İSTANBUL
İstanbul merkezli 17 Aralık'taki soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişinin tahliyesine karar verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17 Aralık soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Salih Kaan Çağlayan ve Barış Güler ile eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, iş adamı Rıza Sarraf, Abdullah Habbani, Ahmet Murat Öziş, Umut Bayraktar, Onur Kaya, ve Mohammadsadegh Rastgar Shishehgarkhananeh'ın avukatlarınca farklı zamanlarda yapılan tahliye talepli dilekçeler, nöbetçi İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirildi.
Mahkeme, tutuklu şüpheli Süleyman Aslan'ın, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, mevcut delil durumu, savunması, dinlenilen tanıklar ve hakkındaki suçlarla ilgili olarak delillerin büyük oranda toplan nedeniyle tahliyesine karar verdi.
Mahkeme, diğer tutuklular, Abdullah Habbani, Ahmet Murat Öziş, Umut Bayraktar, Onur Kaya ve Mohammadsadegh Rastgar Shishehgarkhananeh'ın ise faillik durumunun değişme ihtimali mevcut delil durumu nazara alındığında tutuklu kalmalarının mağduriyetlerine sebebiyet vermemeleri bakımından tahliyelerine hükmetti.
Aslan'a tedbir yok
Mahkeme kararında, Süleyman Aslan hariç diğer şüpheliler Abdullah Habbani, Ahmet Murat Öziş, Umut Bayraktar, Onur Kaya ve Mohammadsadegh Rastgar Shishehgarkhananeh hakkında, "yurt dışına çıkış yasağı" ve "haftada bir en yakın kolluk merkezine imza verme zorunluluğu"ndan oluşan adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.
Mahkeme, Salih Kaan Çağlayan ve Barış Güler ile iş adamı Rıza Sarraf'ın tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Tahliye talebinde bulunmayan tutuklu sanıklar Hikmet Tuner ve Özgür Özdemir'i hakkında bir karar verilmedi.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner'in yürüttüğü soruşturma kapsamında daha önce de Rüçhan Bayar, Muaccet Korkmaz ve Emir Eroğlu tahliye olmuştu. Son tahliye kararlarıyla birlikte 5 tutuklu sanık kalmış oldu.
Aslan cezaevinden ayrıldı
Süleyman Aslan'ın avukatı Ersan Şen, nöbetçi İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararının ardından Üsküdar'daki Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu'na geldi. Aslan bir süre sonra cezaevi içerisine alınan siyah bir minibüse binerek, buradan ayrıldı.
Çıkışta gazetecilere açıklama yapan avukat Şen, müvekkilinin adli kontrol tedbiri uygulanmadan bihakkın tahliye edildiğini belirterek, müvekkili hakkında herhangi bir yurt dışı yasağı da bulunmadığını bildirdi.
Kamuoyunda, soruşturmanın gizliliği ihlal edilmek suretiyle yanlış algı oluşturulduğunu, yargısız infaz yapıldığını ifade eden Şen, soruşturmada ilerleyen aşamada davaya dönerse maddi hakikatlerin yerli yerine oturacağını söyledi.
Müvekkilinin, evinde elde edildiği iddia edilen paralarla alakalı ayakkabı kutusu üzerinden yapılan bir takım kurgular ve senaryolarla yargılanmadan suçlu ilan edildiğini dile getiren Şen, bunun doğru olmadığını, müvekilinin kişi hak ve hürriyetleri yok edildiği halde tahammül ve sabrederek ortaya koymaya çalıştıklarını anlattı.
Mahkemenin kararı
İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinin kararında, 10 Şubat 2014 tarihinde istanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/120653 soruşturma dosyasının derhal gönderilmesi için müzekkere yazıldığı ve aynı gün dosyanın mahkemeye ulaştırılmasının ardından incelendiği belirtilerek, mahkemece taleplerle ilgili yapılan duruşmaya, şüpheliler Rıza Sarraf, Süleyman Aslan, Salih Kaan Çağlayan, Umut Bayraktar ve Onur Kaya'nın avukatlarının katıldığı aktarıldı.
