AYDIN
Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Aydın programı kapsamında Vali Erol Ayyıldız’ı makamında ziyaret etti.
Valilerin tarafsız olarak devleti temsil ettiğini belirten İhsanoğlu, resmi makamlar gibi cami ve ibadet yerlerinde de siyasetin olamayacağını kaydetti.
İhsanoğlu, daha sonra Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu ziyaret ederek Aydın’daki sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.
Türkiye’nin ilk kez halk oylamasıyla cumhurbaşkanı seçeceğini, kutlu bir yolculuğa çıktıklarını, ifade eden İhsanoğlu, kendisine 5 partinin verdiği desteğe ancak "evet" diyebileceğini, yerinde kim olsa bu teklifi kabul edeceğini, bu teklifi reddetmenin kendisi açısından "vatana ihanetle eşdeğer" olduğunu söyledi.
Adaylığını AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan bazı isimlerin de destek verdiğini ifade eden İhsanoğlu, Türkiye’nin demokrasi yolunda çok şehit verdiğini, tahakkümlere, vesayetlere karşı konulduğunu, bundan sonra da Türkiye'nin yeni vesayetlere girmek istemediğini belirtti.
“Biz vesayet sistemini bitirdik diyorlar, doğrudur, bunu takdirle karşılıyoruz. Ama hiçbir kimsenin eski vesayet sistemini yok ederek kendisi bir vesayet sistemi kurma hakkı olamaz” diyen İhsanoğlu, bu adaylığı kabul ederken kendisini birilerinin antitezi olarak değerlendirmediğini ifade etti.
İhsanoğlu, şöyle konuştu:
“Ben ilk günden itibaren ‘bu yarışı medeni, seviyeli bir şekilde, çelebice, centilmence yaparım’ dedim. Ben sözümün eriyim, ben polemik yapmaya gelmedim. Millete düşüncelerimi, görüşlerimi, hizmet anlayışımı, vizyonumu anlatmaya geldim. Millet kabul ederse beni cumhurbaşkanı yapar. Bu üç adaydan hangisi kazanırsa devletimizin başı odur. Ve hepimiz ona saygılı olmalıyız. Artık bizim bunu bunu öğrenmiş olmamız lazım.”
Irak, Suriye, Mısır ve Filistin’deki olaylar karşısında Türkiye’nin ateşi söndüren rolünü alması gerektiğini ifade eden İhsanoğlu, şunları kaydetti:
“Bu kavgalarda taraf olmamak lazım. Bilakis biz tarihten gelen sorumluluklarımızla Türkiye gibi büyük bir devletin mensupları olarak müspet tesirler yaratarak bu gerginlikleri gidebiliriz. Barış ve güvenliğin korunması için büyük imkanlara sahibiz. Biz inşallah Hakk'ın izni, halkın desteğiyle bu göreve geldiğim günden itibaren bunu yapmaya başlayacağız, biz bunu yapmaya muktediriz, gereken tecrübeye sahibiz.
Biz, ‘yurtta sulh cihanda sulh’ diyen Atatürk’ün bize emanet ettiği güzel sözün manasını biliriz.”
"Rolleri birleştirmek olmaz"
Cumhurbaşkanının görevinin, meclisin ve hükümetin çalışmalarının anayasaya uygunluğunu takip etmek olduğunu, baraj, köprü yapmak olmadığını anlatan İhsanoğlu, cumhurbaşkanının ihtiyaçlar konusunda ancak hükümetleri teşvik edici olabileceğini söyledi.
İhsanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aradaki farkı görmemiz lazım. Biri birinin alternatifi değildir. Öbürünün fonksiyonunu alıp kendisine mal edemez. Burası öyle bir ülke değildir. Bu ülkede bir anayasa var bir teamül var. Bizim sistemiz bir parlamenter sistemdir. Bu cumhuriyetle değil padişahlık zamanından başladı.
