İSTANBUL
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kanada Dışişleri Bakanı John Baird ile Conrad Otel'deki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, görüşmeye ilişkin bilgi verdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Suriye konusunda ve bölgedeki gelişmeler konusunda Türkiye ile Kanada ortak bir yaklaşıma sahip olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:
"St. Petersburg'da yaptığımız görüşmelerde de dışişleri bakanları arasında yaptığımız görüşmelerde de yaptığımız konuşmalarda da Suriye'de sivil halka karşı yürütülen katliamı güçlü şekilde kınadık.
Son kimyasal saldırıda bir insanlık suçu işlendiğini ve mutlaka bu kimyasal silah saldırısı konusunda sorumluların uluslararası hesap verilebilirliğinin ve sorgulanabilirliğinin yerine getirilmesinin gerektiğini birlikte orada açıklamıştık. Şimdi de bugün de tekrar teyit ettik; Suriye'deki katliamlar bir an önce durdurulmalıdır. Kimyasal silah saldırısından sorumlu olanlar mutlaka cezalandırılmalıdır.
Tabii ki son inisiyatif de dün de bir vesileyle vurguladığım gibi, kimyasal silahların herhangi bir ülkede tasfiye edilmesi olumlu bir gelişmedir. Hepimiz bundan mutlu oluruz ancak bu kimyasal saldırı olmadan insanların katledilmesine cevaz verecek şekilde yorumlanmamalıdır ve şu ana kadar katledilmiş olan 100 bin insanın katliamından sorumlu olanların sorumluluklarından kurtarılmasına da yol açmamalıdır. Bu anlamda da Türkiye ile Kanada birlikte aynı kanaatlere sahiptir."
"Uluslararası toplumu oyalamak kabul edilemez"
"Suriye'nin silahlarını vereceği yolunda haberler var ne diyeceksiniz? Suriye'nin şiddet fotoğraflarını nasıl yorumluyorsunuz" sorusu üzerine de şunları kaydetti:
"Daha ilk günden itibaren, bu son inisiyatif başladığında korktuğumuz buydu. Yani sürekli zamana oynayarak Suriye rejimi, işlediği suçu örtmeye, unutturmya ve sanki pozitif bir gündem içinde davranıyormuşçasına zaman kazanmaya çalışması... Ellerindeki kimyasaların envanterini herhalde biliyor olmaları lazım kullandıklarına göre. Bunun için bir aylık süreye nasıl ihtiyaç olunuyor? Biz o zaman bunu değişik vesilelerle de deklere ettik. Kimyasal silahların yer yüzünden silinmesi insanlığın geleceği açısından çok güzel bir haberdir, kimse buna karşı çıkamaz. Hangi ülke bunu yaparsa ne gerekçeyle yaparsa, kim yaparsa yapsın biz destek veririz. Ancak bunu yapıyor görünüp, bir taraftan ki bu inisiyatif başladıktan sonra Suriye kuvvetlerinin hava bombardımanında artışlar görüldü, bunu fırsat bilip uluslararası toplumu böyle meşgul edip öbür tarafta sanki Scud füzesi kullanmak ya da uçaklarla bombardımanda bulunmak suç değilmiş gibi onlara devam etmek ve uluslararası toplumu bununla oyalamak, işte bu kabul edilemez."
Suriye'deki savaşın durdurulamamasının bedelinin en fazla Suriye halkı ve Türkiye gibi komşu ülkeler tarafından ödendiğine dikkati çeken Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu ana kadar BM Güvenlik Konseyi'nde hiçbir karar çıkamamış olması aslında bütün bu son dönemde artan şiddetin en önemli sebeplerinden biridir. BM Güvenlik Konseyi, vaktinde Suriye rejimine doğru, uyarıcı, bir anlamda caydırıcı mesajları göndermiş olsaydı belki şu anda o ölen 100 bin kardeşimizin çoğu yaşıyor olacaktı. Kimyasal silah saldırısında ölen bin 700 kardeşimiz yaşıyor olacaktı. Çünkü Suriye rejimi böyle bir insanlık dışı suçu işleme cesareti bulamayacaktı. Şimdi biz uluslararası gündemde bunları ele alacağız. En etkin bir şekilde bu savaşın durdurulması çağrısında bulunacağız."
Dış müdahaleye çağrıda bulunmadık
Savaş istemediklerini vurgulayan Davutoğlu, "Biz bölgemizdeki hiçbir dış müdahaleye de şimdiye kadar çağrıda bulunmadık ama ne diyoruz 'savaş durdurulsun'. Şu anda bir savaş var. Şimdi biz burada basın toplantısını yaparken rejim hava kuvvetleri Suriye'nin değişik yerlerini bombalıyor. Bu basın toplantısını yaparken onbinlerce insan başka ülkelerin sınırlarına doğru hareket halinde. Biz bu basın toplantısını yaparken birçok çocuk yetim kaldı, birçok kadın dul kalıyor ve şu anda bu saldırılar devam ediyor. Şimdi sanki Suriye'de her şey güllük gülistanlık da savaş yeni başlayacakmış gibi bir tabloyla rejimin suçlarını örtmeye çalışmak, rejimle işbirliği yapmaktır. Kimse hedef saptırmasın, kimse bu konuda Türkiye'nin vicdani tutumunu başka şekilde lanse etmeye kalkışmasın. Herkesin öncelikle vazifesi bu vahşeti durdurmaktır. Biz bu vahşetin durdurulması çağrısında bulunmaya devam edeceğiz. BM'de temel çağrımız bu olacak. Artık yeter, eğer bir uluslararası toplumun varlığından, eğer bir BM konvansiyonundan temel ilkelerinden bahsediyorsak bütün insanlığın önünde ortaya konan cinayetlere 'dur' deme vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı.
Baird: "Türkiye'nin Suriye konusundaki liderliği takdirle karşılanıyor"
Baird de Suriye'nin, bütün dünyanın gündemini işgal ettiğini aktararak, "Dünyada çok önemli bir sorunla iştigal ediyoruz. Esed'in kimyasal silah kullanıp kullanmadığı. G-20 görüşmelerinde Saint Petersburg'da biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Bir araya geldiğimizde daha güçlü ve daha kararlı bir kınama çıkmamasından dolayı büyük bir üzüntü yaşamıştım. Türkiye'nin bu noktada göstermiş olduğu liderliği büyük bir takdirle karşılıyorum" diye konuştu.
Türk halkına ve Türk hükümetine teşekkür etmek istediğini kaydeden Baird, "Suriye halkına sağlamış olduğunuz insani yardımın ölçeği çok büyük. Suriye halkına karşı Esed'in başlatmış olduğu savaşa karşı çok büyük bir dirayet gösterdiniz. İnsanları mülteci olarak topraklarınızda barındırmanızın ötesinde insani yardımlar noktasında çok ciddi katkılarınız oldu. Kanada, Suriye halkına ek destek sağlayacak üç ülkeden biridir" diye konuştu.
Suriye'nin silahları deklare etmek için 1 ay süre istediği ve ÖSO mensuplarının Suriye hükümet güçlerine yönelik şiddet görüntülerinin yayınlandığına ilişkin soru üzerine de Baird, "Esed, belli düzenlemeleri yapabilmek ve kitle imha silahlarını devredebilmek için 30 günlük bir süre istedi. Bu absürd ve aptalca bir girişimdir. 30 günlük süre istemesi kesinlikle gerçekçi değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
