TBMM
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin Suriye politikası konusunda Hükümet adına gündemdışı söz aldı.
Davutoğlu, Suriye konusunda insanlık vicdanının sesinin AK Parti iktidarındaki Türkiye olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
Bu ses her türlü siyasi hesabın üzerinde bir erdemdir. Bu ses, insanlık anlayışımızın, tarih yorumumuzun ve gelecek tasavvurumuzun gereğidir. Bu ses, zorlu süreçte, gür şekilde çıkmaya, Suriye halkının yanında olmaya devam edecektir. Türkiye olarak bundan sonra da Ortadoğu'da değişim dalgasını yöneteceğiz. Bu değişim dalgasının öncüsü olmaya devam edeceğiz. Bütün Ortadoğu toplumlarında Türkiye sadece dost ve kardeş bir ülke olarak değil, geleceği belirleme fikrine sahip yeni bir fikrin, yeni bir bölgesel düzenin öncüsü bir ülke olarak görülmektedir. Burada biz bu misyonun gereğini yaptık, yapmaya da devam edeceğiz."
Bu konuda kendilerini eleştirenlere tavsiyede bulunan Davutoğlu, "Gidin Kahire'nin, Trablus'un, Beyrut'un, sokaklarına çıkın. Tunus'un, Kudüs'ün sokaklarına çıkın. 'Türkiye'nin Suriye politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?' diye sorun. Daha siz sormadan, size sarılacaklar Türkiye'nin takip ettiği onurlu politika dolayısıyla takdirlerini ifade edecekler. Ama Ortadoğu'da kardeş halklarla kucaklaşmak yerine dikta rejimleriyle kucaklaşanların yeni anlayışı anlamaları mümkün değil. Biz hem insanlığın ve bölge halkının vicdanı olmaya devam edeceğiz hem de ulusal çıkarlarımızı korumaya devam edeceğiz. Çünkü zihnimizde nasıl yeni bir Türkiye iddiası varsa, yeni bir Ortadoğu iddiası da var" ifadelerine yer verdi.
Suriye'de yaşanan dramın faili rejim
Bakan Davutoğlu, Esed yönetiminin reform yapmak yerine gözyaşı ve zulüm üzerinden iktidarını sürdürmeye çalıştığını belirtti.
Davutoğlu, "Bugün Suriye'nin içinde bulunduğu durumunun, yaşanmakta olan insanlık dramının müsebbibi de faili de Suriye'deki rejiminin bizzat kendisidir. Meydanlara inen halka kurşun sıkan, masum insanlara karşı tank, top, tüfek kullanan totaliter Baasçı zihniyettir'' dedi.
"Meydanlara inen halka kurşun sıkan, masum insanlara karşı tank, top, tüfek kullanan totaliter Baasçı zihniyettir" diyen Davutoğlu, "Suriye halkının temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı, dini, mezhebi ve etnik kökeni ne olursa olsun tüm Suriye vatandaşlarının eşit haklara sahip olduğu tam demokratik sisteme geçilmesi talebini destekliyoruz" şeklinde konuştu.
Sataşmalara yanıt verdi
Suriye konusunun ele alındığı TBMM Genel Kurulu'nda, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Davutoğlu, konuşmasında, ''aciz'' ifadesini neden kullandığının çok açık olduğunu söyledi.
''Herkes elini vicdanını koysun. Sizlerin iktidar ortağı olduğunuz 2002 Türkiyesi mi yoksa 2012 Türkiyesi mi acizdir ya da kudretlidir'' sorusunu yönelten Davutoğlu, şöyle devam etti:
''2002'de IMF önünde borç dilenen Türkiye mi acizdir yoksa bugünkü Türkiye mi? Bizim bu konudaki yargılarımız anlaşılmayabilir ama gidin Somalili kardeşlerimize sorun. Horasanlı Özbeklere, Libya'daki kardeşlerimize sorun. Başbakanımızı büyük bir onurla, ellerinde Türk bayrağıyla, sanki Anadolu kentinde gibi karşılayan kardeşlerimize sorun, aciz miyiz, kudretli miyiz? Bizim kudretimizi tespit edecek olan şey tarihtir, milletimizdir. Bugün dünyanın her köşesine, Haiti'den Afganistan'a, Somali'den Sudan'a her yere eli ulaşan, kudret ve şefkat eline sahip bir Türkiye var. 2002'de hayal bile edemeyeceğiniz şeyleri gerçekleştirdik, gerçekleştirmeye devam edeceğiz.''
Bazı MHP milletvekilleri, Davutoğlu'na, ''Hamaset yapma, bilgi ver. Burası Meclis'' şeklinde tepki gösterdi.
Irak'ın 3,5 milyonluk Türklüğü nerede?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da ''sataşma'' gerekçesiyle söz alarak, kürsüye getirdiği iPad aracılığıyla milletvekillerine bir görüntü izletti. Görüntüde, ''Bir Dışişleri Bakanı'nın, Büyük Ortadoğu Projesi için 'emperyalist bir proje' ifadesini kullandığını'' belirten Vural, ''Ondan sonra Başbakan'ın, böyle bir emperyalist projenin eşbaşkanı olduğunu söylüyorsunuz. Kim acziyet, kim teslimiyet içerisinde. Siz bu projenin taşeronluğunu yapan bir hükümetsiniz'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Şandır da söz alarak, ''Davutoğlu'nun konuşması sırasında sürekli 2002'ye sığınmasının kendilerini üzdüğünü'' söyledi. Şandır, ''Irak'ın 3,5 milyonluk Türklüğü nerede Sayın Bakan? Kurduğunuz Suriye Ulusal Konseyi'nde bir tane Türk var mı? 2002'de hem kudretli, dirayetli hem de onurlu bir hükümet vardı'' şeklinde konuştu.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise milletvekillerinin konuşmalarında sürekli olarak, ''Atatürk'ün, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünün kullandığına'' dikkati çekti. ''Bu sözün öyle düşünüldüğü gibi barış havarisi olmadığını'' öne süren Önder, ''Bu Misak-ı Milli'den, Musul'dan, Kerkük'ten vazgeçiyorumun Atatürkçesidir'' ifadesini kullandı.