Yeni deliller var
Şüpheliler hakkında İstanbul 25. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20 Aralık 2013'de tutuklama kararı verdiği ve şüpheli avukatlarının bu karara Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 108/2. maddesi gereğince itiraz ederek tahliye talebinde bulundukları belirtilen kararda, taleplere ilişkin görüşü sorulan soruşturma savcısı Ekrem Aydıner'in, "yeni delillerin toplandığı, delillerin niteliğine göre şüphelilere atılı suçların vasfının değişme ihtimalinin ortaya çıktığının anlaşıldığı, buna rağmen henüz deliller tam olarak toplanamadığından tahliye taleplerinin, delillerin toplanmasından sonra değerlendirilmesinin uygun olacağı" şeklinde mütalaada bulunduğu bilgisi verildi.
Şüpheli avukatlarının yazılı savunmalarına da yer verilen kararda, Süleyman Aslan'ın avukatı Ersan Şen'in, "Tutukluluğun şartları oluşmamıştır. Tahliyemizi talep ederiz" ifadesini kullandığı aktarıldı.
Mahkemenin kararında, "Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, şüpheliler hakkındaki delillerin çoğunluğunun CMK'nın 135. maddesi gereğince iletişimin tespiti, dinlenilmesi, kayda alınması ve CMK'nın 140. maddesi gereğince teknik araçlarla izleme ve neticesinde, görüntülerin kayda alınması yoluyla elde edildiği, iletişimin tespiti yoluyla elde edilen delillerin tek başına esasa ilişkin olarak delil mahiyetinde bulunmadığı, yan deliller, olgu ve bulgularla desteklenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur" denildi.
Aslan ile ilgili deliller toplandı
Şüphelilerin emniyet ve sorgu hakimliğindeki savunmaları ile istanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki, "Ben emniyette ifade vermiştim. Tekrar ediyorum, ekleyeceğim bir husus yoktur" şeklindeki beyanlarının değerlendirildiği anlatılan kararda, "Şüpheli Süleyman Aslan'ın gerek kolluk ve gerekse sorgu hakimliğindeki savunmaları, evinde yapılan usulüne uygun arama kararına istinaden ele geçirilen paraların miktarı, savunmadaki paraların kaynağına ilişkin beyanları, dosya içinde bulunan havaleye ilişkin banka dekontu, tutuklama kararından sonra dinlenilen tanıkların beyanları incelendiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, açıklanan nedenlerle suç vasfının değişme ihtimali dikkate alınmıştır" denildi.
Diğer şüpheliler Abdullah Happani, Mohammadsadegh Shıshehgarkhaneh, Ahmet Murat Öziş, Onur Kaya ve Umut Bayraktar üzerinde atılı suçun vasıf ve mahiyeti, faillik durumlarının değişme ihtimali ve mevcut delil durumunun dikkate alındığı kararda, bu şüphelilerin tutuklu kalmalarının mağduriyetlerine sebebiyet verme ihtimali bulunduğu ifade edildi.
Kararda, şüpheliler Rıza Sarraf, Barış Güler ve Salih Kağan Çağlayan ile ilgili de, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, bu şüpheliler hakkındaki delillerin tam olarak toplanmamış olması ve kaçma ihtimallerinin dikkate alındığı belirtilerek, bu kişilerin tutukluluklarının devamı yönünde karar verildiği anlatıldı.
Demir de serbest
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17 Aralık soruşturması kapsamında Fatih Belediyesi'ne ilişkin dosyadan tutuklu bulunan Sebahattin Demir, Selim Velioğlu, İmren Özbey, Ümit Değer, Kader Demir, Yener Çavdar ve Mustafa Bayhan'ın avukatları da, müvekkilerinin tahliyelerini talep etti.
Tahliye talebini inceleyen İstanbul 28. Sulh Ceza Mahkemesi, bu kişilerin tahliyesine karar verdi. Mahkeme, 7 kişi hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına hükmederek, yurt dışına çıkış yasağı koydu ve her hafta karakola gidip imza atmalarını kararlaştırdı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
