GAZİANTEP
Adalet Bakanı Ergin ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Gaziantep Adliyesi'ne giderek Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker'den çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Buradaki incelemelerin ardından Ergin, adliye çıkışında gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin ''Denetimli serbestlikle ilgili son durum ve alınan tepkiler neler?'' şeklindeki sorusu üzerine Ergin, denetimli serbestliğin şu ana kadar öngördükleri şekilde ilerlediğini, dün akşam itibariyle 9 bin 500 civarında tahliyenin gerçekleştiğini belirtti.
Ergin, denetimli serbestlik uygulaması kapsamında 6-7 bin arasında daha tahliyenin gerçekleşebileceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:
''Tabi bunlar başı boş bırakılmıyorlar. 3 gün içerisinde denetimli serbestlik şube müdürlüklerine gidecekler ve kendileri için öngörülen programları icra etmeye başlayacaklar. Bu belli kamu yararına çalışan veya kamu kurumlarında 2 ile 4 saat arasında çalışma öngörebilir ya da belli programlara katılma zorunluluğu olabilir ya da konutta zorunlu ikamet gibi bir tedbir olabilir. Ama buna denetimli serbestlik şube müdürlükleri karar verecekler. Ben somut ve çok pozitif sonuçları yakında göreceğimizi ümit ediyorum. Hem bu haktan istifade edebilmek için ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin daha özenli ve dikkatli davranacaklarını düşünüyorum. Çünkü bu hükümlüler için önemli bir imkan. Hem cezaevlerindeki asayişi güçlendirecek, huzuru temin noktasında önemli bir imkan sağlayacaktır hem de hükümlüleri topluma adapte etmek için öngörüldüğü için faydalı sonuçlarını hep beraber göreceğimizi umuyorum.''
Bırakalım herkes kendi görevini yapsın
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Sadullah Ergin, bir gazetecinin, 28 Şubat soruşturma sürecini hatırlatarak, ''Buna yönelik ana muhalefet partisinin açıklamaları var. 'Kin duygusu ile adalet olmaz' diye eleştirileri var'' demesi üzerine, bunlara gereken şeylerin söylendiğini belirtti. Bakan Ergin, şöyle konuştu:
"Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu bir soruşturma var. Bu soruşturmanın gerekleri yapılıyor, adımları atılıyor. Bu noktada bir suç algısı varsa, bu suça dönük soruşturmanın yapılması anayasanın emredici hükmü, Ceza Usul Yasamızın emredici hükmü. Bunlar yapılıyor. Bırakalım herkes kendi görevini yapsın. Savcılıklarımız savcılıklarını yapsınlar. Biz yalnız Türkiye'nin yakın tarihinde yaşamış olduğu sorunların birer birer Türkiye'nin gündeminden çıkması için gayret ediyoruz. Bu da o yönde atılmış bir adımdır. Yakın gelecekte Türkiye'nin sürdürülebilir, kesintiye uğramayan, güçlü bir demokrasi altyapısını inşa etmesi sürecinden geçiyoruz. İnşallah dünya üzerinde güçlü demokrasisi olan ülkeler arasında Türkiye'yi en kısa süre içerisinde beraberce göreceğiz."