2014 senesinde hiç kimsenin mutabık olmadığı kendi görüşümüzü, sanki tüm millet kabul etmiş gibi, herkesi sanki ikna etmiş gibi, biz bunu herkese kabul ettirme noktasında olamayız. Bu memlekette anayasa var. Ona göre amel etmemiz lazım. Anayasanın hepimizin beğenmediği çok hükümleri var. Ama onun adresi Çankaya değil meclistir. Meclis usulüne uygun olarak tadil ettikten sonra, anayasa yürürlüğe girdikten sonra bu görevi ifa eder. Ama seçilecek cumhurbaşkanı mevcut anayasaya göre seçilecektir.
'Halkın oylarıyla seçilecek’, doğru. ‘Bu da anayasada belirtilen hükmün ötesinde güç veriyor’ bu da doğrudur. Fakat bunu nasıl kullanacaksınız. Bu arada biz yüzde 60 bekliyoruz onu da söyleyeyim size. Bana yüzde 60 oy verdi Çankaya'ya taşıdı, yüzde 40 ne olacak. "Ben onları adam yerine koymam" yok öyle bir şey. Siz 76 milyonun cumhurbaşkanı olacaksınız. Hepsine eşit mesafede olmanız lazım. Siz bir siyasi programla Çankaya’ya giderseniz çatışma olur. Başbakanın görevlerini de ifa edeceğim derseniz o zaman kanunsuzluk olur. Rolleri birleştirmek, değiştirmek gibi bir şey olamaz. Bu fevkalade tehlikeli ve maceralı bir yolculuktur.”
Toplantının soru cevap bölümü basına kapalı gerçekleştirildi.
"Bunların hepsi buharlaştı"
Aydın programı kapsamında merhum Başbakan Adnan Menderes’in köyü olan Koçarlı ilçesine bağlı Çakırbeyli köyünü ziyaret eden İhsanoğlu, Menderes’in evinin kapalı olması üzerine köy merkezine geçti.
Burada bir kahvehanede vatandaşları selamlayan İhsanoğlu, yaptığı konuşmada Çakırbeyli’nin demokrasinin beşiği olduğunu, "demokrasi kahramanı, şehidi Adnan Menderes’in yetiştiği evin, doğduğu mahallenin, akrabalarının ve ahalisinin olduğu bir yere gelmenin, demokrasi mücadelesi veren her insan için farz olduğunu" ifade etti.
“Buraya gelerek bu farzımızı yerine getirmenin mutluluğu içindeyiz” diyen İhsanoğlu, vatandaşların cumhurbaşkanlığı seçiminde herkesi kucaklayan, 76 milyon insan arasında ayrılık gayrılık gütmeyen, zıtlaşmayan, ötekileştirmeyen birisini seçmesi gerektiğini söyledi.
İhsanoğlu, şöyle konuştu:
“Biz 60-70 sene önce temeli atılan demokrasi meşalesini daha ileri götürmek istiyoruz. Parlamenter sistemimizi daha sağlam çalışır hale getirmeye çalışıyoruz. Türkiye’de devletin herkesi kucaklayan, ilgi, şefkat gösteren, kimseye karşı sopa kullanmayan, herkese karşı müşfik baba ilgisiyle bakan reise ihtiyacı var. Çankaya’ya huzuru getirecek birisini seçeceksiniz, bölünmeyi, ayrışmayı önleyecek birisini isteyeceksiniz. Çankaya’da krize mahal yoktur, kavgaya mahal yoktur. Böyle şeyler olduğu zaman faturası memleketimize pahalıya patlar. Biz bunun örneklerini yaşadık bir daha yaşamak istemiyoruz.”
İhsanoğlu, daha sonra köy muhtarı Mehmet Demir ile Köy Konağı’nı gezdi, konağın duvarlarında asılı olan Adnan Menderes fotoğraflarını inceledi. Bu sırada muhtar Demir’in Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile çektirdiği fotoğrafı göstererek kendisiyle de bir fotoğraf çektirmek istemesi üzerine birlikte objektiflere poz verdiler.
“Darbeci Sisi”
İhsanoğlu, Köy Konağı çıkışında bir gazetecinin kendisinin İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği görevi döneminde Mısır’da çıkan olaylarla ilgili “darbe” tanımını yapmadığı gerekçesiyle eleştirildiğini hatırlatarak bununla ilgili düşüncesini sorması üzerine, “Bunların hepsi buharlaştı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı darbeci Sisi’ye tebrik mektubu gönderdi, mesele bitmiştir. Bu tartışma bitmiştir. Bu dış politika konularını iç tartışmalara kurban etmek uygun değildir” dedi.
