Merve Yıldızalp
07 Mart 2016•Güncelleme: 07 Mart 2016
İSTANBUL - MERVE YILDIZALP
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde aile hayatından kadın istihdamına, çocukların eğitiminden iş hayatındaki sorumluluklara kadar pek çok konuda kendi yaşamından örnekler verdi. Ramazanoğlu, kadınların, çocuklarına açık ve net olmaları halinde çalışma saatleri ve günlerine ilişkin sorun yaşamayacaklarını belirtti. Anneanne, babaanne, dede ve teyzelerden oluşan geniş ailenin önemine değinen Ramazanoğlu, "sadece anne ve babaya hapsolarak ilişkilerin götürülmesinin çok sağlıklı olmadığını" ifade etti.
Bakan Ramazanoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla AA'ya evinin kapılarını açtı, çok sevdiği mekanlardan biri olan Küçüksu Kasrı'nda, İstanbul'la bağını anlattı.
"Bir kaç kitap yazmayı planlıyorum"
Evinde en çok kütüphanesinde ve çalışma odasında vakit geçirdiğini ifade eden Ramazanoğlu, "Kütüphane artık sadece benim değil, çocuklar eşim hep beraber kullanıyoruz. Daha önceki yıllarda kütüphanemizin büyük bölümü tıp kitaplarıydı. Son 5 yıldır artık aktif doktorluk yapamadığım için onları ayırdım başka bir yerde tutuyoruz" şeklinde konuştu.
Ramazanoğlu, kitapları okurken yanlarına notlar düştüğünü, çocuklarının da yıllar sonra bu kitapları "Acaba annemiz ne yazmış?" diyerek merakla okuduğunu söyledi. Bir kaç kitap yazmayı planladığını aktaran Ramazanoğlu, bunlardan birinin deneme şeklinde olacağını kaydetti.
"Ailenin toplumun en küçük can damarı olduğunu görüyoruz"
Ramazanoğlu, bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sloganının "Kadın Hayattır" olduğunu hatırlatarak, "Kadın hayattır, annedir, üretendir, emektir, toplayıcı faktördür. Aile, toplumun temel taşıdır. Aileye baktığımızda sadece kadın değil, kadın, erkek yani anne baba, çocuklar. Ailenin diğer bireyleriyle beraber hepsine bakıyoruz. Ailenin toplumun en küçük can damarı olduğunu görüyoruz" dedi.
Türkiye'de kadınların eğitimiyle ilgili yapılması gereken ciddi işler olduğunu belirten Ramazanoğlu, "Kadın okur yazarlığını yükselttik ama kadın ve kız çocuklarının okulda kalma sürelerini uzatmamız lazım. Kadınlar ve toplumsal şiddetle mücadele konusunda yapmamız gereken işler var, attığımız adımlar var. Kadının istihdama katılması ve kız çocuklarının yüksek öğrenime devam etmesi...Güçlü bireyler istiyoruz, mutlu ve dengeli aileler, oradan da güçlü, mutlu, dengeli, huzurlu bir toplum...Huzur ve refah içerisinde gelişmiş, ileri demokrasi yaşayan bir Türkiye hayal ediyoruz" diye konuştu.