ANKARA
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısının açılışında, gündemdeki konuları değerlendirdi.
Konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak başlayan Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan'ın Uludere'ye yaptığı ziyarete ilişkin şunları söyledi:
''Irak sınırında, sınır ötesi meydana gelen elim hadisede çocuklarını, eşlerini kaybeden vatandaşlarımızla, özellikle oradaki hanım kardeşlerimizle hasbıhal ettiler, dertlerini paylaştılar, sorunlarını dinlediler. Buradan, Uludere'deki, Ortasu, Gülyazı ve Ortabağ köylerindeki kardeşlerime, misafirperverliklerinden, samimiyetlerinden, muhabbetlerinden dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.''
Üç koldan AK Parti'ye saldırıya geçtiler
Konuşmasında, Türkiye'nin en önemli meselelerinden terör meselesini çözmek için uzun süredir büyük bir kararlılıkla gayret gösterdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''CHP, en başından itibaren bu meselenin çözümü için attığımız adımların karşısında oldu. Aynı şekilde BDP, istismar alanı ortadan kalkacağı için, beslendiği bataklık kurutulacağı için bu meselenin çözümünün tam karşısında oldu, çözüm süreçlerini sabote edecek söylemler içine girdi. Meselenin çözülmemesi, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'nin başarıya ulaşmaması için üç koldan AK Parti'ye saldırıya geçtiler, birbirleriyle ittifak yaptılar.''
Uludere'de yaşanan olay
Erdoğan, Uludere'de yaşanan olayın gönül gözüyle bakanlarla, gözünü hırs bürüyenleri birbirinden ayırdığını belirterek, ''Biz orada yaşanan hadisenin acısını, sızısını yüreğimizde duyarken birileri acıyı fırsata dönüştürmek gibi insanlık dışı, vicdan dışı bir gayretin içine girmiştir. BDP ve CHP, kol kola girerek cenaze evini, acılar içindeki o köyleri birer siyaset arenasına, birer fırsat zeminine çevirmenin körlüğü, duyarsızlığı, vicdansızlığı içinde olmuştur'' dedi.
Başbakan Erdoğan, ''Bu canın sahibi Allah'tır. Emanetini geri alacak olan da sadece ve sadece Allah'tır. Biz tehditlere boyun eğmedik, boyun eğmeyiz. Bize ömür biçecek olan da sadece ve sadece Allah'tır. Biz Allah'ın şu hükmüne yürekten inandık ve inanıyoruz; ecel geldiğinde ne bir saat ileri alınır ne bir saat geri. Söylentilere kanıp bize ömür biçenler, cüretkar oldukları kadar büyük de bir küstahlık içindedir. Bu söylentileri manşetlerine taşıyanlar da, bu mihrakların taşeronluğunu yapanlar da aynı şekilde büyük bir küstahlığın içindedir'' şeklinde konuştu.
Tutuklu gazeteciler
Başbakan Erdoğan, tutuklu olduğu belirtilen gazetecilerin büyük bölümünün terör suçundan yargılandığını da belirterek, şöyle konuştu:
''Gazetecilerle ilgili listeyi isterse beyefendi (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu) o listeyi de kendisine göndeririz..Sen, 'tutuklu gazeteci yok' diyerek, adeta İsrail'in kirli çamaşırlarını yıkayacaksın, ardından da çıkıp terör iddiasıyla yargılanan gazeteci olmayan kişilerden dolayı ülkeni dünyaya şikayet edeceksin. Bu, acziyettir, gaflettir hatta dalalettir''
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na tutuklu gazeteciler konusundaki eleştirilerini şöyle sürdürdü: ''Sen (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu), 'tutuklu gazeteci yok' diyerek, adeta İsrail'in kirli çamaşırlarını yıkayacaksın, ardından da çıkıp terör iddiasıyla yargılanan gazeteci olmayan kişilerden dolayı ülkeni dünyaya şikayet edeceksin. Bu, acziyettir, gaflettir hatta dalalettir''
Mikser görevi yaptıklarını biliyoruz
Erdoğan, bazı kafe ve restoranlarda bulunan müzik kutularını hatırlatarak, atılan bir lira karşılığında seçilen şarkının dinlendiğini anlattı. Erdoğan, şöyle konuştu:
''Halk müziği, sanat müziği, özgün müzik, arabesk vesaire... Neyi seçersiniz bir lira karşılığı onu dinlersiniz. İşte şu anda tıpkı o bir lirayla çalışan müzik kutuları gibi manşet atan, köşe yazısı yayınlayanlar var. Jetonu alıyorlar manşet çıkarıyorlar. Jetonu alıyorlar köşe yazısı çıkarıyorlar.
28 Şubat sürecinde Washington'da fahri askeri ateşe gibi çalışan gazeteciler bugün demokrasi havarisi olarak, darbe karşıtı olarak arz-ı endam ediyorlar. O zaman neredeydiniz? 28 Şubat sürecinde attığınız manşetler, yaptığınız haberler, altına imzanızı attığınız provokasyonlar hafızalardan silinmedi. Siz milleti unuttu sanıyorsunuz ama milletimiz olup biten her şeyi çok iyi görüyor, çok iyi biliyor. Millet, bizler bunların nasıl mikser görevi yaptığını çok iyi biliyoruz. Biz bu provokasyonlara da aldanmayacağız, bu tehditlere de biz pabuç bırakmayacağız.''