ANKARA
Özgür-Der Ankara Şubesi Başkanı Abdurrahman Çeliker, "28 Şubat sürecinde hukuk dışı yöntem ve dayatmalarla haklarında açılmış soruşturma ve yürütülmüş yargılamalar neticesinde mağduriyetleri hala sürmekte olan kişilerle ilgili olarak acilen yeniden yargılama yolunu talep ediyoruz" dedi.
Çeliker, 28 Şubat'ın 18'inci yıl dönümü nedeniyle Sincan Lale Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.
Darbenin tüm resmi ve sivil aktörlerinden hesap sorulması gerektiğini belirten Çeliker, şunları kaydetti:
"28 Şubat hukuksuzluğuna dair hukuk cephesine yansıyan çok daha vahim ve can yakıcı bir zulüm uygulanmasının ise yıllardır adeta terk edilmiş oluşunu, görmezden gelinmesini ibretle izliyoruz. Öyle ki bir yandan darbeciler yargılanırken, diğer yandan darbe sürecinde kotarılan hukuksuz yargılamalar neticesinde mahkum ve mağdur edilenlere ilişkin hala hiçbir düzenlemenin yapılmamış olması büyük bir çelişki, tam bir tutarsızlıktır. Şu an itibariyle yaklaşık 328 kardeşimiz yalnızca 'Rabbim Allah'tır' dedikleri için tutsak olarak cezaevlerinde bulunmaktadır. Bu gün darbeciler ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmaktadırlar."
Çeliker, "28 Şubat sürecinde hukuk dışı yöntem ve dayatmalarla haklarında açılmış soruşturma ve yürütülmüş yargılanmalar neticesinde mağduriyetleri hala sürmekte olan kişilerle ilgili olarak acilen yeniden yargılama yolunu talep ettiklerini" ifade ederek, bu sürecin daha fazla haksızlık ve zulme sebep olmaması için de 28 Şubat darbe süreci mağdurlarının acilen tahliye edilmelerinin hukukun ve adaletin gereği olduğunu sözlerine ekledi.
Sakarya'da temsili tank yürütüldü
AK Parti Sakarya Gençlik Kolları üyesi grup, 28 Şubat 1997'deki "postmodern darbe"yi temsili tankla protesto etti.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelen, darbe karşıtı dövizler taşıyan grup, hazırladıkları tekerlekli tank maketini Adapazarı Kültür Merkezi önüne kadar yürüttü.
Burada grup adına açıklama yapan İl Gençlik Kolları Başkanı Yusuf Demir, 28 Şubat'ın Türk siyasi tarihinde "kötü bir şaka" olarak yıllarca anılacağını söyledi.
Demokrasiye ve milli iradeye kasteden güruhların rezillikleriyle bu komedyanın en acı sahnelerinde ve hafızalarda ebediyen yer alacağını savunan Demir, "Hz. Adem'le başlayan bu dünyadaki mücadelemiz, resullerin ve yetiştirdiklerinin önderliğinde devam etmiş, bugün de eğer layık olabilirsek hepimizin omuzlarına lütfedilmiştir" ifadesini kullandı.
Demir, tarihi bilinçlenme metodu olarak okuduklarını dile getirerek, "Zalimle mücadeleyi, insanlık onurunu yaşatmayı, zalimin karşısında kıyam etmeyi, İbrahimi geleneğin Besmelesi kabul ediyoruz" diye konuştu.
Grup, açıklamanın ardından tekbir getirerek dağıldı.
Rıdvan Kaya: Hesap sorulmalı
Öte yandan Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Genel Başkanı Rıdvan Kaya, "daha fazla vakit geçirilmeden 28 Şubat darbesinin tüm resmi-sivil aktörlerinden hesap sorulması gerektiğini" kaydetti.
Saraçhane Parkı'nda toplanan Özgür-Der üyesi bir grup, "28 Şubat darbecileri tutuksuz yargılanıyor, mağdur ettikleri Müslüman tutsaklar yıllardır zindanda, bu nasıl hukuk, bu nasıl adalet" ve "28 Şubat hukuksuzluk sürecinin mağduru Müslüman tutsaklara özgürlük" pankartları açtı.
Flama ve dövizler taşıyan katılımcılar, çeşitli sloganlar atarak, 28 Şubat'a kadarki süreçte yaşananları ve o dönemde tutuklanan çok sayıda kişinin hala cezaevlerinde bulunmalarını protesto etti.
Grup adına açıklama yapan Kaya, bugünün, 18 yıl önce icraya konulan bir hukuksuzluk, zorbalık ve zulüm sürecinin ilan edilişinin, "28 Şubat darbesi" adı verilen militarist kalkışmanın yıl dönümü olduğunu söyledi.
Binyıl sürecek kibriyle savunulan sürecin kısa sürede akamete uğramasını, despot zihniyet, halk düşmanlığı ve yabancılığının göstergesi olarak değerlendirdiklerini ifade eden Kaya, "İslami kimlik ve taleplere duydukları öfkeyi 'açık, sistematik, militarist' dayatma şeklinde dışavuran kadroların, halkı korkutarak istedikleri doğrultuda yönlendirme hesaplarının bir kere daha iflas etmiş olduğunun ayan beyan ortaya çıkması sevindirici bir gelişmedir. Ayrıca geçte olsa cuntacı kadrolarda hesap sorulma aşamasına geçilmesi de atılmış hayırlı bir adımdır" diye konuştu.
