırlı işleri berbat etmek, yapılacak tüm hayırlı işlere de engel olmak demektir. İnanmıyorsanız, bizden önceki 3 partili koalisyona bakın" diye konuştu.
Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Meydan okuyoruz. Hangi parti iktidara gelecekse tek başına gelsin. Koalisyonların Türkiye'ye faydası yok. Madem ki bu üçünün de tek başına iktidara gelme şansı ve iddiası yok, o zaman AK Parti'nin bu güzel işleri devam ettirmesi, memlekete huzur ve barış gelmesi için Çözüm Süreci'nin başarıya ulaşması için tek başına iktidara gelmemiz lazım, geleceğimize de inanıyoruz."
"Bu işi başlatan biziz, devam ettiren biziz"
Çözüm Süreci'ne vatandaşların destek verdiğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bu işi başlatan biziz, devam ettiren biziz. Baldıran zehri içiyoruz ve 'bu iş bitecek' diyoruz. Memleketin buna ihtiyacı var. Biz varsak 'Çözüm Süreci' var. Biz yoksak ne çözüm kalır ne de süreç" ifadelerini kullandı.
Sürecin gizli veya açık düşmanları çok
Bülent Arınç, "Bu süreci bozmak için gizli veya açık düşmanlar çok. Elinde silah olanlar silahtan vazgeçmemek, terörden beslenenler kan içmeye devam etmek için bu işi bozmaya çalışıyorlar. Biri bomba patlatıyor, biri yol kesiyor, biri 2 askeri kaçırıyor. Eskisi gibi karakol baskınları yok ama 'vergi toplayacağım, haraç keseceğim' diye çadıra çağırıyorlar. Bunları biliyor ve tedbirlerini alıyoruz" diye konuşarak, Çözüm Süreci'nin ne kadar nazik olduğunu bildiklerini de vurguladı.
"Tehditle, baskıyla oy toplamaya kalkışanların, Kandil ve İmralı arasında gidip gelenlerin, Çözüm Süreci'ni baltalamak için de ellerinden geleni yapanların sözlerine kanmayın" ifadesini kullanan Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Batıda siyaset yapan bir insanım ve bu düşüncelerimden dolayı birileri bana 'Kürtçü' demiş olabilir. Hiç umurumda değil. Ben bu milleti Kürt, Arap, Türk, Çerkez gibi tüm kesimleriyle tanıyorum ve biz yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz. 'Kürtçülük' yapmaya kalkanlar nasıl bir gaflet içindeyse, 'Türkçülük' yapmaya kalkanlar da o gafletin içindedir. Aklımızı başımıza alalım. Sadece kendi ırkımızdan, etnik kökenimizden insanlarla yola çıkmak, her ne pahasına olursa olsun kabul edilecek bir şey değildir. Biz insandaki imana, inanca bakar, iş seçmeye geldiği zaman da emaneti ehline veririz."
Muhabir: Zekeriya Güneş, Recep Çelik