İhsanoğlu, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kendi cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözleri üzerine, bu konuda İhsanoğlu'ndan düşüncesini açıklamasını istediğini hatırlatan bir gazeteciye ise, “Sayın genel başkanların söylediklerine girmek istemiyorum. Polemiğe girmeyeceğim” dedi.
Çakırbeyli ziyaretinde gazetecilerin Adnan Menderes’i sorması gerektiğini de ifade eden Ekmeleddin İhsanoğlu, “Menderes’in hatırasını soracaksın. Burada olup da Menderes hakkında konuşmamak olmaz. Türkiye’de demokrasi mücadelesi burada başladı. Siyasette yüksek seviye burada başladı. Biz buradan çok ders alabiliriz” şeklinde konuştu.
Kemer Mahallesi'nde iftar
Aydın Belediyesi tarafından Kemer Mahallesinde oluşturulan iftar alanında vatandaşlarla orucunu açan Ekmeleddin İhsanoğlu, burada yaptığı konuşmada, annesinin Aydın'dan Rodos'a gittiğini, ana ocağında bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği görevi boyunca birçok dünya lideri ile görüştüğünü anlatan İhsanoğlu, bu süreçte aklının hep Türkiye ve Anadolu'da kaldığını, bu topraklara hizmet etmek istediğini belirtti.
İhsanoğlu, 5 partinin kendisinin adaylığı noktasında birleştiğini, göreve geldiğinde tüm Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Hakk'ın inayetiyle halkın desteğiyle bu göreve geldiğim zaman bütün Türk milletinin 76 milyon ferdinin cumhurbaşkanı olacağım. Bütün milletin başkanı olacağım. Bu büyük ailenin babası olacağım, bu büyük ailenin hizmetinde kendimi feda edeceğim. Ötekileştiren bir özel siyasi gündemle kendi gündemini devletin tepesinde zorlamayan, devletin uyum içerisinde, milletin huzur içerisinde, Türkiye'nin yurt dışında itibar içerisinde, yani büyük Atatürk'ün söylediği gibi yurtta sulh, cihanda sulh mefkuresini uygulamak istiyorum."
"Ateş çemberi kendiliğinden yok olacaktır"
Türkiye'nin bulunduğu bölgeyi ve ülke liderlerini çok iyi tanıdığını ifade eden İhsanoğlu, onların dilinden konuşarak meselelerin çözümü noktasında adımlar atmayı planladığını aktardı.
Bu çalışmalarla Türkiye'nin çevresindeki ateş çemberinin kendiliğinden yok olacağını söyleyen İhsanoğlu, şöyle konuştu:
"Biz bir ve beraber olduğumuz zaman bu millete hiç kimse sataşamaz. Bu millet sıkılmış bir yumruk gibi bir ve beraber olacak. Bu devletin bölgede değil, bütün dünyadaki itibarı yükselecek ve etrafımızdaki ateş çemberi kendiliğinden yok olacaktır. Çünkü devletin tepesinde bu meseleleri bilen bir insan, hayatını bu meselelerle geçiren bir insan, dünya liderlerini, bölge liderlerini tanıyan bir insan gelecektir. Onların dilinden konuşacak, çözüm arayışlarını sağlayacak ve çözüme götürecektir. Böylece bizim birlik ve beraberliğimizin önündeki tehlikeler ve tuzaklar kalkacaktır."
İhsanoğlu, merhum Başbakan Adnan Menderes’in köyü olan Koçarlı ilçesine bağlı Çakırbeyli köyünü ziyaretinin ardından torun Adnan Menderes'in kendisini arayarak teşekkür edip, başarı dilediğini sözlerine ekledi.
Vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektiren İhsanoğlu, iftar programının ardından İstanbul'a gitmek üzere İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na hareket etti.
Muhabir: Tolga Albay-Ali Gökmen Şireci
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