Darbecilere hesap sorulmasına sevindiklerini dile getiren Kaya, şu görüşleri dile getirdi:
"Elbette darbecilerden hesap sorulmasına sevinmekteyiz, 28 Şubat zorbalığının yargı düzleminde yaşanan iki temel çelişkisinin görülmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. '28 Şubat' adlı zorbalık, şüphesiz askerlerce planlanmış, siyasetçilerden sermayeye, akademi dünyasından medyaya kadar geniş yelpazede görev almış kadrolarca icra edilmiştir. Daha fazla vakit geçirilmeden darbenin tüm bu resmi-sivil aktörlerinden hesap sorulmalıdır. Ayrıca, Ergenekon-Balyoz davaları sürecinde yaşandığı üzere, 28 Şubat davası sanıklarının tümüyle tahliye edilmelerinin ve yargılanmalarının tutuksuz sürdürülmesi ve bu kişilere isnat edilen suçların beraber düşünüldüğünde çok ciddi hukuki garabet oluşturduğuna dikkati çekiyoruz."
Hukuk dışı yöntem ve dayatmalarla haklarında soruşturma ve yargılama yürütülenlerin mağduriyetlerinin giderilmesini talep eden Kaya, daha fazla haksızlık ve zulme sebep olmaması için 28 Şubat darbe süreci mağdurlarının acilen tahliye edilmelerinin hukukun ve adaletin gereği olduğunu belirtti.
İHH: Türkiye'nin bağımsızlığına yapılmış bir darbe
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, "28 Şubat'ı yargılayan mahkemeden beklentimiz, bu işin tiyatro olmaması. Neymiş öyle falan kişi gelsin, şikayet etsin. Ne şikayeti, halka vurulmuş bir darbe, şikayet eden eder, etmeyen etmez, bu bir kamu davasıdır" dedi.
Yıldırım, Akdeniz Dayanışma Platformunca 28 Şubat'ın 18. yılı dolayısıyla Kazım Özalp Caddesi'nde düzenlenen eylemde yaptığı konuşmada, 28 Şubat'ın, eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan ve inananlara karşı yapıldığını söyledi.
Halkın oylarıyla başa gelmiş bir iktidardan rahatsız olanların 28 Şubat'ta darbe yaptığını belirten Yıldırım, "28 Şubat, ahlaksız bir darbedir, halkın iradesine karşı vurulmuş bir darbedir. Ne yazık ki bu darbeciler şimdi Erbakan Hoca'yı da anladıklarını söylüyor. Halbuki o gün İsrail'in ve Amerika'nın isteği üzerine yaptılar, Türkiye'nin bağımsızlığına karşı yaptılar" diye konuştu.
Sürece ilişkin özür beklentisi
Yıldırım, 28 Şubat sürecinde insanların inançları, başörtüleri, namaz kılmalarıyla uğraşıldığını, camilerin bile havaya uçurulmaya çalışıldığını dile getirerek, üniformalı bazı komutanların ülkenin başbakanına hakarette bulunduğunu anlattı.
Darbeyi yapanların şimdi bunlar olmamışcasına sokaklarda gezdiğini ifade eden Yıldırım, "Bin yıl sürecek demişti bu zalimler, Allah'ın izniyle bin yıl sürmedi, birkaç yıl içerisinde bu badireyi bu halk atlattı. Binlerce yıl sürecek olan nedir biliyor musunuz? Bu 28 Şubat'ın Çevik Birlerini unutmamaktır, tarihin kara sayfasına yazmaktır" ifadesini kullandı.
Bülent Yıldırım, 28 Şubat sürecini gerçekleştirenlerin halktan özür dilemesi gerektiğini belirtti.
28 Şubat Davası
Kendisinin de 28 Şubat sürecinde tutuklananlar arasında yer aldığını hatırlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
"28 Şubat'ı yargılayan mahkemeden beklentimiz, bu işin tiyatro olmaması. Neymiş öyle falan kişi gelsin, şikayet etsin. Ne şikayeti, halka vurulmuş bir darbe, şikayet eden eder, etmeyen etmez, bu bir kamu davasıdır. 28 Şubatçılar askeri, panzerleri sokaklara çıkardığı zaman mahkemeye gidip izin mi aldılar? Benim hakkımı korumakla mükellefsiniz, herkesin hakkını korumakla mükellefsiniz. O darbeyi yapan herkes mutlaka ceza görmeli, hapislere girmeli, kimse de bir daha böyle bir darbenin peşinde gitmemeli."
Yıldırım, Türkiye'de artık darbe döneminin kapandığını, kimsenin de böyle bir şeye niyet etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Platform üyelerinin 28 Şubat sürecine ilişkin pankart açtığı, slogan attığı eylem, Antalya İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı Mehmet Yıldırım tarafından basın açıklamasının okunmasıyla sona erdi.
Muhabir: Zeynep Akyıl, Onur Orhan, İbrahim Yozoğlu, Halil Demir, Hatice Özdemir
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
