27 Mayıs 2016•Güncelleme: 27 Mayıs 2016
İSTANBUL
3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın torunu Prof. Dr. Akile Gürsoy, 27 Mayıs'ın hep kansız bir darbe gibi tanıtılmak istendiğini, aslında öyle olmadığını belirterek, "Ölümle veya hayatı kırık kalan, bir daha hayatına hiç devam edemeyen pek çok kişi bıraktı gerisinde. Darbelerin kapısını açmış oldu. Bu darbeyi onaylıyorum, öbürünü onaylamıyorum diye bir şey olamaz. İdare şekli olarak darbelere olumlu bakılamaz." diye konuştu.
Gürsoy, 27 Mayıs askeri darbesinin 56. yılında eski Başbakanlardan Adnan Menderes ile eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın, Topkapı'daki mezarlarını ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Gürsoy, 27 Mayıs 1960'ta 9 yaşında ilkokula giden bir öğrenci olduğunu ve ailesiyle Çankaya'daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde kaldıklarını söyledi.
Akile Gürsoy, 27 Mayıs sabahını bu köşkte yaşadığını dile getirerek, şunları anlattı:
"O sabah çocuklar tank uğultularıyla uyandık. Olağanüstü bir durum olduğunu fark ettik. Aydın Menderes, annesi Berrin hanımefendiyle geldi. Bir süre hep birlikte kaldık. O sabah erken saatlerde büyükbabamı (Celal Bayar) gelip aldılar. Babam Kütahya Milletvekili Ahmet İhsan Gürsoy, Almanya'daydı. İlk uçakla Türkiye'ye geldi. O da Yassıada'ya gidenler arasında yer aldı. Sadece bizim için değil, aile olarak söylemek istemiyorum ama Türkiye için çok sarsıcı, karanlık bir leke olarak adlandırılan dönüm noktası oldu."
Celal Bayar'ın torunu Prof. Dr. Akile Gürsoy, Adnan Menderes'le bir kaç defa karşılaştığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Çok sevdiğimiz bir kişiydi. Nazikti, etkileyici bir kişiliği vardı. Çocukken her karşılaştığımda ilgilenen değişik yapıda bir insandı. Çok yazık oldu. Ayrıca 27 Mayıs'tan sonra demokrasi şehidi dediğimiz Fatin Rüştü Zorlu idam edildiğinde 50 yaşındaydı. 27 Mayıs'tan sonra pek çok kimse Yassıada'da hayatını kaybetti. 27 Mayıs hep kansız bir darbe gibi tanıtılmak istendi aslında öyle değil. Ölümle veya hayatı kırık kalan, bir daha hayatına hiç devam edemeyen pek çok kişi bıraktı gerisinde. 27 Mayıs belki şu bakımdan önemli. Darbelerin kapısını açmış oldu. Bu darbeyi onaylıyorum, öbürünü onaylamıyorum diye bir şey olamaz. İdare şekli olarak darbelere olumlu bakılamaz. Şu darbe iyidir gibi bir ayrım olamaz."
Muhabir: Hanife Sevinç